Çiftler Aynı Konular Üzerinde Neden Defalarca Tartışır?

Çözülmemiş duygusal ihtiyaçlar ve tekrar eden ilişki döngüleri
Birçok çift, ilişkilerinde bazı tartışmaların sanki hiç bitmiyormuş ve bir sona ulaşamıyormuş gibi tekrar ettiğini fark eder. Konular zaman zaman değişir; kimi zaman çocuklar, kimi zaman maddi meseleler, kimi zaman da ailelerle ilgili konular gündeme gelir. Ancak tartışmanın başlığı değişse bile, çoğu zaman “Yine aynı yere geldik” düşüncesi, hakimdir.
Acaba bu tartışmalarda gerçekten aynı konular mı konuşuluyordur, yoksa konuşul(a)mayan bir şey farklı şekillerde kendini mi gösteriyordur?
Görünen tartışmaların altında görülmeye ihtiyacı olan duygusal mesajlar
Tartışmalar çoğu zaman somut bir olayla başlar.
“Beni aramadın.”
“Yine geç kaldın.”
“Annemle konuşma şeklin beni rahatsız etti.”
Bu cümleler davranışlara odaklı görünmekle birlikte, çoğu zaman bu ifadelerin taşıdığı anlam, davranışın çok ötesindedir. “Beni aramadın” demek, kimi zaman önemsenmediğini, akılda tutulmadığını ya da yalnız bırakıldığını hisseden birisinin ifadesi olabilir.
Tekrarlanan tartışma konuları söz konusu olduğunda, sadece davranışlar konuşulduğunda, kimi kere tartışma çözüldü sanılır ama aslında yalnızca ertelenmiş olur. Çünkü o davranışların altında yatan duygular konuşulmamıştır. Bazen hayal kırıklığı, bazen üzüntü, bazen önemsizlik duygusu gibi…Konuşulmayan duygular maalesef ki farklı bir olayla yeniden ortaya çıkar.
Çözülemeyen şey olay değil, duygulardır;
Çiftler genellikle sorunu davranış çerçevesinde “çözme” nin sorunu ortadan kaldıracağını düşünüp buna odaklanabilirler...
“Bir daha geç kalmam.”
“Daha sık ararım.” ya da ,
“Bunu yapmamaya çalışırım.” gibi…
Bu tür çözümler o anı kurtarsa da , duygusal bir karşılık içermediği için kalıcılığı uzun değildir.
Bir taraf için geç kalınması, geçmişte yaşanmış ihmal duygularını harekete geçirirken; diğer taraf için bu durum yalnızca yoğun bir günün doğal sonucu olabilir. Bunlar dile getirilmediğinde taraflar kendilerini anlaşılmamış hisseder ve savunma pozisyonuna geçerler.
Haklı çıkmak mı, anlaşılmak mı?
Tekrar eden tartışmalarda çiftlerin sıkça odaklandıkları konulardan biri, kimin haklı olduğudur. Kim daha çok fedakârlık yaptı, kim daha çok incindi, kim daha fazla çabaladı?… Bu hesaplaşma, kuşkusuz ki ilişkinin duygusal bağını zamanla zayıflatır.
Oysa ilişkilerde onarıcı olan bir ilişkiyi güçlü kılan şey, çoğu zaman haklı çıkmak değil, anlaşılmış hissetmektir.
“Bunu böyle yapman beni yalnız hissettirdi” demekle,
“Sen hep böylesin” demek arasında büyük bir fark vardır. İlki duyguyu görünür kılar ve duygusal bir temas yaratır. İkincisi ise savunmayı tetikler ve çiftler arasında mesafeler yaratır.
Tekrar eden tartışmalar ne anlatmaya çalışır?
Konular değişse bile sürekli tekrar eden tartışmaların yaşanıyor olması çoğu zaman
Beni duy, beni gör, benimle temas et…demenin bir yolu gibidir.
Bu nedenle tekrar eden çatışmaları sadece bir problem olarak ele almak yerine, bunu karşı tarafa bir mesaj verilmeye çalışıldığı anlar olarak görebiliriz belki de…
Ne zaman destek almak anlamlı olur?
Bazı çiftler tekrar eden tartışmaların ilişkilerine verdiği zararı fark edebilirler. Bazı çiftler ise farkındalık geliştiremeyip benzer noktalarda tıkanıp kalabilirler. Eğer ki tartışmalar hep aynı noktada kilitleniyorsa ve duygusal mesafe giderek artıyorsa, profesyonel destek almak sağlıklı bir adım olacaktır. Tabii ki her iki tarafın da üzerine düşeni yapması, sorumluluk alması koşulu ile…




