Doktorsitesi.com

Early feeding practices in infants with phenylketonuria across Europe

Dyt. Tuğba Kozanoğlu
22 Ağustos 202613 görüntülenme
Randevu Al
  • Fenilketonüri (PKU), kan fenilalanin düzeylerini kontrol altında tutmak için yaşamın ilk 10 günü içinde başlanan özel bir tıbbi beslenme tedavisi gerektiren kalıtsal bir hastalıktır.
  • Avrupa'daki merkezler arasında beslenme yöntemleri açısından farklılıklar bulunmakta olup, özellikle anne sütü ile özel formüllerin birlikte kullanımı için farklı protokoller uygulanmaktadır.
  • PKU tanısı sonrası emzirme oranlarında düşüş gözlemlense de uygun metabolik izlemle anne sütünün desteklenmesi ve tamamlayıcı beslenmeye 17-26. haftalar arasında geçilmesi önerilmektedir.
Early feeding practices in infants with phenylketonuria across Europe
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Fenilketonüri (PKU) ve Yenidoğan Döneminde Beslenme Yönetimi

Fenilketonüri (PKU), fenilalanin metabolizmasındaki bozukluk nedeniyle kan fenilalanin düzeylerinin yükseldiği, kalıtsal bir metabolizma hastalığıdır. Yenidoğan döneminden itibaren uygulanan tıbbi beslenme tedavisinde temel amaç; bebeğin normal büyüme ve gelişmesini destekleyecek yeterli beslenmeyi sağlarken, kan fenilalanin düzeylerini hedef aralıkta tutmaktır. Bu süreçte anne sütü veya standart bebek formülünden gelen fenilalanin miktarı kontrollü şekilde düzenlenir.

Tedavi protokollerinde, bebeğin protein gereksiniminin geri kalan bölümü fenilalanin içermeyen özel formüllerle karşılanmaktadır. Bu hassas denge, hem nörolojik gelişimi korumak hem de fiziksel büyümeyi sürdürmek adına hayati önem taşır.

Avrupa Genelinde PKU Beslenme Uygulamaları Araştırması

Çok merkezli bir Avrupa çalışması kapsamında, PKU’lu bebeklerin erken dönem beslenme uygulamalarının merkezler arasındaki farklılıkları incelenmiştir. Araştırmaya 21 Avrupa ülkesinden 95 metabolizma merkezi katılım sağlamıştır. Çalışma kapsamında merkezlere şu kritik konuları içeren kapsamlı bir anket uygulanmıştır:

  • Yenidoğan taraması ve tedaviye başlama zamanı,
  • Hastaneye yatış uygulamaları,
  • Anne sütü kullanımı ve teşviki,
  • Fenilalanin içermeyen özel formüllerin verilme yöntemleri,
  • Tamamlayıcı beslenmeye geçiş süreçleri.

Tedavi Başlangıcı ve Uygulama Farklılıkları

Araştırma sonuçlarına göre, merkezlerin %60’ından fazlasında PKU beslenme tedavisine yaşamın ilk 10 günü içinde başlanmaktadır. Ancak, tanı sonrası beslenme düzenleme yöntemlerinde merkezler arasında belirgin farklılıklar gözlemlenmiştir. Özellikle anne sütü alan bebeklerde iki temel yaklaşım öne çıkmaktadır:

  1. Ön Besleme Yöntemi: Her emzirme öncesinde önceden ölçülmüş miktarda fenilalanin içermeyen formül verilmesi.
  2. Dönüşümlü Yöntem: Anne sütü ve özel formülün belirli bir düzenle dönüşümlü olarak kullanılması.

PKU Tedavisinde Anne Sütünün Durumu ve Önemi

Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, tanı sonrasında emzirme oranlarının belirgin şekilde azalmasıdır. Veriler, altıncı ayda annelerin yalnızca yaklaşık %30’unun emzirmeye devam ettiğini göstermektedir. Bu durum, PKU tanısının anne sütünden vazgeçilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Uygun metabolik izlem ile emzirmenin desteklenmesine yönelik stratejilerin geliştirilmesi, bebeğin bağışıklık sistemi ve genel sağlığı açısından kritik bir gerekliliktir.

Tamamlayıcı Beslenme ve Klinik Yaklaşımlar

Tamamlayıcı beslenmeye geçiş süreci, merkezlerin %85’inde 17–26. haftalar arasında gerçekleşmektedir. Ancak, kullanılan farklı yöntemlerin uzun vadeli etkileri üzerine bilimsel veriler hala sınırlıdır. Araştırmacılar; kan fenilalanin kontrolü, büyüme hızı ve ilerleyen dönemdeki beslenme davranışları arasındaki ilişkinin daha fazla incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

PKU Beslenme Tedavisinin Temel Bileşenleri

PKU yönetimi sadece fenilalanin kısıtlamasından ibaret değildir. Başarılı bir tedavi süreci şu unsurların bütünsel olarak değerlendirilmesini gerektirir:

Tedavi BileşeniUygulama Amacı
Anne Sütü DesteğiBağışıklık ve optimal beslenme sağlamak
Özel FormüllerFenilalanin alımını sınırlayıp protein ihtiyacını karşılamak
Düzenli TakipKan fenilalanin düzeylerini hedef aralıkta tutmak
Zamanında Ek GıdaGelişimsel olarak uygun zamanda tamamlayıcı beslenmeye geçmek

Sonuç olarak, Avrupa genelindeki farklı uygulamaların analiz edilmesi, PKU’lu bebekler için daha standart, uygulanabilir ve aile dostu beslenme yaklaşımlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Etiketler

Fenilketonüri tedavisiFenilketonüri hastalığıfenilketonüri nedir

Yazar Hakkında

Dyt. Tuğba Kozanoğlu

Dyt. Tuğba Kozanoğlu

Uzman Diyetisyen Tuğba Kozanoğlu, çocuk ve anne beslenmesi alanında çalışan bir diyetisyendir. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümündeki lisans eğitiminin ardından Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünü tam burslu olarak tamamlamıştır. Yüksek lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde çocuk beslenmesi alanında tamamlamış; yüksek lisans tezinde Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD) olan çocuklarda lösin toleransını incelemiştir. Doktora eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi çocuk beslenme bölümünden almış olup, doktora tez aşamasındadır.
2013–2026 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalında görev yapmıştır. Bu süreçte bebek, çocuk ve ergenlerin büyüme ve beslenme durumlarının değerlendirilmesi; doğuştan metabolik hastalıklarda beslenme tedavisi ve uzun dönemli izlem konularında geniş bir klinik deneyim edinmiştir. Fenilketonüri, MSUD, organik asidemiler, glikojen depo hastalıkları ve diğer nadir metabolik hastalıkların beslenme tedavisinde multidisipliner ekiplerle çalışmıştır.

Çocukluk döneminde sağlıklı büyümenin yalnızca ölçümler ve listelerden ibaret olmadığına; çocuğun gelişim özellikleri, sağlık durumu, yeme davranışı ve aile yaşamının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine inanır. Danışmanlık sürecinde aileyi suçlamayan, çocuğu zorlamayan, bilimsel bilgiyi uygulanabilir ve sürdürülebilir adımlara dönüştüren bir yaklaşım benimser.

Moda’daki kliniğinde; bebeklik ve çocukluk döneminde büyüme ve beslenmenin değerlendirilmesi, tamamlayıcı beslenme, seçici yeme, çocukluk çağı hastalıklarında beslenme, doğuştan metabolik hastalıklar, diyabet ve ketojenik diyet uygulamalarının yanı sıra gebelik ve emzirme döneminde beslenme alanlarında danışmanlık vermektedir. Emzirme danışmanlığı sertifikasını Marmara Üniversitesi’nden almış olup, bu alanda da çalışmaktadır.

Ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda bildirileri ve hakemli dergilerde yayımlanmış akademik çalışmaları bulunan Tuğba Kozanoğlu, mesleki çalışmalarını güncel bilimsel veriler doğrultusunda sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.