Duvarla Konuşmak: Sessizlik Ne Zaman Bir "İşkence" Yöntemine Dönüşür?

Tartışmanın en hararetli yerinde partneriniz bir anda susup, buz gibi bir duvara mı dönüşüyor? Bu bir "karakter yapısı" değil, ilişkinin sonunu getiren en tehlikeli virüstür.
"Delirten" O Sessizlik
Şu sahne tanıdık mı? Bir tartışmanın ortasındasınız. Canınız yanmış, bir şeyi izah etmeye çalışıyorsunuz. Nabzınız yüksek, belki sesiniz titriyor. Tek isteğiniz bir cevap, bir tepki, bir "Tamam anladım" cümlesi.
Ama karşınızdaki kişiye bakıyorsunuz ve... Yok. Sanki fişi çekilmiş gibi. Göz teması kesilmiş. Surat ifadesi donuk. Belki telefonuna bakıyor, belki televizyona kilitlenmiş, belki de odayı terk edip gidiyor.
Siz "Beni duyuyor musun?", "Bir şey söylesene!" diye çırpındıkça, o sessizlik daha da büyüyor. Ve o an hissettiğiniz şey öfke değil; Çaresizlik. İçinizden "Acaba ben mi delirdim? Ben mi abartıyorum?" diye geçirmeye başlıyorsunuz.
Hayır, delirmediniz. Sadece ilişki literatüründeki en ağır psikolojik şiddetlerden birine, yani "Duvar Örme"ye (Stonewalling) maruz kalıyorsunuz.
Sessizlik Neden Bağırılmaktan Daha Çok Acıtır?
Birisi size bağırdığında, en azından "Oradasın ve benim için bir tehditsin" mesajı verir. Yani varlığınızı onaylar. Ama birisi suratınıza bakıp, sizi yok sayarak sustuğunda beyniniz şu mesajı alır: "Senin benim için hiçbir değerin yok. Sen yoksun."
İşte insanı odayı terk ettiren, o "tırnak yedirten" his budur. Bu bir "efendilik" veya "kavga etmeme" stratejisi değildir. Bu, karşı tarafı yok sayarak cezalandırma yöntemidir.
O Duvar Neden Orada? (Kötü Niyet mi, Panik mi?)
Partneriniz bunu neden yapıyor? Ünlü ilişki uzmanı John Gottman'a göre iki ihtimal var:
-
Sistem Çökmesi (İyi Senaryo): Tartışma anında nabzı o kadar yükseliyor ki, beyni "tehlike" alarmı veriyor ve kendini kapatıyor. Yani o an istese de konuşamıyor. Donup kalıyor.
-
Manipülasyon (Kötü Senaryo): Sizi sessizlikle terbiye etmeye çalışıyor. "İstediğimi yapana kadar sana ilgimi ve sesimi vermeyeceğim" diyor.
Sebep ne olursa olsun, sonuç aynı: İlişki çürüyor. Gottman'ın araştırmalarına göre, bu duvarlar sık sık örülüyorsa, boşanma ihtimali %90'ın üzerindedir.
Duvarı Yıkmak İçin Ne Yapmalı?
Eğer "duvara konuşan" taraf sizseniz, şu hatayı yapmayı bırakın: Üstüne gitmeyin.
Siz konuştukça o daha çok susacak. O sustukça siz daha çok bağıracaksınız. Bu bataklıkta çırpınmaktır.
-
Kural 1: O duvarı ördüğü an, tartışmayı kesin. "Şu an beni duyamıyorsun, sakinleşince konuşalım" deyin ve odadan siz çıkın. Kontrolü elinize alın.
-
Kural 2: O sessizliği bir "davet" gibi görüp peşinden koşmayın. Bırakın o sessizliğin içinde kendisiyle kalsın.
Eğer bu durum bir alışkanlığa dönüştüyse, bilin ki bu "zamanla düzelmez". Duvarlar zamanla yıkılmaz, sadece kalınlaşır. Bir Gottman terapistiyle çalışmak, o duvarları balyozla kırmak yerine, kapı açmayı öğrenmek için en güvenli yoldur.
Unutmayın: İlişki, iki kişinin birbirini duyduğu yerde yaşanır. Sessizliğin olduğu yerde ilişki değil, sadece iki yabancı vardır.





