Doktorsitesi.com

Binge Eating Disorder (Tıkanırcasına Yeme): Bedeni Değil Zihni Doyurmak

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
31 Aralık 2025126 görüntülenme
Randevu Al
Açlık hissi olmadığı hâlde durdurulamayan bir yeme davranışının temel amacı çoğu zaman doymak değildir. Bu davranış, yüzleşilemeyen bir duygudan ya da bir anıdan kaçma çabasıyla ilişkilidir. Yüzleşmek yerine zihni susturmak için yiyeceklere yönelmek ve tıkanırcasına yemek yeme davranışı, psikoloji literatüründe binge eating disorder, yani Türkçe adıyla tıkanırcasına yeme bozukluğu olarak tanımlanır.
Binge Eating Disorder (Tıkanırcasına Yeme): Bedeni Değil Zihni Doyurmak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yeme Bozukluklarının Temelinde Yatan Duygusal Faktörler

Yapılan bilimsel çalışmalar, yeme bozukluklarının temelinde genellikle bireyin yüzleşmekten kaçındığı derin duygusal durumların yer aldığını göstermektedir. Beynin en hızlı dopamin salgılama yöntemlerinden biri olan yemek yeme eylemi, zorlayıcı hisleri bastırmak için kullanılan işlevsel bir araç haline gelir. Özellikle tıkanırcasına yeme davranışında temel amaç bedensel doygunluk değildir; bu nedenle birey doyma hissini genellikle oldukça geç fark eder.

Binge Eating: Kontrol Kaybı mı, Duygusal Temas Eksikliği mi?

Binge eating (tıkanırcasına yeme) davranışı, literatürde sıklıkla bir kontrol kaybı olarak nitelendirilse de bu tanımlama tek başına yeterli değildir. Bu süreçte asıl kaybedilen unsur, bireyin kendi duygularıyla kurduğu sağlıklı temastır. Yemek; geçici bir süreliğine yalnızlık, utanç, sıkıntı, travma veya tanımlanamayan bir huzursuzluğu maskeleme görevi üstlenir. Kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da bu etki kalıcı olmadığı için davranış bir döngü halinde tekrarlanır.

Zihinsel Düzenleme Mekanizması Olarak Yemek

Zaman içerisinde yemek yeme eylemi, basit bir rahatlama aracından öteye geçerek karmaşık bir zihinsel düzenleme mekanizmasına dönüşür. Özellikle olumsuz duygular yoğunlaştığında, zihin otomatik olarak yeme davranışını devreye sokar. Birey; boşluk duygusu, içsel huzursuzluk veya yalnızlık hissettiğinde bu boşluğu yemekle doldurmaya çalışır. Bu süreçte beden, duyguyla yüzleşmek yerine onu bastırmayı öğrenir.

Kısırdöngü: Suçluluk Duygusu ve İrade Yanılgısı

Zihinde hatalı şekilde kurgulanan bu düzenleme mekanizması, bir süre sonra yoğun bir suçluluk duygusunu beraberinde getirir. Ortaya çıkan suçluluk hissi yeni bir duygusal yük oluşturur ve bu durum bireyi tekrar yeme davranışına iten bir döngüyü başlatır. Bu noktada temel sorun bir irade eksikliği değildir. Asıl problem, duygularla kurulan ilişkinin kısıtlı ve tek bir baş etme yoluna indirgenmiş olmasıdır.

Duygusal Yeme Döngüsünün Bileşenleri

  • Tetikleyici: Yalnızlık, travma, utanç veya huzursuzluk gibi olumsuz duygular.
  • Eylem: Duyguyu bastırmak amacıyla kontrolsüz yemek yeme.
  • Sonuç: Kısa süreli rahatlama ve ardından gelen yoğun suçluluk hissi.
  • Döngü: Suçluluk duygusunun yarattığı stresle yeniden yeme davranışına yönelme.
KavramAçıklama
Dopamin EtkisiYemek yemenin beyinde yarattığı hızlı haz ve rahatlama hissi.
Duygusal TemasBireyin hissettiği duyguyla yüzleşme ve onu anlamlandırma süreci.
Baş Etme YoluZorlayıcı durumlarla mücadele etmek için geliştirilen yöntemler.

Hazırlayan:
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Stajyer Psk. Dilara Merve Aydın

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.