Doktorsitesi.com

Beyin tümörleri kimlerde daha çok görülür?

Prof. Dr. Orhan Şen
Prof. Dr. Orhan Şen
23 Şubat 201512729 görüntülenme
Randevu Al
Beyin tümörleri kimlerde daha çok görülür?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Beyin Tümörü Risk Faktörleri ve Oluşum Nedenleri

Beyin tümörlerinin kesin olarak nasıl oluştuğu ve neden bazı bireylerde gelişirken diğerlerinde gelişmediği sorusu günümüzde henüz tam olarak yanıtlanabilmiş değildir. Ancak yapılan kapsamlı araştırmalar, belirli özelliklere sahip kişilerin bu hastalık açısından daha yüksek risk altında olduğunu göstermektedir. Risk faktörlerinin varlığı, o kişinin hastalığa %100 yakalanacağı anlamına gelmediği gibi, bilinen hiçbir risk faktörü taşımayan kişilerde de beyin kanseri görülebilmektedir.

Demografik Risk Faktörleri: Cinsiyet, Irk ve Yaş

Beyin tümörlerinin görülme sıklığı, bireylerin demografik özelliklerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu faktörler şu şekilde kategorize edilebilir:

  • Cinsiyet: Genel istatistiklere göre beyin tümörleri erkeklerde daha sık görülmektedir. Ancak, bir tür beyin zarı tümörü olan menenjiomlar kadınlarda daha yüksek oranda tespit edilmektedir.
  • Irk: Diğer tüm ırklarla kıyaslandığında, beyin tümörlerinin beyaz ırkta görülme sıklığı daha fazladır.
  • Yaş: Beyin tümörleri çoğunlukla 70 yaşın üzerindeki bireylerde görülür. Bununla birlikte, çocukluk çağında en sık rastlanan ikinci tümör tipidir. Özellikle 8 yaşın altındaki çocuklar, daha büyük çocuklara oranla daha yüksek risk grubundadır.

Radyasyon Maruziyeti ve Bağışıklık Sistemi

Çevresel ve tıbbi faktörler arasında en çok dikkat çeken unsurların başında radyasyon gelmektedir.

Radyasyona maruz kalmak, bilinen en güçlü risk faktörlerinden biridir. Diğer kanser türlerinin veya beyin tümörlerinin tedavisi için kafaya uygulanan radyoterapi, risk oluşturmasına rağmen tedavi edici faydası daha ön planda olduğu için kullanılmaya devam edilmektedir. Bu noktada, radyoterapinin fayda yerine zarar vermemesi için tanının doğruluğundan emin olunmalı ve tümörün yerleşimi göz önünde bulundurularak hassas bir tedavi planı yapılmalıdır.

Bağışıklık sistemi bozuklukları olan bireylerde ise beyinde lenfoma riski artmaktadır. Lenfoma, hastalıklarla savaşan beyaz kan hücrelerinde (lenfositler) oluşur. Merkezi sinir sistemi, vücudun diğer bölgelerine göre lenfomaya en sık rastlanan bölgedir. Bu bağışıklık sorunları doğuştan gelebileceği gibi, farklı kanser tedavilerinin bir yan etkisi olarak da ortaya çıkabilir.

Genetik Yatkınlık ve Aile Geçmişi

Beyin kanserinde aile geçmişi nadiren de olsa önemli bir rol oynamaktadır. Ailesinde glioma öyküsü olan kişilerde bu hastalığın gelişme olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle, ailesinde beyin tümörü öyküsü bulunan genç yaştaki bireylerde görülen şüpheli yakınmalar, uzmanlar tarafından daha titizlikle incelenmeli ve gerekli tetkikler hızla yapılmalıdır. Genel bir gözlem olarak, ailesel faktörlere dayalı tümör tanısı alan hastaların genellikle daha genç yaşta olduğu görülmektedir.

Mesleki Riskler ve Kimyasal Maddeler

Belirli iş kollarında çalışan ve bazı kimyasal maddelere yoğun şekilde maruz kalan kişilerde risk artışı gözlemlenmiştir. Aşağıdaki tabloda riskli maddeler ve ilgili alanlar özetlenmiştir:

Maruz Kalınan Maddeİlgili Meslek / SektörRisk Altındaki Grup
RadyasyonNükleer SanayiNükleer tesis çalışanları
FormaldehitPatolojiPatologlar ve laboratuvar çalışanları
Vinil KloridPlastik ÜretimiPlastik sanayi çalışanları
AkrilonitrilTekstil ve PlastikTekstil ve plastik sanayi çalışanları

Diğer Olası Faktörler ve Devam Eden Araştırmalar

Elektromanyetik alanlar ve belirli virüs enfeksiyonlarına maruz kalmak, beyin tümörü gelişiminde olası risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir. Ancak bilim dünyası, bu faktörlerin doğrudan beyin tümörüne yol açtığına dair henüz yeterli ve kesin delil elde edememiştir. Bu nedenle, söz konusu risk faktörleri üzerindeki bilimsel araştırmalar günümüzde halen devam etmektedir.

Etiketler

Beyin tümörü belirtileriBeyin tümörü tedavisiBeyin tümörü ameliyatıBeyin tümörü ameliyatı ve riskleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Orhan Şen

Prof. Dr. Orhan Şen

Prof. Dr. Orhan ŞEN, 18 Haziran 1969 tarihinde Adana'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerini Adana'da tamamlamıştır. Tıp eğitimini 1992 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1995 yılında Sağlık Bakanlığı Ankara Hastanesi Nöroşirurji kliniğinde ihtisas eğitimine başlamış ve 2000 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı’nda ihtisasını tamamlamıştır. Daha sonra Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Adana Hastanesi'nde görev yaparken 2007 yılında Nöroşirurji (Beyin,Sinir ve Omurilik Cerrahisi)  Doçenti unvanı almıştır. 2013 yılında ise Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği bölümüne  Profesör Doktor olarak atanmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.