ÇENENİZ KADERİNİZDİR

ÇENENİZ KADERİNİZDİR...
Yaşadığımız bir çok problemin, dargınlıkların, küskünlüklerin, hayal kırıklıklarının sebebinin, susmamız gereken yerde susmayı, ya da en azından doğru kelimeleri, ses tonunu ve beden dilini seçmeyi beceremeyişimizden kaynaklandığını düşünmüş müydünüz hiç? Deyimler ve Atasözleri sözlüğünde, kendisi ile ilgili en çok veri bulunan uzuvlarımızdan birisidir çenemiz. “Çenesi düşük”, “Çene yarışı”, “Çenesini açtırmamak”, “Çene patlatmak”, “Çene yormak”, “Çene yarıştırmak”, “Çenesini bıçak açmamak”, “Çenesini tutmak”... bunlar sadece bir kaçı. Aslında bu deyimler ve atasözlerinin hepsi mecazi olarak göndermede bulunan unsurlardır. Çünkü tarih boyunca yaşanan irili ufaklı hemen hemen her problemin ardında, birilerinin “çenesini tutamaması” yatmaktadır aslında.
Biz psikologların öfke kontrolü terapisinde, ilk olarak değindiğimiz 2 ana başlıktan bir tanesi fiziki şiddet eğilimi ve ağzımızdan çıkacak olan kelimelerin oto kontrolüdür. Çünkü her ikisi de eşit derecede kırıcı ve yıkıcıdır. Hatta bana soracak olursanız, karşınızdaki kişiyi bir bıçak darbesi yerine, kelimelerinizle çok daha derinden yaralayabilirsiniz. İşte o yüzden ağzınızdan çıkanı kulağınızın, çıkmadan önce duyması çok önemlidir.
İnsanın ağzından çıkacak olan kelimeleri ölçüp, tartması en büyük erdemlerden birisidir. Çünkü karşınızdaki insanlar, size ne kadar yakın olsalar, sizi ne kadar çok severlerse sevsinler, geri dönüşü olmayan söylemlerinizle onları kalıcı bir biçimde incitmeniz ya da kaybetmeniz işten bile değildir. Çünkü unutmayın ki, çevrenizdeki tüm insanların bir sabrı ve dayanma gücü vardır. İşte bu yüzden, bardağı taşıran şeyin, bazen tek bir kelime olabileceğini unutmadan konuşun onlarla.
Kırık bir kalp, kırılmış bir vazoya benzer. Bir daha onarılması çok zordur ve büyük bir tahribat bırakır. Belki parçalar tekrar yapıştırılır ancak, vazo artık asla o eski vazo olmayacaktır. Sağlıklı günler dileklerimle...


