Çocukla Nasıl İletişim Kurulur? (Çocuk Psikoloğu Gözüyle Çocuklarla İletişim)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Temelleri
Ebeveynlerin sıkça dile getirdiği "40 kez söyledim anlamadı", "Yapma dedikçe yapıyor" veya "Asla söz dinlemiyor" gibi şikayetler, aslında çocukla kurulan iletişimdeki yöntem hatalarına işaret eder. Çocuk, anne ve babasıyla nasıl iletişim kuruyorsa, dış dünyayla da aynı şekilde bağ kurar. Aile içindeki sorunların çözümü, ancak tarafların duygu ve düşüncelerini birbirlerine doğru bir diyalogla aktarmasıyla mümkündür.
İletişim Nedir ve Bileşenleri Nelerdir?
İletişim sadece kelimelerden ibaret değildir; bir gülümseme, gözyaşı, kaş çatma, kucaklama veya bir tonlama iletişimin bir parçasıdır. Yüzeysel olarak basit görünse de, başarılı bir iletişim süreci dört temel parçadan oluşur:
- Kaynak: İletişimi başlatan ve mesajı aktaran kişidir.
- Mesaj: İletilmek istenen konunun içeriğidir.
- Kanal: Düşüncelerin aktarıldığı araçlardır (ses tonu, kelimeler, beden dili).
- Alıcı: Mesajın iletildiği, dinleyen kişidir.
Davranış Penceresi ve Kabul Çizgisi
Çocukların davranışlarını yorumlarken değer yargılarımızı devreye sokarız. Ancak sağlıklı bir müdahale için davranışları değer yargılarından ayırmak gerekir. Bir davranışı kabul edip etmememiz, o anki duygusal durumumuza bağlıdır. Örneğin; çocuk burnunu karıştırdığında eğer o an gerginseniz bu davranışı kabul edilemez bulup tepki gösterirsiniz; ancak o an başka bir şeye odaklanmışsanız görmezden gelebilirsiniz.
Kabul Çizgisini Değiştiren 3 Önemli Etken
Kabul çizgisi sabit değildir; şu üç etkene göre değişkenlik gösterir:
- Ben (Ebeveyn): Keyifli ve sorunsuz bir gününüzdeyseniz birçok davranışı kolayca kabul edebilirsiniz. Ancak stresliyseniz kabul çizginiz yükselir ve toleransınız azalır.
- Çocuk: Kabul düzeyi çocuğun yaşına ve cinsiyetine göre değişir. 2 yaşındaki bir çocuğun parmağını emmesi kabul edilebilirken, 8 yaşında bu durum kabul edilmeyebilir.
- Çevre: Evde serbest olan bir davranış, misafirlikte çevreye verilen önem nedeniyle kabul edilemez hale gelebilir.
İletişimde Mesajın Gücü ve Dağılımı
Araştırmalar, bir mesajın inandırıcılığında sözel içeriğin etkisinin sanılandan çok daha az olduğunu göstermektedir. Mesajın alıcı üzerindeki etkisi şu oranlarla dağılır:
| İletişim Kanalı | Etki Oranı |
|---|---|
| Sözel Mesaj (Kelimeler) | %7 |
| Ses Tonu | %38 |
| Beden Dili (Sözsüz Mesaj) | %55 |
İletişimde Olumlu ve Olumsuz Mesaj Örnekleri
| Tür | Olumlu Örnekler | Olumsuz Örnekler |
|---|---|---|
| Sözel | "Seni seviyorum", "Nasıl yardım edebilirim?" | "Saçmalama!", "Sen her zaman böylesin!" |
| Ses Tonu | Sevecen, sakin, destekleyici, içten | Alaycı, suçlayıcı, sert, yargılayıcı |
| Sözsüz | Göz teması, gülümseme, onaylama | Çatık kaşlar, uzaklaşma, parmak sallama |
Çocukla İletişimi Engelleyen 12 Hatalı Tutum
Yetişkinlerin %90'ında görülen bu tipik tepkiler, çocuğun iletişimi kesmesine veya savunmaya geçmesine neden olur:
- Emir Verme ve Yönetme: "Yapmak zorundasın" demek, tersini yapmaya davet çıkarır.
- Uyarma ve Tehdit Etme: Korku ve boyun eğme yaratır.
- Ahlak Dersi Verme: İnatlaşmaya ve çocuğun kendi durumunu şiddetle savunmasına yol açar.
- Öğüt Verme ve Çözüm Getirme: Çocuğun kendi sorunlarını çözemeyeceği imasını taşır.
- Mantık Yoluyla İnandırma: Çocuğun kendini yetersiz hissetmesine neden olabilir.
- Yargılama ve Eleştirme: Aptallık ve yanlış değerlendirme anlamı taşır.
- Övme ve Teşhis Koyma: Ailenin beklentilerinin çok yüksek olduğu mesajını verir.
- Ad Takma ve Alay Etme: Çocuğun kendini değersiz hissetmesine yol açar.
- Tahlil Etme: Tehdit edici ve tedirgin edici olabilir.
- Teskin Etme: Çocuğun kendini "anlaşılmamış" hissetmesine neden olur.
- Soruşturma ve İnceleme: Çocuğun yalan söylemesine veya yarım cevaplar vermesine yol açar.
- Konu Değiştirme ve Şaka: Sorunlarla savaşmak yerine kaçmak gerektiği mesajını verir.
Çocuklarla Etkili İletişim Kurmanın Yolları
Çocuğunuzla sağlıklı bir bağ kurmak ve onun kendini anlatmasına yardımcı olmak için şu yöntemleri kullanabilirsiniz:
- Sessizlik: Çocuğa konuşma alanı bırakmak, onun kendini ifade etmesini teşvik eden en güçlü etkendir.
- Duyguların Anlaşılması: "Korkmuş görünüyorsun" gibi ifadeler, çocuğa anlaşıldığı ve değer verildiği hissini verir.
- Kabul Mesajları: Doğru yerde kullanılan beden dili (baş sallama, dokunma, göz teması) şifre çözücü etki yaratır.
- Ben Dilini Kullanmak: "Sen" yerine "Ben" dili kullanmak direnci kırar. Örneğin; "Yerlerin çamur olmasına üzülüyorum" demek, suçlamak yerine duyguyu paylaşmaktır.
Saygılarımla,
Uzman Psikolog Ramazan ŞİMŞEK
Çocuk ve Aile Terapisti




