İdeal kilonuz ve kilo idealiniz arasında gidip geliyor musunuz?
İdeal kilonuz ve kilo idealiniz arasında gidip geliyor musunuz?

Bireylerin yaş, cinsiyet, boy ve sağlık durumuna göre olması gereken kilo aralığı vardır. Bu değer, o kişinin ideal kilosuna ulaşmamızı sağlar. Sağlıklı olan, kişi ağırlığının totalde elde ettiğimiz bu değer aralığında olmasının yanısıra, vücut analizinde elde ettiğimiz yağ yüzdesinine de uyumlu olmasıdır. Dünya Sağlık örgütü, erkekler için bu oranı %15-18 arası, kadınlarda ise %20-25 arası belirlemiştir.

Aynı boy ve kiloya sahip olan iki kişi düşünün. Bu iki kişinin vücut yağ yüzdeleri yani,kilolarının dağılımı çok farklı olsun. Sizce sağlık durumları aynı diyebilir miyiz? Bu durum bizim için sadece ağırlık kavramının tek başına yeterli olamayabileceğini göstermeye yeter.

İdeal kilomuzdan bahsetmişken bir de kilo ideali diye adlandırdığım kavramdan bahsetmek istiyorum. Kilo ideali, kişinin kendisini aynada- ya da tartıda görmek istediği kiloyu tarif eder. Hatta bu bazen kişinin iradesinden çıkıp, “çok zayıf bu çocuk kilo alsın”, “ biraz verse iyi olacak aslında” gibi cümlelerle, ailenin doktoru ünvanını üstelenen kişilerin insiyatifine de kalabiliyor. Bunu bazen biz de istemsizce yapabiliyor, kişiyi psikolojik baskıyla ayna karşısına itebiliyoruz. Yapmayın, kişilerle karşılaştığınızda önce merhaba bile demeden “aa sen kilo mı aldın- kilo mu verdin?” cümleleriyle, karşılamayın kimseyi. Birey için hassas ise bunu takıntı haline getirebilmekte, ya da daha önceden önemsemediği boyutta, kontrolsüzce dikkat etmeye başlayabilmektedir.

Konudan çok fazla uzaklaşmadan, kilo almak isteyip de alamayanlar için önerilerle devam edelim.

Zayıflık da aşırı kilolu olma durumu gibi risk taşıyan bir durumdur aslında. Çünkü bu bireylerin vücut dirençleri daha düşük olduğu için, daha sık hastalıklara yakalanıp daha uzun süre iyileşme sürecine ihtiyaç duyarlar.

İdeal kiloya ulaşmak istiyorsanız, öncelikle endokrinoloji uzmanlarına muayene olup, gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Tetkiklerinizi yaptırdıktan sonra bir diyetisyenden randevu alarak size özel beslenme planınızı edinebilirsiniz.

-Eğer iştah probleminiz varsa, altında yatan başka sebepler- hastalıklar olabilir. Yaptırdığınız tetkiklerle, sorunun temeline ulaşmış olursunuz.

-Midenizin çabuk dolmaması için, yemeklerle birlikte sıvı tüketmeyin. Sıvı alımını yemeklerden 45 dk. önce ve sonrasında yapın.

-Boş enerji veren, besleyici değeri yok ya da düşük olan abur cubur gıdalardan uzak durun.

-Çalıştığınız yerde, masanızda ya da cebinizde kuru meyvelerden bulundurun. Acıktıkça bunlardan tüketin. Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru erik, kuru incir gibi… Bu besinlerden her gün bir avuç yanınıza alarak tüketmeye özen gösterin.

-Sigara, içeriğindeki nikotinden dolayı metabolizmanızı hızlandırır ve iştah kapatıcı özelliktedir.Sigarayı bırakın.

-Hareket edin. Spor yapın.

-Kahvaltıda çay yerine süt, taze meyve suyu tercih edin. Çaydan vazgeçemiyorsanız mümkün oldukça açık içmeye çalışın.

-Kahvaltınızda her gün 2 tatlı kaşığı kadar reçel,bal,marmelat,pekmez gibi tatlılardan tüketin.

-Gün içerisinde süt-yoğurt-kefir mutlaka tüketin. Dilerseniz kalorisini arttırmak için yoğurt ya da sütünüzün içine bal, reçel katarak da tüketebilirsiniz.

-Düzenli uyuyun ve uyanın. Kaliteli uyku için, uyumadan 2 saat öncesinde yemeyi kesin ve güneş battıktan sonra kafein alımını bırakın.

-Öğün atlamayın. Kahvaltınızı geniş tutun ve her sabah mutlaka yapın. Günde en az 3 ana ve 3 ara öğün yapmaya çalışın. Ara öğünlerin sayısını arttıra da bilirsiniz.

-Sağlıklı yağları sofranızdan eksik etmeyin. Kuruyemişlerden ceviz,fındık,badem,fıstık gibi. her gün mutlaka tüketin.

-Şerbetli ve hamur işi, besleyici özelliği düşük yüksek kalorili tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edin.

-Kilo almaya çalışırken, yüksek tutmaya çalıştığımız kalorinin niteliği, içeriği önemlidir. İdeal kilo, yeterli ve dengeli beslenmeyle gelir. Bu yüzden önceliğiniz temel beslenme alışkanlıklarını edinmek olsun.

Dyt.Bengü Burcu İPEK


İzmir Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!