EVLİLİKLERDE GÜÇ SAVAŞI BOŞANMALARI TETİKLİYOR

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Evlilikte Mutluluk ve Başarının Anahtarı: Birey Olmak
Hayatın en kritik kararlarından biri olan eş ve iş seçimi, bireyin genel yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Eşiyle huzurlu bir birliktelik sürdüren bireylerin iş hayatında da daha başarılı olduğu bilinen bir gerçektir. Ancak TÜİK verilerine göre 2017 yılında 128.411 kişinin boşanmış olması, evlilik kurumundaki sarsıntıların arttığını göstermektedir. Sağlıklı bir evlilik sürdürebilmek için her şeyden önce dengeli bir birey olmak ve kişisel farkındalık geliştirmek şarttır.
Evlilikte Beklentiler ve Denge Arayışı
Evlilikte sevgi ve saygı temel taşlardır; fakat bu değerlerin sürdürülebilir olması için kişinin önce kendisiyle barışık olması gerekir. Kendi farkındalıklarının farkına varamayan insan, hayatın dengesini kurmakta zorlanır. Evliliği ne aşırı kutsallaştırmak ne de değersizleştirmek doğrudur. Unutulmamalıdır ki evlilik kimseye doğrudan mutluluk vaat etmez; siz mutlu olduğunuz sürece ilişkinizi de mutlu bir zemine taşıyabilirsiniz.
Evlilik, iki kürekli bir tekneye benzer. Taraflardan biri küreği az ya da çok çektiğinde tekne hedeften sapar. İlişkilerde dengeyi bozan iki temel unsur şunlardır:
- Aşırı Fedakarlık: Genellikle kaybetme ve terk edilme korkusuyla yapılan, kişinin kendi benliğinden vazgeçmesidir.
- Sorumsuzluk: Kişinin evliliğin merkezine sadece kendisini koyması ve ortak sorumluluklardan kaçınmasıdır.
Geçmişin İzleri ve Yanlış Koşullandırmalar
Günümüzde boşanma nedenlerinin başında, ebeveynlerin kendi geçmiş tecrübelerini çocuklarına olumsuz telkinlerle aktarması gelmektedir. Özellikle "kendini ezdirme" mantığıyla yetiştirilen bireyler, evliliğe bir paylaşım alanı olarak değil, bir savunma cephesi olarak bakmaktadır.
| Yanlış Yaklaşım | Sağlıklı Yaklaşım |
|---|---|
| Sürekli gardını almak ve rest çekmek | İyi niyet süzgecinden geçirilmiş iletişim |
| Geçmiş yaraları ilişkiye taşımak | Her evliliğin kendine özel olduğunu kabul etmek |
| Ekonomik gücü bir tehdit unsuru görmek | Ekonomik özgürlüğü güven bağıyla birleştirmek |
Unutmayın ki her evlilik parmak izi gibidir ve kendine özel dinamikleri vardır.
Modern Çağın Getirdiği Güç Savaşları
Eskiden toplumsal ihtiyaçlar ön plandayken, günümüzde "BEN" kavramı ve bireysel arzular daha baskın hale gelmiştir. Bu durum, evliliklerin birer güç savaşına dönüşmesine neden olmaktadır. Hayır diyemeyen bir nesilden, hayır sözcüğüne tahammül edemeyen bir nesle doğru bir dönüşüm yaşanmaktadır.
Bu değişimin temel nedenleri şunlardır:
- Koşulsuz Verme Yanılgısı: Ebeveynlerin "ben görmedim çocuğum görsün" mantığıyla çocuklarını her şeye doyurması.
- Değer Kaybı: Maddiyata kolay ulaşan çocukların, paylaşma ve verme özelliğini kaybetmesi.
- Tahammülsüzlük: Her şeyi hak olarak gören bireylerin, evlilikteki çatışmalarda çözüm yerine güç savaşına girmesi.
Değişen İhtiyaçlar ve Kendini Gerçekleştirme
Toplumun geçirdiği devinimle birlikte evlilikten beklentiler de farklılaşmıştır. Eskiden temel barınma ve beslenme ihtiyaçları ön plandayken, günümüzde insanlar kendini gerçekleştirme düzeyindedir. Temel hayatta kalma problemleri azaldıkça, bireyler birbirlerinin davranışlarına ve kişisel alanlarına daha fazla odaklanmaya başlamıştır. Bu durum, modern evliliklerde daha karmaşık ve çeşitli sorunların türemesine yol açmıştır.
Uzm. Klinik Psikolog ve Aile Terapisti Fatih KİRİŞCİ




