Doktorsitesi.com

Evlilikte ve Romantik İlişkilerde Sözel Şiddet

Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel
Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel
2 Şubat 202695 görüntülenme
Randevu Al
Romantik ilişkiler sevgi, yakınlık, tutku, bağlılık, paylaşım gibi unsurlar üzerine kurulur; üzerine sağlıklı bir iletişim dilinin eklenmesi de bu ilişkinin geleceği hakkında ipuçlarına sahip olmamıza yardımcı olur. Çünkü iletişimin şekli bir ilişkiyi daha da güçlendirebileceği gibi aynı zamanda zayıflamasına da yol açabilir. Sözel şiddet son yıllarda artık neredeyse Fiziksel şiddet kadar dile getirilen bir problem başlığı olarak görünmektedir. Tekrarlanan incitici sözler, alaycı ifadeler, küçümseyici ve imalı söylemler bir ilişkinin ahengini yavaş yavaş bozabilir.
Evlilikte ve Romantik İlişkilerde Sözel Şiddet
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Romantik İlişkilerde İletişimin Gücü ve Sözel Şiddet

Romantik ilişkiler; sevgi, yakınlık, tutku, bağlılık ve paylaşım gibi temel unsurlar üzerine inşa edilir. Bu yapının üzerine inşa edilen sağlıklı iletişim dili, ilişkinin geleceği ve sürdürülebilirliği hakkında kritik ipuçları sunar. İletişim şekli, bir ilişkiyi daha dayanıklı hale getirebileceği gibi, yanlış dinamikler ilişkinin zayıflamasına da yol açabilir. Son yıllarda sözel şiddet, en az fiziksel şiddet kadar sık dile getirilen ve dikkat edilmesi gereken bir problem başlığı haline gelmiştir.

Sözel Şiddet Nedir ve Nasıl Tanımlanır?

Çiftler arasındaki her fikir ayrılığı veya tartışma sözel şiddet olarak tanımlanmaz. Fikir ayrılıkları, anlık öfke patlamaları veya yüksek sesle yapılan konuşmalar tek başına şiddet unsuru sayılmamaktadır. Sözel şiddeti belirleyen temel kriterler; davranışın sürekliliği, arkasındaki niyet ve yarattığı etkidir.

Sözel şiddetin en belirgin göstergeleri şunlardır:

  • Sürekli hale gelen eleştiri ve aşağılama.
  • Karşı tarafın duygularının küçümsenmesi.
  • Tekrarlanan incitici sözler ve alaycı ifadeler.
  • İmalı söylemlerle kişinin huzurunun bozulması.

Sözel Şiddetin Gizli ve Açık Biçimleri

Sözel şiddet bazen doğrudan hakaret yoluyla açıkça ortaya çıkarken, bazen de oldukça "ince" ve manipülatif bir şekilde ilerler. Sürekli dalga geçmek, partnerin fikirlerini önemsememek veya konuşma sırasında göz devirmek bu gizli şiddet türlerine örnektir. Özellikle iğneleyici mizah kullanıp ardından "şaka yaptım" diyerek durumu geçiştirmek, maruz kalan kişi için oldukça yıpratıcıdır. Bu durum, mağdurun kendi algılarından şüphe etmesine ve "acaba abartıyor muyum?" sorusuyla baş başa kalmasına neden olur.

Sözel Şiddetin Psikolojik Etkileri

Sürekli olarak sözel eleştiriye maruz kalan bireylerde zamanla ciddi psikolojik değişimler gözlemlenir. Kişi, kendi yetkinliklerinden ve değerinden şüphe etmeye başlayarak özgüven kaybı yaşayabilir. Bu süreçte dış dünyaya karşı kayıtsızlık, yoğun bir savunma mekanizması geliştirme veya tam tersine tamamen sessizleşme görülebilir. Bazı bireyler ise yaşadıkları incinmişliği gizlemek adına mizaha sığınabilir veya partnerinden duygusal olarak uzaklaşmayı tercih edebilir.

Sözel Şiddet TürüBelirgin Özellikleri
Doğrudan ŞiddetHakaret, küfür ve açık aşağılama.
Pasif ŞiddetBilinçli suskunluk, yok sayma, iletişimi kesme.
Manipülatif Şiddetİğneleyici şakalar, küçümseyici jestler (göz devirme vb.).

İlişkilerde Şiddet Döngüsü Nasıl Oluşur?

Bir ilişkide sözel şiddet çoğunlukla tek taraflı başlasa da, zaman içerisinde karşılıklı bir savunma diline dönüşme eğilimi gösterir. Şiddete maruz kalan taraf, kendini koruma içgüdüsüyle sertleşebilir; bu sertleşme ise yeni gerilimleri ve kırılma noktalarını tetikler. Sonuç olarak ilişki, çözüm odaklı bir paylaşımdan uzaklaşarak sonu gelmeyen bir haklı çıkma mücadelesine evrilir.

Sağlıklı Sınırlar ve İletişim Becerileri

Sağlıklı bir ilişkide tartışmak mümkündür; asıl önemli olan, yıkıcı olmadan duygu ve düşünceleri ifade edebilmektir. Sınır koyma becerisi gelişmiş bireyler, sözel şiddetle daha az karşılaşır ve bu duruma karşı sağlıklı tepkiler verebilirler. Ancak toplumda sınır koyma kavramı, kültürel alışkanlıklar nedeniyle sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır.

Sınır koymanın önündeki engeller ve yanlış algılar şunlardır:

  • Fedakarlığın Yüceltilmesi: Kişinin kendi ihtiyaçlarını dile getirmesinin engellenmesi.
  • Korku Faktörü: Reddedilme veya karşı tarafı kırma korkusunun sınırları belirsizleştirmesi.
  • Sınır ve Duvar Karışıklığı: İletişimi tamamen kesmek (duvar örmek) ile kişisel alan tanımlamanın (sınır koymak) aynı sanılması.

Aslında sınır koymak, partnerden uzaklaşmak değil; ilişkinin içerisinde karşılıklı saygı ve denge alanı oluşturma çabasıdır.

İlişkide Onarım ve İyileşme Süreci

Sözel şiddetin yarattığı hasarları onarmak ve ilişkinin yönünü değiştirmek mümkündür. Bu noktada özür dilemek, farkındalık geliştirmek ve iletişim tarzını kökten gözden geçirmek büyük önem taşır. Süreçte hedeflenen kusursuzluk değil, hataları telafi etme isteğidir. İlişkilerin kalitesini belirleyen temel unsur, sorun yaşandığında çiftlerin nasıl toparlandıkları ve bu toparlanma sürecindeki samimiyetleridir.

Etiketler

Aile içi problemlerAile ve evlilikKadın erkek ilişkileriAile içi çatışmaAile danışmanlığıİkili ilişkilerde öfkeSözel saldırganlıkSözel şiddet

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel

Aile Danışmanı Ahmet Emin Yüksel

Psikoloji Lisans programında öğrenim görüyor olmak ile birlikte, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Tez konusu olarak "Bipolar Bozukluk tanısı almış bireylerle, Sağlıklı bireylerin Bilişsel esneklik ve Evlilik Uyumu açısından karşılaştırılması" konusunu çalışmıştır. Klinik psikoloji stajını Konya Numune hastanesinde, Uzman Doktor Psikiyatrist Hüdaverdi DERMAN eşliğinde gerçekleştirmiştir. Merkezinde konuk ettiği Danışanlar ile yaptığı çalışmalarda , daha çok Duygu Odaklı Danışmanlık ve Şema Danışmanlığı yöntemlerini kullanmaktadır. Evlilik hazırlıkları yapan çiftlerle, ya da boşanma sürecindeki ailelerle de uygun danışmanlık yöntemleri ile çalışmalarını sürdürmektedir.

Mesleki yaşantısı boyunca;
Necmettin ERBAKAN Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi hocalarından Aile Danışmanlığı eğitimi,
Prof.Dr. Murad ATMACA'dan Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi,
Prof.Dr. Cebrail KISA'dan Duygu Odaklı Çift Terapisi, Kayıp ve Yas terapisi eğitimi, Boşanma terapisi eğitimi,
Prof.Dr. Sema YEŞİLYURT'tan Cinsel Terapi eğitimi,
Doç.Dr. Aylin DEMİRLİ YILDIZ'dan Şematerapi eğitimi,
Uzman Doktor Psikiyatrist Cem KEÇE'den 12 aylık Psikoterapi eğitimi, Cinsel Terapi eğitimi, Kayıp ve Yas terapisi eğitimi,
Uzman Doktor Psikiyatrist Fatma COŞAR'dan Sistemik Evlilik Terapisi, Bilişsel Davranışçı Evlilik Terapisi, Duygu Odaklı Çift Terapisi eğitimlerini,
Klinik Psikolog Suzanne LEVY'den Bağlanma Temelli Aile Terapisi (BTAT) eğitimini ve son olarak ta ;
2023 yılı Haziran ayında DBE, (Davranış Bilimleri Enstitüsü)'nden EMDR 1.düzey eğitimini almıştır.

Özel Terapimed Aile Danışma Merkezi; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı bir kurum olmakla birlikte tamamen Özel bir merkez statüsündedir. Ahmet YÜKSEL; Özel Terapimed Aile Danışma Merkezinde 2013 yılından beri hizmet vermektedir.
Merkezde, Konya valiliği Ücret tespit komisyonunun belirlediği ücretler üzerinden danışmanlık hizmeti verilmektedir. Ücret tespit komisyonu her yılın Aralık ayı sonunda toplanarak taban ve tavan fiyat listesi oluşturmakta ve bu konuda halkımızın yararı ön planda tutulmaktadır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.