Doktorsitesi.com

Yeni Nesil: ALFA KUŞAĞI

Klinik Psikolog Büşra İygün Sarsılmaz
Klinik Psikolog Büşra İygün Sarsılmaz
4 Nisan 2019114 görüntülenme
Randevu Al
Yeni Nesil: ALFA KUŞAĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Alfa Kuşağı Nedir? Yeni Neslin Tanımı ve Özellikleri

X, Y ve Z kuşaklarının ardından gelen, 2010 yılı ve sonrasında doğan bireyler Alfa kuşağı olarak adlandırılmaktadır. Bu nesil, teknolojinin tam kalbine doğan ilk jenerasyon olma özelliğini taşırken, ebeveynlik yaklaşımlarındaki değişimlerle birlikte şekillenmektedir. Günümüzde birçok ebeveyn, çocuk yetiştirme süreçlerini sosyal medya fenomenlerinden öğrenmeye çalışırken; sınırların belirsizleştiği ve her istenileni yapmanın özgürlük olarak algılandığı bir disiplin anlayışı ön plana çıkmaktadır.

Alfa Kuşağının Dijital Yaşamı ve Sosyal Etkileri

Teknoloji ile iç içe büyüyen ve vaktinin büyük bir kısmını bilişim araçlarıyla geçiren Alfa kuşağı çocukları, belirli karakteristik özellikler sergilemektedir. Bu çocukların gelişim süreçlerinde gözlemlenen temel değişimler şunlardır:

  • Yalnızlıktan hoşlanma ve bireysel vakit geçirme eğilimi,
  • Sosyalleşme konusunda düşük kaygı düzeyi,
  • Aşırı hareketlilik ve dikkat sürelerinde değişim,
  • Empati kurma yeteneğinde zayıflama.

Sanal ve Gerçek Dünya Arasındaki Çizgi

Bilişim araçlarıyla bebeklik döneminde tanışan bu nesil için sanal dünya ile gerçek dünya arasındaki algı giderek bozulmaktadır. Arkadaşlık ilişkileri, alışveriş alışkanlıkları, öğrenme ve okuma gibi temel yaşam becerileri tamamen çevrimiçi platformlara taşınmaktadır. Bu durum, çocukların ebeveynlerinden ve akrabalarından uzaklaşarak yalıtılmış bir yaşam sürmelerine neden olmaktadır.

Teknoloji Çağında İletişim ve Gelecek Beklentileri

Alfa neslini sakinleştirebilen en güçlü unsurun ekran olduğu bir gerçektir. İnsanlarla kurulan bağın yerini ekranla kurulan bağın alması, bu neslin gelecekteki iletişim becerilerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle yüz yüze iletişimde yaşanacak yetersizlikler; bireylerin yalnızlaşmasına, evlilik veya çocuk sahibi olma gibi konularda kendilerini geri plana çekmelerine yol açabilir. Ancak madalyonun diğer yüzünde, teknolojiyle bu denli iç içe olmaları onları girişimcilik konusunda önceki nesillerden çok daha ileriye taşıyacaktır.

Ebeveynler İçin Çözüm Önerileri ve Sınır Koyma Stratejileri

Teknolojinin hızla geliştiği bu çağda, çocukları dijital dünyadan tamamen uzak tutmak veya katı yasaklar koymak kalıcı bir çözüm sunmamaktadır. Ebeveynlerin bu süreçte izlemesi gereken stratejik adımlar şunlardır:

Eylem AlanıUygulanacak Yöntem
Kendi KullanımınızÖnce kendi teknoloji kullanım kalitenizi inceleyin; örneğin yemekte video izletmeyin.
Sınır BelirlemeYasak koymak yerine net sınırlar çizin; sınır koymak çocuğun temel ihtiyacıdır.
Sosyal AktiviteÇocukları ekrandan uzaklaştıracak sosyal etkinliklere yönlendirin.
Rol Model OlmaKitap okuma alışkanlığı kazandırmak için önce siz model olun.
Demokratik Tutumİletişimde demokratik bir yaklaşım sergileyin ve çocuğunuzu dinleyin.

Aile İçi İletişimi Güçlendirmek

Ev içerisinde düzenli aile toplantıları yapmak, sağlıklı bir gelişim için kritiktir. Bu toplantılarda kendi fikirlerinizi net bir şekilde ifade ederken, çocuğunuzun düşüncelerine de değer vererek onu aktif bir şekilde dinlemelisiniz. Unutulmamalıdır ki; alışkanlıkların büyük bir kısmı 0-6 yaş döneminde kazanılır. Bu kritik dönemde "nasıl olsa anlamaz" veya "unutur" denilen her şey, çocuğun zihnine kalıcı olarak kodlanmaktadır.

Etiketler

PsikolojikÇocuk gelişimiEbeveynÇocuk yetiştirmePsikolojik stresPsikolojik danışmanlıkEbeveyn davranışlarıEbeveyn olmakÇocuk psiikolojisiÇocuk psilokojik gelişimiÇocuk psikolojisi genelÇocuk psikolojik danışmanlıkYeni nesilleri anlamakÇocuk psikolojisi ve oyunÇocuk psikolojiYeni nesil çocuklarÇocuk psikolojisi danışmanlığı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Büşra İygün Sarsılmaz

Klinik Psikolog Büşra İygün Sarsılmaz

Büşra İYGÜN SARSILMAZ 1988 İstanbul doğumludur. Lisans eğitiminde Yeditepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünü onur derecesiyle tamamladıktan sonra Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde “Ebeveynlerdeki Mükemmelliyetçi Tutumun Sınav Kaygısına Etkisi” konulu çalışmasıyla yüksek lisansını tamamladı.Mezuniyet sonrası, Prof. Dr. Mehmet Sungur’dan ‘’Bilişsel Davranışçı Terapi’’ (teorik),  Prof. Dr. Cengiz Güleç ve Psikoterapist & Yazar Cem Keçe’ den  ‘’Evlilik ve Çift Terapisi’’ve “Cinsel Terapi”eğitimlerini tamamlamış olup ‘’Bütüncül Psikodinamik Psikoterapi’’eğitimine devam etmektedir. Ayrıca Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) kurucu başkanı Uzm. Klinik Psikolog Emre Konuk’tan EMDR(Eye Movement Desensitization Reprocessing / Göz Hareketleri Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) 1. Düzey eğitimleri aldı.Bireysel, evlilik ve çift, cinsel terapilerinde psikodinamik, bilişsel davranışçı, çözüm odaklı, EMDR yaklaşımlarını temel almaktadır.MMPI, Standford Binet Zeka Testi, Gessell Gelişim Figürleri Testi,Porteus Labirentleri Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, SCL-90R, TYT testlerinin uygulayıcısıdır.Mesleki platformda; Türk PDR Derneği, EMDR Derneği ve CİSED (Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği) üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.