Doktorsitesi.com

Ey Aşk Sen Nerdesin?

Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış
Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış
6 Eylül 20111146 görüntülenme
Randevu Al
Ey Aşk Sen Nerdesin?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Temmuz Ayı: Çocukluk Anıları ve Aşkın Mevsimi

Temmuz ayı, rüzgarı ve sıcaklarıyla birlikte hayatımıza dahil olurken, pek çoğumuz için çocukluk yıllarının o eşsiz huzurunu da beraberinde getiriyor. Okulların açılmasına daha uzun zamanın olduğu, her gün denize girilen, akşamları dostlarla uzun sohbetlerin edildiği ve bisiklete binildiği o günler, zihnimizde hala tazeliğini koruyor. Temmuz ayı, sadece bir takvim yaprağı değil; aynı zamanda çocukluğa dönüşün, mutluluğun ve aşkın mevsimidir.

Psikolojik bir perspektifle bakıldığında, Temmuz ayının getirdiği hormonal değişimlerin insanların birbirine aşık olmasını kolaylaştırdığı söylenebilir. Bu hafta okuduğum Zülfü Livaneli’nin Serenad isimli eseri, aşkın derinliğini ve İkinci Dünya Savaşı döneminin zorlu şartlarını harika bir dille yansıtıyor. Kitaptaki Max ve Nadia karakterlerinin birbirine olan tutkulu bağlılığı, akıllara şu soruyu getiriyor: Günümüzde hala bu denli kuvvetli ve sarsılmaz aşklar yaşanıyor mu?

Modern Dünyada Değişen İlişki Dinamikleri

Günümüzün tüketim odaklı yapısı, maalesef ikili ilişkileri de etkisi altına almış durumdadır. Günümüzde aşklar, tabiri caizse "kullan-at" bir anlayışla yaşanıyor. İnsanlar, bu hızlı tüketim döngüsü içerisinde birbirlerine derin bağlarla bağlanmaktan kaçınıyorlar. Çevremizde, sadece ihtiyaç duydukları anlarda başkalarını arayan, konfor alanının bozulmasından korkan ve yalnızlığıyla barışık olduğunu iddia etse de aslında bencilce bir mutsuzluk yaşayan pek çok birey mevcut.

Gerçek aşkı bulan, birbirine tutkuyla bağlı olan ve birlikte vakit geçirmekten samimi bir keyif alan çiftlerin varlığı, modern toplumda nadir rastlanan bir durum haline geldi. Eğer çevrenizde bu tür gerçek aşk hikayeleri varsa, bunları paylaşmanız toplumsal bir umut kaynağı olabilir.

İlişkilerde Temel Değerler: Doğallık ve İçtenlik

Günümüzde evlilik ve arkadaşlık kriterleri genellikle maddi ve yüzeysel temellere dayandırılıyor. Zenginlik, eğitim durumu veya fiziksel görünüş gibi uzun listeler, ilişkilerin temelini oluşturuyor. Ancak bir ilişkide asıl aranması gereken temel değerler doğallık ve içtenlik olmalıdır.

Karşısındaki kişiyle maskelerinden arınmış bir şekilde iletişim kurabilmek, bir insanın yanında sadece kendisi olabilmesi en büyük lükstür. Doğal olmayan insanlar, sadece çevrelerine değil, kendilerine karşı da bir oyun içindedirler. Bu tür yapay ortamlar, insanın özündeki o saf enerjiyi baskılar ve kişiyi uzaklaşma isteğine sürükler.

İçimizdeki Çocukla Bağ Kurmanın Yolları

Kişiliğimizin ana öğesi olan içimizdeki çocuk, yaşam doyumumuzun ve tatminkar bir hayatın anahtarıdır. Onunla ne kadar güçlü bir bağ kurarsak, kendimizi o kadar bütünleşmiş hissederiz. İçinizdeki çocuğun durumunu anlamak için kendinize şu soruları sormanız faydalı olacaktır:

  • Küçükken en çok neler yapmayı severdiniz?
  • Sizi en çok neler mutlu eder veya üzerdi?
  • Duygularınızı (mutluluk veya üzüntü) nasıl ifade ederdiniz?
  • Sevilmek için hangi yöntemlere başvururdunuz?

Bu sorulara verilen yanıtlar, içinizdeki çocuğun karakterini ve ihtiyaçlarını ortaya koyar. Bu hafta kendinize bir iyilik yapın ve içinizdeki çocuğun sesine kulak verin. Çocukken yapmaktan keyif aldığınız aktiviteleri tekrarlayın, onu dinleyin ve şımartın.

Mutlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle...

Klinik Psikolog & Yaşam Koçu Pınar ÖZGÜNER

Etiketler

AşkDoğallıkİçtenlikTutkuyla sevmek

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış

Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış

Uzm. Psikolog Manolya Özek Tatış 1980 İzmir doğumludur. İzmir Amerikan Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünü kazanmış, son senesini Amsterdam School of Business’ta exchange öğrenci olarak tamamlamıştır. Avrupa ülkelerinin çoğunu gezdiği bu deneyimin ardından özel sektörde satış pazarlama alanında çalışmış, kurumsal hayatın kendisine göre olmadığını anlayınca kendi işini kurmaya karar vermiştir. 26 yaşında Pozitif Manevra Psikolojik Danışmanlık & Koçluk Merkezi’nin kurucularından olan Tatış, önce koçluk eğitimi alıp öğrenciler, aileler ve okullarla çalışmaya başlamıştır. Çocuklarla çalışırken Play Attention Dikkat eğitim programını ve 5-17 yaş aralığındaki çocuklara uygulanabilen bir bilişsel beceri değerlendirme sistemi olan CAS (Cognitive Assesment System) testini kullanmıştır. Ardından psikoterapist olarak ilerlemeye karar verince Dokuz Eylül Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde yüksek lisansını tamamlamış, uzun yıllar Transaksiyonel Analiz kuramı üzerine eğitim almış, daha sonra da Transaksiyonel Analiz kuramından yeni bir kuram yaratan Richard Erskine’den Integratif Psikoterapi (IP)eğitimi almıştır. Uluslararası sertifikalı IP Psikoterapistidir. Bu eğitim esnasında bedenle çalışmanın ne kadar önemli olduğunu fark edince nefes, beden ve meditasyonu birleştiren yoga alanında da uzmanlaşmaya karar vermiş ve Zeynep Aksoy’dan Yoga Alliance onaylı Yoga eğitmenliği eğitimi almıştır. 2017 senesinde Pozitif Manevra’dan ayrılan Tatış, çocuk ve yetişkin psikoterapisinin yanı sıra PsikoYoga adını verdiği psikolojiyle yogayı birleştirdiği yoga grup dersleri ve Wellbeing eğitimlerine devam etmektedir. Dünyanın her yerinden danışanlarına online hizmet veren Tatış, hem Türkçe hem İngilizce psikoterapi hizmeti vermektedir. Evli ve bir erkek çocuk annesidir.        

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.