Doktorsitesi.com

ELLİ YILLIK KİBARLIK

Uzm. Psk. Şeyma Okur Karahan
Uzm. Psk. Şeyma Okur Karahan
26 Mart 2022276 görüntülenme
Randevu Al
Kimi zaman kendi istek ve ihtiyaçlarımızı dile getirmeden karşımızdaki kişilerin bunların bizim hakkımız olduğunu bilmelerini ve bunları bize karşı yerine getirmelerini bekliyor ve istiyoruz. Ya da başkalarının isteklerini benimsiyor ve kendi yapacaklarımızdan vazgeçiyor ve ihtiyaçlarımızı ihmal ediyoruz. Ancak kendi ihtiyaç ve isteklerimizi dile getirme noktasına gelmeden daha kendimiz bunları elde etmeye hakkımız olduğuna inanmama noktasındayız. İhtiyaçlarımız olduğunu düşünmek bile kendi içimizde suçluluğa sebep oluyor ve hepsini görmezden gelmeye çalışıyorken, karşımızdakilerin bize ihtiyaçlarımızı vermelerini beklemek ne kadar gerçekçi olabilir?
ELLİ YILLIK KİBARLIK
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Sessiz Fedakarlıklar ve Beklentilerin Etkisi

İnsan ilişkilerinde, özellikle uzun süreli birlikteliklerde, tarafların birbirleri adına yaptıkları sessiz fedakarlıklar bazen beklenmedik yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Kendi ihtiyaçlarımızı dile getirmeden, karşımızdaki kişinin bunları sezmesini beklemek veya kendi isteklerimizden vazgeçerek başkalarının tercihlerini benimsemek, ilişkilerin dinamiğini karmaşıklaştırabilir.

Bir Evliliğin Altın Yılından Alınacak Dersler

Yaşlı bir çift, evliliklerinin ellinci yılını kutladıkları sabah kahvaltısında, yarım asırlık bir alışkanlığı değiştirmeye karar verir. Kadın, elli yıl boyunca eşini düşünerek ekmeğin kabuklu kısmını ona verdiğini hatırlar ve bu özel günde o lezzeti kendisi tatmak ister. Ekmeğin kabuklu kısmına tereyağı sürerek kendisine ayırır, yumuşak kısmını ise eşine uzatır.

Beklentisinin aksine, kocası bu durumdan büyük bir mutluluk duyar ve eşinin elini öperek şu ifadeleri kullanır:

"Sevgilim, bana günün en büyük mutluluğunu verdin. Elli yıl boyunca ekmeğin en çok sevdiğim yumuşak kısmını yiyemedim. Hep çok sevdiğin için o kısmın senin olmasını istedim."

Kendi İhtiyaçlarımızı İfade Etmenin Önemi

Bu hikaye, bireylerin kendi istek ve ihtiyaçlarını açıkça dile getirmemesinin nasıl bir iletişim kopukluğu yarattığını açıkça göstermektedir. Çoğu zaman, karşımızdaki kişilerin ihtiyaçlarımızı kendiliğinden fark etmesini ve bunları yerine getirmesini bekleriz. Bu süreçte şu hatalı tutumlar sergilenmektedir:

  • Kendi isteklerini dile getirmeden başkalarının bunları bilmesini beklemek.
  • Başkalarının isteklerini sorgusuzca benimseyerek kendi ihtiyaçlarını ihmal etmek.
  • Kendi haklarına inanmamak ve ihtiyaç sahibi olmayı bir suçluluk unsuru olarak görmek.

İhtiyaçları Görmezden Gelmenin Psikolojik Boyutu

Kendi ihtiyaçlarımızın varlığını kabul etmekte zorlandığımız ve bunları birer suçluluk kaynağı olarak gördüğümüz sürece, çevremizdeki kişilerin bu ihtiyaçları karşılamasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Kişi, önce kendi haklarına ve ihtiyaçlarına inanmalı, ardından bunları sağlıklı bir iletişim diliyle ifade etmelidir. Aksi takdirde, yukarıdaki örnekte olduğu gibi, her iki tarafın da aslında istemediği bir durumu birbirleri için feda ettikleri bir döngü oluşabilir.

DurumDavranış BiçimiSonuç
İletişimsizlikİhtiyaçları gizlemekYanlış anlaşılmalar ve tatminsizlik
Aşırı FedakarlıkKendi isteğinden vazgeçmekHer iki tarafın da mutsuz olduğu bir döngü
Açık İletişimİstekleri netçe belirtmekKarşılıklı memnuniyet ve doğru paylaşım

Etiketler

Çift terapisiİletişimAile ve evlilikKendine saygı

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Şeyma Okur Karahan

Uzm. Psk. Şeyma Okur Karahan

Merhabalar, ülkemizde giderek önem kazanan ve ihtiyaç duyulan psikoloji alanına dair hem bilgilendirici makaleler yayınladığım hem de bireylerin (çocuk, ergen, yetişkin ve aile ve çiftler) kendilerine daha iyi yardımcı olabilmelerine destek olabilmek adına verdiğim online ve yüz yüze terapi hizmetine ulaşımınızı kolaylaştırmak adına hazırladığım sayfama hoş geldiniz.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.