Doktorsitesi.com

Duvarla Konuşmak: Sessizlik Ne Zaman Bir "İşkence" Yöntemine Dönüşür?

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
2 Şubat 2026116 görüntülenme
Randevu Al
Bu makalede; tartışma anlarında iletişimi kesme ve sessiz kalma (Stonewalling) davranışının, John Gottman’ın çift terapisi literatüründeki yeri, ilişkiye verdiği psikolojik zararlar ve bu yıkıcı döngüden sağlıklı çıkış yolları ele alınmaktadır.
Duvarla Konuşmak: Sessizlik Ne Zaman Bir "İşkence" Yöntemine Dönüşür?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Sessiz Tehlike: Duvar Örme (Stonewalling)

Tartışmanın en hararetli anında partnerinizin aniden susup adeta buzdan bir duvara dönüşmesi, basit bir karakter özelliği değildir. İlişki literatüründe bu durum, birlikteliklerin sonunu getiren en tehlikeli virüslerden biri olarak kabul edilir. Duvar örme (stonewalling), iletişimi tamamen keserek karşı tarafı derin bir yalnızlığa iter.

"Delirten" Sessizliğin Psikolojik Boyutu

Bir tartışma esnasında duygularınızı ifade etmeye çalışırken, nabzınız yüksek ve sesiniz titrerken tek bir beklentiniz vardır: Duyulmak ve bir tepki almak. Ancak karşınızdaki kişinin göz temasını kesmesi, donuk bir ifadeyle bakması veya odayı terk etmesi, sizde öfkeden ziyade ağır bir çaresizlik hissi uyandırır.

Bu sessizlik karşısında "Acaba ben mi abartıyorum?" diye düşünmeye başlayabilirsiniz. Ancak hissettiğiniz bu duygu bir yanılsama değildir. Maruz kaldığınız durum, modern psikolojide en ağır psikolojik şiddet türlerinden biri olan stonewalling yani duvar örmedir.

Sessizlik Neden Bağırmaktan Daha Fazla Acıtır?

İletişimde çatışma, bir etkileşim biçimidir. Birisi size bağırdığında, en azından varlığınızı onaylamış ve sizi bir muhatap olarak kabul etmiş olur. Ancak sessizlikle yok sayılmak, beynin doğrudan şu mesajı almasına neden olur: "Senin benim için hiçbir değerin yok; sen yoksun."

Bu durum bir "efendilik" ya da "kavga etmeme stratejisi" olarak değerlendirilmemelidir. Aksine, partneri yok sayarak cezalandırma yöntemidir. Bu sessizlik, ilişkinin dokusunu bağırmaktan çok daha hızlı bir şekilde tahrip eder.

Partneriniz Neden Duvar Örer? (İki Temel Senaryo)

Ünlü ilişki uzmanı John Gottman, partnerlerin neden bu savunma mekanizmasına başvurduğunu iki temel senaryo ile açıklar:

Senaryo TürüDurumun Özeti
Sistem Çökmesi (İyi Senaryo)Tartışma anında nabız aşırı yükselir ve beyin "tehlike" alarmı vererek kendini kapatır. Kişi o an istese de konuşamaz.
Manipülasyon (Kötü Senaryo)Partneri sessizlikle terbiye etme çabasıdır. "İstediğimi yapana kadar sana ilgimi vermeyeceğim" mesajı taşır.

Sebep ne olursa olsun, bu davranışın sık tekrarlandığı ilişkilerde boşanma ihtimali %90'ın üzerindedir.

Duvarları Yıkmak İçin Uygulanması Gereken Stratejiler

Eğer ilişkide "duvara konuşan" taraf sizseniz, bu döngüyü kırmak için stratejik davranmanız gerekir. Üstüne gitmek, karşı tarafın daha fazla kapanmasına neden olan bir bataklıktır. Bunun yerine şu adımları izleyin:

  • Tartışmayı Durdurun: Duvarın örüldüğü an, iletişimin bittiği andır. "Şu an beni duyamıyorsun, sakinleşince konuşalım" diyerek kontrolü elinize alın ve ortamdan uzaklaşın.
  • Peşinden Koşmayın: Sessizliği bir davet olarak görmeyin. Partnerinizin o sessizliğin içinde kendi duygularıyla baş başa kalmasına izin verin.
  • Profesyonel Destek Alın: Duvarlar zamanla kendiliğinden yıkılmaz, aksine kalınlaşır. Bir Gottman terapisti ile çalışmak, duvarları balyozla kırmak yerine sağlıklı kapılar açmayı öğrenmek için en güvenli yoldur.

Unutmayın: Sağlıklı bir ilişki, iki kişinin birbirini duyabildiği alanda yeşerir. Sessizliğin hüküm sürdüğü bir yerde ilişki değil, sadece aynı çatı altında yaşayan iki yabancı vardır.

Etiketler

Ankara psikologİhsan Onur KızılkanGottman Çift Terapisiİlişki SorunlarıEvlilik ve Çift TerapisiÇift TerapisiAile TerapisiAile DanışmanlığıÖfke Kontrol BozukluğuTravmaKişilik BozukluklarıAnksiyete (Kaygı) BozukluklarıŞema TerapiBilişsel ve Davranışçı TerapiYetişkin TerapisiDepresyon

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.