Boşanmış Ebeveynler ve Çocukları: Ayrılık Ebeveynler Arasında Olur, Çocuk İçin Değil

Çocuklar boşanmayı yetişkinler gibi anlamlandırmaz. Onlar için mesele hukuki bir süreç değil; güvenlik ve bağlılık meselesidir. Anne-babanın birbirinden ayrılması, çocuğun zihninde bazen “beni de bırakırlar mı?” korkusunu tetikleyebilir. Boşanmanın kendisi her zaman travmatik değildir. Travmatik olan, sürecin nası yönetildiğidir.
Çocuğun Yaşına Göre Tepkiler
Boşanma süreci çocuğun gelişim dönemine göre farklı şekillerde yaşanır. Okul öncesi dönemde çocuklar ayrılığı somut düşünür. Anne ve babanın tekrar bir araya geleceğine dair hayaller kurabilirler. Ayrıca ayrılığı kendi davranışlarına bağlama eğiliminde olabilirler: “Yaramazlık yaptım, o yüzden ayrıldılar.”
Okul çağında çocuklar daha fazla soru sorar. Taraf tutma baskısını daha yoğun hissedebilirler. Öfke, içine kapanma ya da akademik düşüş görülebilir. Ergenlik döneminde ise ayrılık, kimlik gelişimiyle iç içe geçer. Ergen bazen bir ebeveynle aşırı yakınlaşıp diğerine mesafe koyabilir. İlişkilere dair güven temaları daha hassas hâle
gelebilir. Ancak unutulmamalıdır ki her çocuk farklıdır. Tepkiler sadece yaşa değil, ebeveynlerin tutumuna ve çatışma düzeyine bağlıdır.
Çocuk İçin Asıl Zor Olan Nedir?
Araştırmalar ve klinik gözlemler şunu gösterir: Çocuklar için en yıpratıcı olan şey boşanmanın kendisi değil; ebeveynler arası bitmeyen çatışmadır.
Sürekli kötülenen bir ebeveyn, çocuğun iç dünyasında parçalanma yaratır. Çünkü çocuk her iki ebeveynin de parçasıdır. Birini değersizleştirmek, çocuğun kendi kimliğinin bir bölümünü değersizleştirmek anlamına gelir.
Ayrıca çocuğu aracı yapmak — mesaj taşıyıcı, sırdaş ya da taraf belirleyici konuma sokmak — onun gelişimsel sınırlarını aşan bir yük bindirir. Çocuk ebeveynin duygusal boşluğunu doldurmak zorunda kalmamalıdır.
Sağlıklı Bir Ayrılık Mümkün mü?
Evet. Ayrılık sağlıklı yönetildiğinde çocuk için yıkıcı olmak zorunda değildir. Bunun için bazı temel ilkeler vardır:
• Çocuğa yaşına uygun, dürüst ama sade bir açıklama yapmak
• Ayrılığın onun suçu olmadığını net biçimde ifade etmek
• Rutinleri mümkün olduğunca korumak
• Ebeveynler arası çatışmayı çocuğun önünde yaşamamak
• Diğer ebeveynle ilişkiyi desteklemek
Çocuk için en güven verici şey, iki ev olsa bile iki ebeveyninin de onun yanında olduğunu hissetmektir.
Çocuğun Duygularına Alan Açmak
Boşanma sürecinde çocuk yalnızca üzülmez. Öfkelenebilir, rahatlayabilir, kafa karışıklığı yaşayabilir. Bazen bir ebeveyne kızıp diğerine daha fazla bağlanabilir. Bu duyguların hepsi
normaldir. Ebeveynin görevi, bu duyguları düzeltmek değil; taşımaya yardımcı olmaktır. “Böyle hissetmen normal” cümlesi çoğu zaman en güçlü destektir.Çocuk bazen konuşmak istemeyebilir. Bu da bir baş etme biçimidir. Zorlamak yerine hazır olduğunda konuşabileceğini hissettirmek daha sağlıklıdır.
Ebeveynin Kendi Duygusal Süreci
Boşanma yalnızca çocuk için değil, ebeveyn için de zor bir geçiştir. Ancak ebeveynin kendi öfkesi, hayal kırıklığı ya da kırgınlığı çocuğun alanına taşındığında roller karışır. Çocuğun psikolojik sağlığı için en koruyucu faktörlerden biri, ebeveynin kendi duygusal regülasyonudur. Gerekirse ebeveynin destek alması, çocuğa verilebilecek en güçlü
dolaylı destektir. Çocuk, güçlü görünen ebeveyne değil; duygularını yönetebilen ebeveyne ihtiyaç duyar.
Boşanma bir son olabilir ama ebeveynlik bitmez. Çocuk için mesele aile yapısının değişmesi değil; güven duygusunun korunup korunmadığıdır. İki ev arasında büyüyen bir çocuk, eğer duygusal olarak iki ebeveyne de temas edebiliyorsa, içsel bütünlüğünü koruyabilir.
HAZIRLAYAN
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz
Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu

