EVLİLİKTE ALTIN KURALLAR

EVLİLİK VE ÇİFT SORUNLARI
Son yıllarda evlilik ve çift terapisine başvuran kişilerin sayısı sürekli olarak artıyor ne yazık ki. Bu duruma, içinde bulunduğumuz küresel pandemi döneminin olumsuz etkilerinin katkısı çok. Bunun yanı sıra, sanıyorum ki en büyük etkenlerden birisi de; çağımızın en büyük problemi olan “İletişim” başlığı. Mesleki tecrübelerim, bir uzmandan destek almaya, daha çok, ilişkilerinin kopma noktasına geldiğini düşünen kadınların önem vermekte olduğunu söylüyor. Biz erkekler ne yazık ki bu konuda, eşlerimizin bir adım gerisinde kalıyoruz. Bu noktada unutulmaması gereken en önemli husus sanırım şu; destek aldığınız uzman, evliliğin ya da ilişkinizin bitmesine ya da devam etmesine karar vermez ve vermemelidir de. Ancak ilişkinizin nasıl iyi olacağı, nasıl yola gireceği, iletişiminizi nasıl güçlendirebileceğiniz ve problemlerinizin nasıl çözüleceği konusunda, size tahmininizden çok daha fazla yardımcı olabilir.
Peki bir evliliğin ya da ilişkinin "problemli" olduğunu söyleyebilmek için temel kriterler nelerdir acaba? Elbette bu sorunun çok net bir yanıtı yoktur. Teşhis, çiftlerin kişilik yapılarına, evlilik ya da ilişki sürecinin hangi aşamalardan geçtiğine ve bunun gibi binlerce değişkene göre farklılık gösterebilir. Ancak genel geçerliği olana bazı temel sıkıntıları göz önünde bulundurduğumuzda;
-Eşinizle aranızda yoğun bir şekilde duygusal uzaklaşma hissediyorsanız ,
-Evliliğinizde ya da ilişkinizde özellikle son dönemlerde karşılıklı sevginiz dışındaki öğeler daha ön plana çıkmış ve bu durum sizi rahatsız eder bir boyuta gelmiş ise ,
-Eşinizle olan cinsel hayatınızda belirgin bir azalma varsa ,
-Tartışmalarınızda "boşanma" ya da “ayrılma” sözcükleri sık sık havada uçuşmaya başlamışsa ,
-Artık evliliğiniz ya da ilişkiniz, hem size neşe ve canlılık vermiyor hem de bu durumun eşiniz için de geçerli olduğunu gözlemliyorsanız ,
-Kendinizi daha az "güvende" hissediyorsanız ,
-Kıskançlık ve şüphelerinizde artış varsa ,
-Artık tartışmalarınızda karşılıklı olarak taviz vermiyor ve git gide eşinize karşı olan tahammülünüzün azaldığını hissediyorsanız ,
-Tartışmalarınızın kontrolü güçleşiyor ve süresi ile sıklığı artıyorsa ,
-Eşiniz artık size hediye almıyor ya da sizi hatırladığını hissettirmiyorsa ,
-Artık eşiniz dışında başka erkeklerin (ya da kadınların) size çok daha iyi bir eş olabileceği duygusu yoğunlaşmaya başlamışsa ,
sanırım yavaş yavaş evlilik hayatınızın ya da ilişkinizin "problemli" olduğu gerçeği ile yüzleşmenin zamanı gelmiştir. Birçok çift evliliğe adım atarken, yaşanılan romantik duyguların da etkisiyle, "Bizim birbirimize olan duygularımız o kadar güçlü ki, biz hiçbir sorun yaşamayacağız, her zorluğu yenebiliriz" diye düşünür. Ancak, zaman ilerledikçe, çevremizde hiçbir şeyi statik, durağan tutamadığımız gibi, evliliklerde de her şeyi ilk günkü gibi tutabilmek oldukça güçleşir. Hem kadın, hem de erkek cephesinde değişen ihtiyaçlar, kişisel gelişim sürecindeki farklılıklar, arzular, istekler ve umduklarımızın bulunamaması neticesinde çatışmalar kaçınılmaz olur. Eğer bu çatışmalar iyi ve etkili bir biçimde çözümlenemezse, bu durum kronik ve sancılı bir gerilime, öfke patlamalarına neden olabilir ve bir zamanlar eşiniz ve evliliğinizi betimlemek için kullandığınız "ideal" sıfatı, yerini türlü olumsuz tanımlamalara bırakır.
Evlilik ve ilişkiler içinde çok çeşitli varyasyonlarda sorunlar çıkabilmektedir. En tipik olanlarını; iletişim kuramama ve uzlaşmada güçlük, sevgi azlığı, kurum içi demokratik tutum ve saygı eksikliği, eşlerin depresif düşünce modu, anlaşılamamak, çocuk sorunları, ailelerin evliliğe müdahale ve baskıları, ekonomik problemler vb. şeklinde sıralayabiliriz.
Hayatın diğer kulvarlarında da zorlu mücadeleler vermekte olan eşlerin omuzlarına bir de bu problemler yüklendiğinde, bu durum kişinin kaçınma-yaklaşma anksiyetesi yaşamasına neden olur. Özellikle yukarıda bahsettiğimiz tipte problemler, eşlerde "özgürlüklerin kısıtlanması" şeklinde algılanır ve bu durum kişide içten içe bir öfke ve isyan oluşturur. Eğer eşe duyulan sevgi bu öfke ve isyandan aşağıda kalırsa evlilikte sorunlar baş göstermeye başlar. Bu durumdan kurtulmanın en iyi yolu eşler arası açıklık, doğruluk ve yalınlıktır. Tüm bu durumlar bazen kendiliğinden çözülebilir ancak bazen de çözümlenemeyen basit sorunlar boşanmaya varacak tatsız tablolarla karşımıza çıkabilmektedir. Eğer bir iletişim sorununu kendiniz çözemeyecekseniz geç kalmadan sorunun çözümü için bir profesyonele başvurmaktan da çekinmemelisiniz.
Sağlıklı günler dileklerimle...
Psikolog Kutay Ürkmen


