Doktorsitesi.com

Determination of The Relationship Between Self-Compassion, Body Image Satisfaction and Eating Disorder

Psk. Ayşenur Taş
Psk. Ayşenur Taş
27 Şubat 2025270 görüntülenme
Randevu Al
The aim of this research is evaluating the correlation of self-compassion, eating disorder and body image satisfaction. The sample of this study was collected from suitable participants. The 164 participants of this research are between 18-55 ages, have no clinical eating disorder. In this study Self-Compassion Scale, Eating Disorder Examination, Body Image Questionnaire and 8 demographic information questions were used. The data were gathered from Qualtrics. The data were analyzed on Jamovi 1.0.7 and the correlations were computed. As conclusion, a negative correlation was found between self-compassion and eating disorder, a negative correlation between body image satisfaction and eating disorder and a positive correlation between self-compassion and body image satisfaction. In the previous studies, there were congruence results about the correlation between these variables. Keywords: self-compassion, eating disorder, body image satisfaction
Determination of The Relationship Between Self-Compassion, Body Image Satisfaction and Eating Disorder
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Öz-Şefkat, Beden İmajı ve Yeme Bozuklukları Arasındaki İlişki

Günümüzde pozitif psikoloji alanındaki gelişmelerle birlikte öz-şefkat, bireylerin psikolojik iyi oluş hallerini destekleyen kritik bir unsur haline gelmiştir. Öz-şefkat, özellikle beden imajı memnuniyetsizliği ve yeme bozuklukları ile mücadelede koruyucu bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Türkiye'de bu kavramlar arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaların sınırlı olması, bu araştırmanın temel motivasyonunu oluşturmaktadır.

Öz-Şefkat Kavramı ve Temel Bileşenleri

Öz-şefkat, bireyin yaşadığı acı, eksiklik ve kusurları insan olmanın doğal bir parçası olarak görmesi ve kendisine nezaketle yaklaşmasıdır. Kristin Neff (2003) tarafından tanımlanan bu kavram, üç temel bileşenden oluşmaktadır: öz-nezaket (kendine karşı yargısız olma), ortak paylaşım hissi (deneyimlerin insanlığın bir parçası olduğunu kabul etme) ve bilinçli farkındalık (mindfulness). Öz-şefkat, zorlayıcı duygulardan kaçmak yerine onlara şefkatle yaklaşmayı ve başarısızlıkları görmezden gelmeden iyileştirmeyi hedefler.

Beden İmajı: Algısal ve Tutumsal Boyutlar

Beden imajı, bireyin kendi vücudunun dış görünüşüne dair geliştirdiği algı ve tutumların bütünüdür. Bu kavram, bireyin vücut ölçülerini algılayışını ifade eden algısal boyut ve vücuduna yönelik hislerini içeren tutumsal boyut olmak üzere ikiye ayrılır. Özellikle Batı kültürlerinde medya aracılığıyla dayatılan "zayıflık" ve "kaslılık" idealleri, bireylerin bedenlerinden duyduğu memnuniyetsizliği artırarak yeme bozukluklarına zemin hazırlayabilmektedir.

Yeme Bozukluklarının Psikolojik Temelleri

Yeme bozuklukları, genellikle hayati tehlike arz edebilen ve bireyin yaşamını kısıtlayan takıntılı davranışlar olarak tanımlanır. Bu rahatsızlıklar sadece beslenme alışkanlıklarıyla ilgili değil, temelinde derin psikolojik problemler yatan karmaşık durumlardır. Sosyal dışlanma korkusu ve vücut ölçüleri üzerinden kurulan toplumsal baskılar, bireylerin yeme davranışlarını kontrol ederek bir güvenlik alanı oluşturma çabasına girmesine neden olabilir.

Araştırmanın Amacı ve Kullanılan Yöntemler

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye örnekleminde öz-şefkat, beden imajı memnuniyeti ve yeme bozuklukları arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak aşağıdaki ölçekler kullanılmıştır:

  • Öz-Şefkat Ölçeği: 26 maddeden oluşan, 6 alt boyuta sahip ve yetişkinler için uygun bir ölçektir.
  • Yeme Bozukluğu Muayene Anketi (EDE-Q): Kısıtlama, tıkınırcasına yeme ve vücut şekli endişesi gibi 5 alt boyutu ölçer.
  • Beden İmajı Anketi: Bireyin genel görünüşünden ve vücut üyelerinden duyduğu memnuniyeti değerlendirir.
  • Demografik Bilgi Formu: Yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve Vücut Kitle İndeksi (VKİ) verilerini toplar.

Araştırma Bulguları ve Korelasyon Analizi

Yapılan analizler sonucunda değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen temel bulgular aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Değişken 1Değişken 2Korelasyon YönüAnlamlılık (p)
Öz-ŞefkatYeme BozukluğuNegatif (r = -.306)<.001
Öz-ŞefkatBeden İmajı MemnuniyetiPozitif (r = .525)<.001
Beden İmajı MemnuniyetiYeme BozukluğuNegatif (r = -.381)<.001
Öz-ŞefkatYaşPozitif (r = .188).017
Vücut Kitle İndeksi (VKİ)Yeme BozukluğuPozitif (r = .354)<.001

Bulguların Değerlendirilmesi ve Tartışma

Araştırma sonuçları, yüksek öz-şefkat düzeyinin daha yüksek beden imajı memnuniyeti ve daha düşük yeme bozukluğu riski ile ilişkili olduğunu doğrulamaktadır. İlginç bir bulgu olarak, öz-şefkat ve beden imajı memnuniyetinin Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ile doğrudan bir ilişkisi saptanmamıştır. Bu durum, bireyin kilosundan bağımsız olarak kendisine şefkat gösterebileceğini ve bedeniyle barışık olabileceğini göstermektedir. Ayrıca yaş ilerledikçe öz-şefkat düzeyinin arttığı gözlemlenmiştir.

Sınırlılıklar ve Gelecek Çalışmalar İçin Öneriler

Çalışma, 164 katılımcıdan elde edilen verilerle sınırlıdır ve klinik tanısı olmayan bireyler üzerinde yürütülmüştür. Gelecek araştırmaların daha geniş örneklemlerle, kültürel faktörleri ve ebeveyn tutumlarını dahil ederek yapılması önerilmektedir. Ayrıca klinik tanılı ve tanısız gruplar arasındaki farkların incelenmesi, sağlık psikolojisi literatürüne önemli katkılar sağlayacaktır. Sonuç olarak öz-şefkat, Türkiye'deki bireylerin beden algısını iyileştirmede ve yeme bozukluklarını önlemede kritik bir psikolojik kaynak niteliğindedir.

Yazar Hakkında

Psk. Ayşenur Taş

Psk. Ayşenur Taş

Psikolog Ayşenur Taş, Başkent Üniversitesi Psikoloji bölümünü burslu ve ingilizce şekilde okuyup Onur Derecesiyle mezun olmuştur.  "Öz Şefkat, Beden İmaj Memnuniyet ve Yeme Bozukluğu Arasındak İlşkinin Belirlenmesi" başlıklı makalesi, akademik olarak en başarılı makale unvanını alıp yayımlanmış ve çeşitli kongrelerde sunumu yapılmıştır.  Daha sonra yayınladığı "George Floyd Vakasının Önyargı ve Ayrımcılık Açısından İncelenmesi" başlıklı makalesi ise pandemi döneminde akademik camiada ses getirmiştir. Ayşenur Taş, ilerleyen yıllarda Sağlık Psikolojisi ve Sosyal Psikoloji alanında yayınlar yapmaya devam etmiştir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.