Doktorsitesi.com

ÇOCUKLAR İLE ETKİLİ İLETİŞİM

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
30 Kasım 2022170 görüntülenme
Randevu Al
  • İletişim, çocukların kişilik ve zekâ gelişimini destekleyen, benlik saygısını güçlendiren ve dünyayı anlamlandırmalarını sağlayan temel bir mekanizmadır.
  • Çocukla iletişimde göz kontağı kurmak, yaşına uygun bir dil kullanmak ve kişisel sınırlarına saygı göstermek, çocuğun kendini değerli ve güvende hissetmesini sağlar.
  • Sağlıklı iletişim ve güvenli bağlanma ortamında büyüyen bireyler, sorunlarla daha kolay başa çıkabilen ve sosyal becerileri gelişmiş yetişkinlere dönüşürler.
ÇOCUKLAR İLE ETKİLİ İLETİŞİM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarla Etkili İletişim: Gelişimin ve Öğrenmenin Temeli

İletişim, insan yaşamının her anında var olan, sosyal ilişkileri inşa eden ve bilginin paylaşılmasını sağlayan temel bir etkinliktir. Hayatın her alanına sirayet eden bu olgu, aynı zamanda öğrenme davranışımızın da ayrılmaz bir parçasıdır. Bireyler, iletişim yoluyla bilgiyi hem davranışsal hem de sözel boyutta gözlemler ve kendi algı süzgeçlerinden geçirerek içselleştirirler. Bu bağlamda iletişim, bireysel gelişimi ve değişimi doğrudan destekleyen bir mekanizmadır.

Özellikle çocukluk döneminde maruz kalınan iletişim biçimi, bireyin ileri yaşantısında dünyayı algılayış şeklini, duygu dünyasını ve düşünce yapısını temellendirir. Bu nedenle çocukla kurulan bağın niteliği, gelecekteki yetişkinin psikolojik sağlamlığının anahtarıdır.

Aile İçi Etkili İletişimin Çocuğun Kişiliğine Etkileri

İletişim, bir çocuğun kişilik ve zekâ gelişimini destekleyen en kritik gereksinimlerin başında gelir. Çocuk, iletişim sayesinde kendisi ile dış dünya arasında köprüler kurarak hayatı anlamlandırır. Aile içerisinde kurulan etkili iletişim, çocuğun olumlu duygular geliştirmesine katkı sağlarken benlik saygısını da önemli ölçüde güçlendirir.

Aile ortamında sağlıklı iletişim kuran bir çocuk, birey olarak kabul gördüğünü hisseder ve kendini ifade etme becerisi kazanır. Bu durum, çocuğun diğer sosyal ilişkilerindeki tutumunu da doğrudan belirler. Kendisine değer verildiği mesajını alan çocuk, öz değerine inanarak sosyal çevresinde daha yetkin bir duruş sergiler.

Çocukla İletişimde Dikkat Edilmesi Gereken Temel Hususlar

Ailenin çocuğu etkin bir iletişim sürecine dâhil edebilmesi için belirli stratejik noktalara dikkat etmesi gerekmektedir. Uzmanlar tarafından önerilen temel yaklaşımlar şunlardır:

  • Dil ve Beden Dili Uyumu: Çocuğun bilişsel seviyesine uygun sözcükler seçilmeli ve bu sözcükler etkili bir beden diliyle desteklenmelidir.
  • Göz Kontağı ve Mesafe: Konuşma sırasında çocukla aynı seviyede göz kontağı kurmak ve uygun fiziksel mesafeyi korumak güven verir.
  • Koşulsuz Kabul: Çocuğa, varlığına saygı duyulduğu ve her koşulda kabul edildiği hissettirilmelidir.
  • Ses Tonu Kontrolü: Ses tonunun, verilen mesajın içeriğiyle tutarlı ve uyumlu olmasına özen gösterilmelidir.

Yaş Gruplarına Göre İletişim ve Sınır Kavramı

Her gelişim basamağında çocuğun anlayabileceği iletişim dili farklılık gösterir. Çocuğun yaşına uygun ifadelerin seçilmesi, mesajın doğru algılanmasını ve olumlu davranışların pekiştirilmesini sağlar. Bu süreçte çocuğun duyguları asla göz ardı edilmemeli, olduğu gibi kabul edilmelidir.

Çocuğun kendilik değerini desteklemek adına sınırlarına saygı göstermek hayati önem taşır. Bu saygı şu şekillerde somutlaştırılabilir:

Uygulama AlanıSaygı Gösterilmesi Gereken Davranış
Kişisel Alanİzin almadan çocuğun odasına girmemek.
Oyun ZamanıOyun oynadığı sürece müdahaleci davranmamak.
Özel EşyalarOyuncaklarına ve kendine ayırdığı zamana müdahale etmemek.

Sağlıklı Bağlanma ve İletişimin Gelecekteki Rolü

Konuşurken kurulan göz kontağı, çocuğa "Seni dinliyorum, önemsiyorum ve anlamaya çalışıyorum" mesajını iletir. Anlaşıldığını hisseden çocuk, duygu ve düşüncelerini ifade ederken kendini daha rahat hisseder. Ancak, ağızdan çıkan sözler ile beden dili veya ses tonu arasında bir tutarsızlık varsa, çocuk mesajı doğru yorumlayamaz ve yanlış davranış kalıpları geliştirebilir.

Etkili iletişim kurmak, çocukla ebeveyn arasındaki bağlanma stili üzerinde de pozitif sonuçlar doğurur. Sağlıklı bir iletişim ortamında büyüyen bireyler;

  1. Sorunlarla daha kolay başa çıkabilir,
  2. Düşüncelerini her ortamda özgürce ifade edebilir,
  3. Sosyal becerilerini daha yetkin bir şekilde sergileyebilirler.

Hazırlayanlar: Uzm. Klinik Psk. Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Psikoloji Öğrencisi Tuğçe YILDIRIM

Kaynakça: Şahin, S., & Neriman, A. R. A. L. (2012). Aile içi iletişim. Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi, 1(3), 55-66.

Etiketler

Çocukla iletişimEtkili iletişim

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.