Doktorsitesi.com

Ergenlik döneminde anne ve babalar ne yapmalı?

Uzm. Psk. Saadet Yavuzbilge Bedir
Uzm. Psk. Saadet Yavuzbilge Bedir
29 Nisan 2014951 görüntülenme
Randevu Al
  • Ergenlik dönemi, bireyin kimlik arayışı içinde olduğu ve duygusal dalgalanmalar yaşadığı kritik bir süreç olduğundan ebeveynlerin bu değişimi kabullenmesi ve anlayışlı bir tutum sergilemesi gerekir.
  • Anne ve babaların kendi aralarında tutarlı olmaları, net aile kuralları belirlemeleri ve ergen psikolojisi konusunda kendilerini eğitmeleri sürecin sağlıklı yönetimi için temel stratejilerdir.
  • Çocuğun özgürlük alanına saygı duyulurken güvenli bir gözetim sistemi kurulmalı ve iletişimde yargılayıcı dilden kaçınılarak gerekirse uzman desteğine başvurulmalıdır.
Ergenlik döneminde anne ve babalar ne yapmalı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Döneminde Anne Babalar Ne Yapmalı?

Ergenlik süreci, çocuğun çocukluktan çıkarak özgürleşme ve birey olma yolunda ilerlediği kritik bir gelişim evresidir. Bu dönemde birey; bedenini keşfetme, cinsellik, duygusal iniş çıkışlar ve sosyal kabul görme arzusu gibi pek çok karmaşık süreçten geçer. Bir gruba ait olma isteği ile içe çekilme arasında gidip gelen ergen için bu süreç, kendi içinde zaten zorlayıcı bir kimlik arayışıdır.

Ebeveynlerin bu dönemdeki tutum ve davranışları, bireyin gelişimini doğrudan olumlu ya da olumsuz yönde etkileme gücüne sahiptir. Çocuğun büyüdüğünü kabullenmeyen ve onu bir birey olarak görmeyen anne ve babalar, farkında olmaksızın hem kendilerine hem de çocuklarına büyük zararlar verebilirler. Bu süreci en sağlıklı şekilde yönetebilmek için ebeveynlerin stratejik ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemesi şarttır.

Ebeveynler İçin Stratejik Yaklaşımlar

Ergenlik dönemindeki çatışmaları minimize etmek ve aile içi dengeyi korumak için anne ve babaların belirli yöntemler geliştirmesi gerekir. İşte bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel noktalar:

  • Ebeveyn Tutarlılığı: Anne ve baba, ergene yönelik sergileyecekleri tavırlar konusunda mutlaka fikir birliğine varmalı ve ortak bir dil kullanmalıdır.
  • Aile İçi Kurallar: Huzur ve uyumluluğu artıracak net kurallar belirlenmeli ve bu kurallar kararlılıkla uygulanmalıdır.
  • Kontrol ve Sabır: Ebeveynler, aile içi kontrolü ele alacak psikolojik güçte hissetmeli ve ergen çocukla olan iletişimlerinde sabırlı bir mücadele sergilemelidir.
  • Öz farkındalık: Ebeveynler kendi güçlü ve zayıf yönlerini belirleyerek, eksik kaldıkları noktalarda kendilerini geliştirmelidir.
  • Eğitim ve Gelişim: Ergen psikolojisi ve çocuk yetiştirme üzerine kitaplar okunmalı, uzman videoları izlenerek bilgi düzeyi artırılmalıdır.

Güvenli Gözetim ve Çevresel Analiz

Ergenin özgürlük alanına saygı duyarken aynı zamanda güvenliğini sağlamak hassas bir dengedir. Bu dengeyi kurmak için aşağıdaki adımlar izlenebilir:

Uygulama AlanıYöntem ve Amaç
Gözetim SistemiÇocuğun nerede olduğunu takip edebilecek, güven veren bir sistem geliştirilmelidir.
Neden Analiziİstenmeyen davranışları tetikleyen çevresel faktörler (okul sorunları, arkadaşlıklar vb.) araştırılmalıdır.
Etki DeğerlendirmesiAile bağları, tutarsız kurallar ve ebeveyn baskısının çocuk üzerindeki etkileri gözlemlenmelidir.

Etkili İletişim ve Destekleyici Tutum

Sürekli yasak koymak veya "ben senin yaşındayken" ile başlayan kıyaslama cümleleri kurmak, ergenle aradaki bağın kopmasına neden olur. Bunun yerine etkili iletişimi artıracak ortak etkinlikler düzenlenmeli ve çocuk desteklenmelidir. Ebeveynlerin temel görevi, yargılamak değil, anlamaya çalışmaktır.

Unutulmamalıdır ki; bu süreç geçicidir ve sonsuza dek sürmeyecektir. Sabır, anlayış ve destekle bu dönemi en iyi şekilde atlatmak, tamamen ebeveynlerin sergileyeceği tutumlara bağlıdır. Eğer bu süreci yönetmekte zorlanıyor ve kendi başınıza atlatamayacağınızı düşünüyorsanız, mutlaka bir uzman desteğine başvurmalısınız.

Etiketler

Ergenlik dönemiErgenlik dönemi ve kimlik gelişimiErgenlik çağında çocuklara nasıl yaklaşmalıErgenlik çağındaki çocuklar hakkındaErgenlik döneminde nelere dikkat edilmelidirErgenlik çağında çocuğum var

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Saadet Yavuzbilge Bedir

Uzm. Psk. Saadet Yavuzbilge Bedir

Psikoloji lisansını onur derecesiyle bitirdim.Değişim programıyla 6 ay Belçika Lessius Hogeschool 'da psikoloji öğrenimime devam ettim. Yüksek lisansımı Okan üniversitesi Klinik Sağlık Psikolojisi ve Klinik psikoloji alanı olmak üzere iki ayrı programda yaptım. Klinik psikolog ünvanımı yine aynı üniversitede “Çocukluk çağı travmaları ve obezite arasındaki ilişki”üzerine yaptığım bitirme projesi ile ikinci uzmanlığımı aldım. Klinik sağlık psikoloğu uzmanlığımı ''Migren hastalarında yaşam doyumunun stres ve başetmenin bilişsel kuramı çerçevesinde incelenmesi'' adlı tez çalışması ile aldım. Bir yıl boyunca Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi 'nde görev yaptım. 2013 eylül ayından itibaren Özel Büyükçekmece Kolan Hastanesi'nde uzman (klinik) psikolog olarak görevimi sürdürmekteyim. Binlerce danışanla psikoterapi uygulaması yaptım ve halen devam etmekteyim.

Bakırköy Ruh ve sinir Hastalıkları (Çocuk ve Ergen servisi) Nöropsikiyatri Hastanesi,Bezmialem Vakıf Üniversitesi Ağrı Polikliniğinde staj deneyimlerim oldu.
2 yıl anaokulunda sorumlu müdür-psikolog olarak çalıştım.Uygulayabildiğim testler:Çocuklar için;
Denver Gelişim Testi
D 10 Testi ve Klinikte Projektif Çizim Tekniklerinin Kullanımı
Yetişkinlere uyguladığım testler:
Nöropsikolojik test bataryası
MMPI-Mınesota Çok Yönlü Kişilik Testi
TAT-Tematik Algı Testi
Uyguladığım terapi yöntemleri:
Kalp Merkezli Hipnoterapi-Reyhana Seedat Süpervizyon Aşaması. EMDR-Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme-Eva Zimmerman
Disosiyatif Bozukluklarda EMDR YÖNTEMi-Eva Zimmerman
BDT-Bilişsel davranışçı terapi
İmago Çift terapisi-Harville Hendrix
Kanser Hastalarında Psikoterapi Uygulamaları Terminal Dönem Kanser Hastaları ve Aileleri ile Çalışmada Yas Transaksiyonel Analiz 101-Dr.Phill Antony Transaksiyonel Analiz 202-Utanç,kendini sevmek,içimizdeki çocuk-Dr.Phill Antony

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.