Doktorsitesi.com

Esnek Zihin, Sağlam Ruh: Belirsizliğin İçinden Geçebilmek

Klinik Psikolog Hüray Er
Klinik Psikolog Hüray Er
11 Şubat 20269 görüntülenme
Randevu Al
Hayatın belirsizliklerle dolu olduğu bir gerçek; ancak bu belirsizlikler karşısında neden bazılarımızın daha çabuk yıprandığını, bazılarımızın ise "yılmaz" bir şekilde ayakta kaldığını anlamak için zihinsel yapımıza bakmamız gerekiyor. Gözlemlediğim temel mekanizma şudur: Bilişsel Esneklik. Yani olaylara tek bir pencereden bakmayıp, alternatif çözüm yolları üretebilme becerisi. Zihni esnek olan bireyler, sadece alternatif üretebildikleri için değil, bu sayede belirsizliği bir tehdit olarak görmedikleri için psikolojik olarak daha sağlam kalıyorlar. Buradaki kilit nokta Belirsizliğe Tahammülsüzlük. Eğer zihnimiz katıysa, belirsiz her durum bizim için bir felaket senaryosuna dönüşüyor ve bu da direncimizi kırıyor. Ancak esnek düşünebildiğimizde, "bilmiyorum ama halledebilirim" diyebiliyoruz. Bu da belirsizliğe olan tahammülümüzü artırıyor; tahammül arttıkça da zorluklar bizi yıkamıyor, aksine daha "yılmaz" kılıyor. Tabii bunu etkileyen dışsal faktörleri de göz ardı edemeyiz. Kişinin ekonomik durumunu "iyi" olarak algılaması, zihnin esnemesine alan açıp sağlamlığı beslerken; maddi kaygılar ve "kötü" gelir algısı, belirsizliğe karşı toleransı düşürüp zihni ne yazık ki katılaştırıyor. Özetle; rüzgarda kırılmamak için sert durmak değil, esnemeyi öğrenmek gerekiyor. Zihinsel esneklik, belirsizliğin zehrini alan ve bizi psikolojik olarak sağlamlaştıran en güçlü panzehirdir.
Esnek Zihin, Sağlam Ruh: Belirsizliğin İçinden Geçebilmek

Esnek Zihin, Sağlam Ruh: Belirsizliğin İçinden Geçebilmek

Son zamanlarda üniversite gençliği ve genç yetişkinlerle yaptığım seanslarda ve incelediğim verilerde sıkça karşılaştığım bir örüntü var. Hayatın, özellikle de üniversite yıllarının getirdiği o "ne olacağım?" sorusuyla baş başa kaldığımızda, bazılarımız fırtınada savrulan bir yaprak gibi hissederken, bazılarımız kökleri derin bir ağaç gibi yerinde kalabiliyor. Peki, bu farkı yaratan ne? Neden aynı belirsizlik denizi içinde bazılarımız boğuluyor, bazılarımız yüzmeyi öğreniyor?

Kendi incelemelerim ve analizlerim sonucunda, ruh sağlığımızın bu denklemini üç temel kavram üzerinden okuyorum: Bilişsel Esneklik, Belirsizliğe Tahammülsüzlük ve Yılmazlık.

Zihinsel Esneklik Neden Bu Kadar Önemli?

Öncelikle "Bilişsel Esneklik" kavramına odaklanmak istiyorum. Bunu sadece zeka veya problem çözme yeteneği olarak görmüyorum; bu, kişinin zor durumlarla karşılaştığında "tek bir yol yok, alternatiflerim var" diyebilme becerisidir. Verileri incelediğimde net bir tabloyla karşılaşıyorum: Bilişsel esnekliği yüksek olan bireylerin, psikolojik sağlamlık (yılmazlık) düzeyleri de anlamlı derecede yüksek çıkıyor. Yani zihnimizi ne kadar esnetirsek, alternatiflere ne kadar açık olursak, ruhsal bağışıklığımız o kadar güçleniyor.

Belirsizlik: Bir Tehdit mi, Bir Süreç mi?

İşin rengini değiştiren asıl faktör ise "Belirsizliğe Tahammülsüzlük". Belirsizlik, hayatın kaçınılmaz bir parçası. Ancak analizlerim gösteriyor ki, belirsiz durumları "tehdit edici, kabul edilemez ve baş edilemez" olarak algılayan kişilerin psikolojik sağlamlıkları ciddi oranda düşüyor.

Burada çok kritik bir mekanizma keşfettim: Bilişsel esneklik ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide, belirsizliğe tahammülsüzlük bir "köprü" (aracı) görevi görüyor. Şöyle ki; eğer zihinsel olarak esnekseniz, belirsizliğe karşı tahammülsüzlüğünüz azalıyor. Belirsizliği daha iyi tolere edebildiğiniz için de psikolojik olarak daha sağlam kalıyorsunuz. Yani esnek bir zihin, belirsizliği bir canavar olmaktan çıkarıyor ve bu sayede ayakta kalmamızı sağlıyor.

Demografik Gerçekler ve Ekonomik Koşullar

Bu süreçte sadece bireysel değil, çevresel faktörlere de bakmak zorundayım. Yaptığım analizlerde cinsiyetin veya yaşın, bu psikolojik dayanıklılık üzerinde belirleyici bir fark yaratmadığını gördüm. Kadın ya da erkek olmak, bu mekanizmayı değiştirmiyor.

Ancak göz ardı edemeyeceğimiz bir "ekonomik algı" gerçeği var. Gelir düzeyini "iyi" olarak algılayan bireylerin hem bilişsel esneklikleri hem de psikolojik sağlamlıkları daha yüksek seyrediyor. Buna karşılık, gelir durumunu "kötü" olarak tanımlayan kişilerde belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyi anlamlı şekilde artıyor. Ekonomik kaygılar, zihnin esneme payını daraltıyor ve belirsizliği daha korkutucu hale getiriyor gibi görünüyor.

Sonuç Olarak Ne Yapmalı?

Klinik pratiğimde ve bu analizler ışığında önerim şu: Hayatın belirsizliklerini yok edemeyiz. Ancak onlara verdiğimiz tepkiyi değiştirebiliriz. Zihinsel katılık, bizi kırılganlaştırır. "Mutlaka böyle olmalı" demek yerine "Böyle olmazsa, şu yolu denerim" diyebilmek, yani o bilişsel esnekliği kazanmak, belirsizliğe karşı en büyük kalkanımızdır.

Unutmayın; rüzgarda kırılmayan dal, en sert olan değil, esneyebilen daldır.

Etiketler

Depresyonun bilişsel açıklamasıBilişsel terapiBilişsel ve davranışsal terapiKognitif bilişsel terapiBilinçli başa çıkmak

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Hüray Er

Klinik Psikolog Hüray Er

Klinik Psikolog Hüray Er, 2017 yılında Trabzon Avrasya Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından 2018–2019 yılları arasında Ankara Beytepe Jandarma ve Güvenlik Akademisi’nde psikolog komisyon üyesi olarak görev almış, askeri personel temin süreçlerinde psikolojik değerlendirme ve görüşmeler yürütmüştür. Mesleki gelişimini sürekli kılmayı ilke edinerek 2020 yılında 480 saatlik Aile Danışmanlığı Eğitimi ve Çözüm Odaklı Terapi eğitimini tamamlamış; 2021 yılında Prof. Dr. Murad Atmaca’dan Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi ve Metakognitif Terapi semineri almıştır. 2024–2025 yılları arasında hipnoz, dinamik terapiler, davranışçı yaklaşımlar ve duyguyu merkeze alan terapiler başta olmak üzere farklı psikoterapi ekollerini bütüncül bir bakış açısıyla harmanlayarak klinik yaklaşımını derinleştirmiştir. 2025 Şubat ayında İstanbul Kent Üniversitesi’nde, Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur’un akademik koordinasyonunda Klinik Psikoloji yüksek lisans programını tamamlayarak Klinik Psikolog unvanını kazanmıştır. Bitirme projesinde Borderline Kişilik Bozukluğu’nda Diyalektik Davranışçı Terapi’nin rolünü ele almış; aynı kurumda metakognitif terapi, bilişsel davranışçı terapi, cinsel terapi, madde kullanımına bağlı müdahaleler ve bilişsel davranışçı evlilik terapileri alanlarında ileri düzey eğitimler almıştır. Aralık 2025 itibarıyla Sağlık Bakanlığı yetkisiyle Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi ruhsat başvurusunu tamamlamış olup, kendi meslek biriminde yetişkin bireylerle yüz yüze ve online olarak danışan kabulüne devam etmektedir. Çalışmalarında bilimsel temelli, etik ilkelere bağlı ve danışanın ihtiyaçlarını merkeze alan bir terapi sürecini benimsemektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.