Doktorsitesi.com

Çiftler Aynı Konular Üzerinde Neden Defalarca Tartışır?

Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel
Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel
25 Ocak 2026186 görüntülenme
Randevu Al
Siz de evliliğinizde/ ilişkinizde sürekli aynı konular hakkında mı tartışıyorsunuz?
Çiftler Aynı Konular Üzerinde Neden Defalarca Tartışır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Kısır Döngü: Neden Hep Aynı Şeyleri Tartışıyoruz?

Birçok çift, ilişkilerinde bazı tartışmaların sanki hiç bitmiyormuş ve bir sonuca ulaşamıyormuş gibi tekrar ettiğini fark eder. Tartışma konuları zaman zaman çocuklar, maddi meseleler veya ailelerle ilgili durumlar olarak değişebilir. Ancak başlık ne olursa olsun, taraflar arasında genellikle "yine aynı yere geldik" düşüncesi hakimdir. Bu durum, tartışmalarda gerçekten aynı konuların mı konuşulduğu, yoksa ifade edilemeyen bazı duyguların farklı şekillerde mi tezahür ettiği sorusunu akıllara getirmektedir.

Görünen Tartışmaların Altındaki Duygusal Mesajlar

Tartışmalar çoğu zaman somut bir olay tetikleyicisiyle başlar. "Beni aramadın", "Yine geç kaldın" veya "Annemle konuşma şeklin beni rahatsız etti" gibi cümleler, ilk bakışta sadece davranışlara odaklı görünür. Oysa bu ifadelerin taşıdığı anlam, genellikle davranışın çok ötesindedir.

Örneğin, "Beni aramadın" serzenişi; kişinin kendisini önemsenmediği, akılda tutulmadığı veya yalnız bırakıldığı şeklinde hissetmesinin bir dışavurumu olabilir. Tekrarlanan tartışmalarda sadece davranışlar üzerinden bir çözüm arandığında, sorun çözülmüş gibi görünse de aslında yalnızca ertelenmiş olur. Çünkü bu davranışların altında yatan hayal kırıklığı, üzüntü veya önemsizlik gibi duygular henüz konuşulmamıştır.

Çözülemeyen Şey Olaylar Değil, Duygulardır

Çiftler genellikle sorunu davranış çerçevesinde çözmenin yeterli olacağını düşünerek şu tarz vaatlerde bulunabilirler:

  • "Bir daha geç kalmam."
  • "Seni daha sık ararım."
  • "Bunu yapmamaya çalışırım."

Bu tür yaklaşımlar anı kurtarsa da duygusal bir karşılık içermediği için kalıcılığı uzun sürmez. Bir taraf için geç kalınması geçmişteki ihmal duygularını tetiklerken, diğer taraf için bu durum sadece yoğun bir günün doğal sonucu olabilir. Bu derin farklar dile getirilmediğinde, taraflar kendilerini anlaşılmamış hisseder ve savunma pozisyonuna geçerler.

Haklı Çıkmak mı, Anlaşılmak mı?

Tekrar eden tartışmalarda çiftlerin en sık düştüğü hata, kimin haklı olduğuna odaklanmaktır. Kimin daha çok fedakarlık yaptığı veya kimin daha fazla incindiği üzerine yapılan hesaplaşmalar, ilişkinin duygusal bağını zamanla zayıflatır. İlişkilerde onarıcı olan temel unsur haklı çıkmak değil, anlaşılmış hissetmektir.

İletişim BiçimiYarattığı EtkiSonuç
"Bunu yapman beni yalnız hissettirdi."Duyguyu görünür kılar.Duygusal temas ve yakınlık sağlar.
"Sen hep böylesin!"Savunma mekanizmasını tetikler.Çiftler arasında mesafe yaratır.

Tekrar Eden Tartışmalar Ne Anlatmaya Çalışır?

Konular değişse bile sürekli tekrar eden çatışmalar, aslında birer yardım çağrısı niteliğindedir. Bu döngüler çoğu zaman "Beni duy, beni gör, benimle temas et" demenin dolaylı bir yoludur. Bu nedenle, tekrar eden çatışmaları sadece bir problem olarak görmek yerine, karşı tarafa verilmeye çalışılan duygusal bir mesaj olarak değerlendirmek gerekir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Bazı çiftler bu döngülerin ilişkiye verdiği zararı erken fark edebilirken, bazıları benzer noktalarda tıkanıp kalabilir. Eğer tartışmalar hep aynı noktada kilitleniyorsa ve duygusal mesafe giderek artıyorsa, profesyonel destek almak sağlıklı bir adım olacaktır. Bu sürecin başarıya ulaşması için her iki tarafın da üzerine düşeni yapması ve sorumluluk alması temel koşuldur.

Etiketler

Aile içi problemlerAile ve evlilikAile içi çatışmaAile danışmanlığıEvlilikte çiftlerin kavga etmesiEvlilikte tartışmaSürekli tartışma

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel

Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel

Psikoloji Lisans programında öğrenim görüyor olmak ile birlikte, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Tez konusu olarak "Bipolar Bozukluk tanısı almış bireylerle, Sağlıklı bireylerin Bilişsel esneklik ve Evlilik Uyumu açısından karşılaştırılması" konusunu çalışmıştır. Klinik psikoloji stajını Konya Numune hastanesinde, Uzman Doktor Psikiyatrist Hüdaverdi DERMAN eşliğinde gerçekleştirmiştir. Merkezinde konuk ettiği Danışanlar ile yaptığı çalışmalarda , daha çok Duygu Odaklı Danışmanlık ve Şema Danışmanlığı yöntemlerini kullanmaktadır. Evlilik hazırlıkları yapan çiftlerle, ya da boşanma sürecindeki ailelerle de uygun danışmanlık yöntemleri ile çalışmalarını sürdürmektedir.

Mesleki yaşantısı boyunca;
Necmettin ERBAKAN Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi hocalarından Aile Danışmanlığı eğitimi,
Prof.Dr. Murad ATMACA'dan Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi,
Prof.Dr. Cebrail KISA'dan Duygu Odaklı Çift Terapisi, Kayıp ve Yas terapisi eğitimi, Boşanma terapisi eğitimi,
Prof.Dr. Sema YEŞİLYURT'tan Cinsel Terapi eğitimi,
Doç.Dr. Aylin DEMİRLİ YILDIZ'dan Şematerapi eğitimi,
Uzman Doktor Psikiyatrist Cem KEÇE'den 12 aylık Psikoterapi eğitimi, Cinsel Terapi eğitimi, Kayıp ve Yas terapisi eğitimi,
Uzman Doktor Psikiyatrist Fatma COŞAR'dan Sistemik Evlilik Terapisi, Bilişsel Davranışçı Evlilik Terapisi, Duygu Odaklı Çift Terapisi eğitimlerini,
Klinik Psikolog Suzanne LEVY'den Bağlanma Temelli Aile Terapisi (BTAT) eğitimini ve son olarak ta ;
2023 yılı Haziran ayında DBE, (Davranış Bilimleri Enstitüsü)'nden EMDR 1.düzey eğitimini almıştır.

Özel Terapimed Aile Danışma Merkezi; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı bir kurum olmakla birlikte tamamen Özel bir merkez statüsündedir. Ahmet YÜKSEL; Özel Terapimed Aile Danışma Merkezinde 2013 yılından beri hizmet vermektedir.
Merkezde, Konya valiliği Ücret tespit komisyonunun belirlediği ücretler üzerinden danışmanlık hizmeti verilmektedir. Ücret tespit komisyonu her yılın Aralık ayı sonunda toplanarak taban ve tavan fiyat listesi oluşturmakta ve bu konuda halkımızın yararı ön planda tutulmaktadır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.