Doktorsitesi.com

“Benim Ailemde Böyleydi”: Ebeveynlikte Otomatik Davranışlar

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
19 Ocak 202615 görüntülenme
Randevu Al
Birçok ebeveyn, çocuğuyla yaşadığı zor anlardan sonra kendini şu cümleyi kurarken bulur: “Benim ailemde de böyleydi.” Bu ifade çoğu zaman bir savunma ya da gerekçe değil, şaşkınlıkla fark edilen bir tekrarın ifadesidir. Kişi, bilinçli olarak kaçınmak istediği davranışları sergilerken bulabilir kendini.
“Benim Ailemde Böyleydi”: Ebeveynlikte Otomatik Davranışlar

Ebeveynlik, yalnızca öğrenilen bilgilerle değil; büyük ölçüde içselleştirilmiş deneyimlerle
şekillenir. Kişi çocuk sahibi olduğunda, kendi çocukluğunda tanık olduğu ilişki biçimleri,
disiplin anlayışı ve duygusal tepkiler farkında olmadan devreye girer. Bu tepkiler çoğu zaman
bilinçli bir tercih değil, otomatik bir yanıttır.
Otomatik davranışlar genellikle stres anlarında ortaya çıkar. Çocuk ağladığında, sınırları
zorladığında ya da ebeveyni zorlayan bir duygu tetiklendiğinde, kişi düşünmeden tepki verir.
Bu tepkiler, geçmişte “normal”, “doğru” ya da “alışıldık” olarak deneyimlenen ebeveynlik
modellerinin bugüne taşınmış hâlidir.
Burada önemli olan nokta şudur: Kişi, kendi ailesinde gördüğü her şeyi onayladığı için tekrar
etmez. Aksine, çoğu zaman tam tersini yapmaya niyetlidir. Ancak çocuklukta öğrenilen
duygusal dil, kriz anlarında bilinçli niyetlerin önüne geçebilir. Bu nedenle otomatik
davranışlar, kişinin değerleriyle çelişse bile ortaya çıkabilir.
Bazı ebeveynler duyguları bastırarak büyütülmüştür; bu nedenle çocuğun yoğun duygularıyla
karşılaştığında ne yapacağını bilemez. Bazıları otoriter bir ortamda yetişmiştir; sınır koyarken
sertleşebilir. Bazıları ise aşırı koruyucu bir ailede büyümüştür; çocuğun zorlanmasına
tahammül etmekte zorlanabilir. Tüm bu tepkiler, geçmişte öğrenilmiş ilişki kalıplarının
bugünkü yansımalarıdır.
“Benim ailemde böyleydi” cümlesi, çoğu zaman farkındalığın başladığı yerdir. Kişi bu noktada
bir durup şunu sorabilir: Bu davranış gerçekten çocuğuma mı ait, yoksa benim geçmişim mi
devreye girdi? Bu soruyu sorabilmek, otomatikliğin kırılmasında kritik bir adımdır.
Ebeveynlikte otomatik davranışlar fark edildiğinde, amaç geçmişi suçlamak ya da
ebeveynleri yargılamak değildir. Aksine, kişinin kendi deneyimlerini anlaması ve bugünkü
ebeveynliğini daha bilinçli bir zemine taşımasıdır. Çünkü fark edilmeyen her kalıp, tekrar
etmeye devam eder.
Terapi sürecinde bu otomatik tepkiler ele alındığında, ebeveyn çoğu zaman kendi
çocukluğuyla temas eder. Kendi ihtiyaçlarının nasıl karşılandığını, hangi duygularına alan
açıldığını ya da hangilerinin bastırıldığını fark eder. Bu farkındalık, ebeveynin çocuğuyla
kurduğu ilişkiyi dönüştürme potansiyeli taşır.
Bilinçli ebeveynlik, hatasız olmak değil; otomatikliği fark edebilme becerisidir. Kişi her
seferinde farklı davranamayabilir, ancak fark ettiği anda durabilme ve ilişkiyi onarabilme
kapasitesi geliştirebilir. Bu da çocuğa, mükemmel değil insani bir ebeveynlik modeli sunar.
Ebeveynlikte değişim, “ben böyleyim” demekle değil; “bunu nereden öğrendim?” sorusuyla
başlar. Otomatik davranışlar fark edildikçe, kişi kendi ebeveynliğini geçmişin tekrarı olmaktan
çıkarıp bugünün ihtiyaçlarına uygun bir ilişkiye dönüştürebilir.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.