Doktorsitesi.com

Dış Onaya Bağımlılık: Kendimizi Neden Diğerlerinin Gözünden Değerlendiririz/ Yargılarız?

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
4 Şubat 20268 görüntülenme
Randevu Al
İnsan, yapısı gereği sosyal ve topluluk içinde var olan bir varlık olduğu için gün içerisinde birçok farklı kişinin duygularına, düşüncelerine ve eleştirilerine maruz kaldığı alanlarda bulunur. Bu durum herbirimizde doğal olarak bir onaylanmayı hissetme ihtiyacı doğurur. Bu onay ihtiyacı, öncelikle kendimizi veya herhangi bir fikri temsil ederken bizi daha konforlu hissettirir. Fakat eğer dışardan gelen onaylar olmadan içimizden geldiği şekilde bir düşünceyi, duyguyu ifade edemiyorsak bu bizde bir bağımlılık haline gelebilir ve hayatımızın geri kalanını olumsuz yönlerde etkiler.
Dış Onaya Bağımlılık: Kendimizi Neden Diğerlerinin Gözünden Değerlendiririz/ Yargılarız?

Dışardan gelen onaylara bağımlı olma hali, ilk olarak kişinin keni varlığını kabul
etmemesiyle kendini gösterir. Kişi, kendi tecrübeleri sonucunda oluşmuş olan
doğrularına şüpheyle yaklaşmaya başlar. Çünkü ona göre doğru olan başkalarına göre
yanlıştır. Fakat doğru, “gerçek” gibi bir tane olan bir kavram değildir; birden fazla olabilir
ve kişiden kişiye göre değişebilir. Eğer kendi doğrularımızı savunamayacak veya ifade
etmemizi engelleyecek düzeyde dış onaylara bağımlı bir ruh halindeysek, olayları
değerlendirme ölçütümüz neyi nasıl düşündüğümüzden çok insanların bize geri
dönüşlerinin nasıl olduğu olacaktır. Bu da, varlığımızı kendi kendimize sabote etmemiz
demektir.

İçimizde aslında o anki davranışımızın zıttı bir fikirdeysek, bunu yaşamaktan
kaçınmamızın temelinde yatan sebep bir topluluktan uzak kaldığımızda benliğimizi tehdit
altında hissetmemizdir. Dış onaylara bağımlı olan kişiler yalnız kalmaktan ve dışlanmış
hissetmekten korktukları için hissettikleri gibi davranmaktan çekinirler. Ve asıl sorunun bu
davranış olduğunu tespit etmeleri gerekirken, kendilerinin diğerlerinden farklı
düşüncelere sahip olmalarını sorun olarak görürler. Yaşatılamamış ve dışa vurulmamış
kendilikleri içerde büyük bir özgüvensizlik ve suçluluk duygusuyla varlığını sürdürmeye
devam eder.

Bilişsel düzeyde dış onaya bağımlılık hali, sürekli zihinsel bir taramayla kendini gösterir.
Kişi konuşmalarını tekrar tekrar düşünür, yanlış anlaşılmış olma ihtimaline takılır veya
başkalarının tepkilerini aşırı yorumlar. Sessizlik=reddedilme, eleştiri=değersizlik,
mesafe=terk edilme olarak algılanabilir. Gerçeklikten çok, varsayımlar üzerinden yaşanan
bu süreç, kaygıyı besler.

Bu döngüyü kırmak ve zihindeki bu kalıp düşüncelerden çıkmak; dışardan gelen fikirlere
tamamen kendini kapatmak anlamına gelmez. Kişinin sağlıklı bir içsel sorgulama süreci
yaşayıp diğer insanların söylediklerini de değerlendirerek kendi varlığını hiçe saymadan
hareket etmeyi öğrenmesiyle başlar. Bu öğrenim dışardan değil içerden kendimizi
onaylamayı ve daha sağlıklı bireyler olmamızı sağlar.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.