~Evlilik İki farklı hayat, iki farklı ilgi, istek, tutum, iki farklı yetiştirilme tarzı, iki farklı yaşam tarzı, iki farklı kişilik gibi kavramları çağrıştırdığı gibi, uyum, aile, yuva, sadakat, fedakarlık, saygı, evlat sıcaklığı, birlik, bütünlük, sırdaş, yoldaş, en güvenilen gibi kavramları da çağrıştırmakta ve bunları beraberinde getirmektedir. Çağrışımlar bile bu kadar farklı ve çeşitli iken, bu kadar farklılıkla birlikte tek çatı altında birleşen eşler birbirine nasıl uyum sağlar? Bu kadar farklılıkla nasıl başa çıkılır da nasıl bir ortak noktada buluşulur?

Her bireyin kendine ait sorumluluğu bulunmaktadır. Her birey kendi gücünün yettiğince fedakarlık yapar ve kendi sorumluluğunu üstlenir. Yıllar boyu sadece bir eş fedakarlık yaparsa ve karşılık göremezse bu dengenin bozulmasına yol açacaktır. Herkes sorumluluğunu bilmeli, karşılıklı fedakarlık, sevgi ve en önemlisi de saygıya dayalı bir süreç olmalı. Karşılıklı memnuniyet ve karşılıklı sorumluluk alımı olmalı. Tartışmalarda bile karşıdaki kişininde bir birey olduğu, onunda istekleri, hakları olduğu unutulmadığı zaman daha kolay olacaktır.

Her iki tarafta birbirinin düşüncelerini, beklentilerini, haklarını göz önünde bulundurarak davranmalıdır. Bunun yolunda ilk olarak bireylerin eş olarak seçecekleri kişiyi çok iyi tanımalarından geçer. Eşlerin özelliklerinin birbirinin aynısı olmasının yanı sıra birbirini tamamlamaları çok önemlidir.

Bir kişi eş seçiminde ne kadar dikkatli olursa olsun, ne kadar uygun bir eş seçerse seçsin önceden evlilik ile ilgili bilgi sahibi olmadıkça ve hazırlık yapmadıkça uygun eş evlilikte uyum için yetmemektedir. Evliliği uyum içinde yürütmek için gereken tutumlar ve davranış modelleri hayatın ilk günlerinden itibaren aile içinde edinilir.

Kişiler evlilik ile ilgili ilk gözlemlerini kendi anne babalarının evliliklerini gözleyerek edinirler. Ancak ailesindeki evlilik modeli yanlış tutum ve davranışlar üzerine kurulmuş olan bireyler doğal olarak bu yanlış davranışları model alacaklardır.

Anne babalarının ilişki biçiminden hoşlanmayan kişiler bile ileriki yaşamlarında kendi evliliklerinde bu ilişki modelinden öğrendikleri birçok davranışı farkına varmadan tekrarlarlar.

Geçmiş ailemizdeki ilişkiler, evlilik modeli nasıldı? Yeni kuracağımız evlilikte bunlar bizi nasıl etkileyecek? Bunların farkına varılması gerekir. Yani Bireyler karşı cinsten birine yakınlaşmadan önce daha çok kendisini tanımaya, iletişim becerilerini geliştirmeye odaklanarak, duygusal yakınlık kurma ve sorumluluk duygusunu geliştirmelidir.

Çiftler arasındaki uyumu belirleyen faktörler iki boyutlu ele alınabilir. İlk boyut; çiftlerin iletişimi ve mutluluğunu kapsayan boyuttur ve anlaşma, aşk, cinsel birliktelik, sevgi, evlilikleri hakkında doyum hisleri gibi konular içerir. İkinci boyut ise çatışmaların olduğu, boşanma hikayelerinin yer aldığı boyuttur. Burada da fiziksel şiddet, sözel saldırganlık, kıskançlık, öfke, ekonomik sorunlar, eşlerin birbirine zaman ayıramaması ve eşlerin kişiliklerinin evlilikte sorun yaratıp yaratmadığı önemlidir.

Eğer farklı kişilik yapısı ve bakış açılarına rağmen çiftler sağlıklı iletişim kurabilir, karşı tarafın görüşlerine saygı duyup anlamaya çalışırsa daha uyumlu ve doyumlu bir evlilik hayatı sürdürmeyi başarırlar.

Evlilik öncesi çift danışmanlığı sürecinde ele alınan temel konular şu şekildedir:

•Evlilik için yeterli motivasyonun varlığı

•İlişkiden beklentiler

•Bağlanma stillerini keşfetmeleri

•Kişilik farklılıkları

•İletişim biçimlerini değerlendirme

•Sağlıklı ilişki için rol modellerini tanımlama

•Güvenli ilişkinin zeminini oluşturmak için ilişkideki sınırları belirleme

•İlişkide destek sistemlerini keşfetme

•İlişkideki sorumluluklar (ev bütçesi, çocuk bakımı, ev işleri vs.)

•Aile ve arkadaş ilişkileri

•Cinsellik


Bursa Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!