Doktorsitesi.com

BELİRSİZLİĞE TAHAMMÜLSÜZLÜK VE İNSAN

Uzm. Psk. Melike Türkan Taşyüz
Uzm. Psk. Melike Türkan Taşyüz
18 Temmuz 2024124 görüntülenme
Randevu Al
Belirsizliğe Tahammülsüzlük ve Bilişsel Davranışçı Terapi
BELİRSİZLİĞE TAHAMMÜLSÜZLÜK VE İNSAN
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bilişsel Tamamlanma İhtiyacı Nedir?

Bilişsel tamamlanma ihtiyacı, davranışsal nörobilimcilerin son dönemde üzerinde titizlikle durduğu temel kavramlardan biridir. Literatürde bu kavram, bireyin herhangi bir konuda belirsizlik yaşamak yerine kesin bilgi edinme ve hızlıca karar verme isteği olarak tanımlanır. De Backer ve Crowson (2008), bilişsel tamamlanma ihtiyacını; bireyin karmaşık ve belirsiz bilgilerle karşılaştığında bu bilgiyi basitleştirme ve belirsizlikten kaçınma güdüsü olarak ifade etmektedir.

İnsan zihni, yeni bir durumla karşılaştığında bu durumu bilişsel sisteminde bir neticeye ulaştırma eğilimindedir. Eğer bir sonuç elde edilemezse, birey bu durumdan ciddi bir rahatsızlık duyar. Bu süreçte bireyler; yeni bilgiyi sorgulamadan kabul etme, mevcut şemalarına göre dönüştürme veya bilgiyi tamamen reddetme gibi farklı savunma mekanizmaları geliştirebilirler.

Günlük Bilgibilim (Epistemoloji) Kuramı ve Bilişsel Süreçler

Kruglanski ve Ajzen (1983) tarafından geliştirilen Günlük Bilgibilim (Epistemoloji) Kuramı, bireylerin günlük yaşamda bilgiyi nasıl yapılandırdıklarını bilişsel-güdüsel bir perspektifle açıklar. Bu kurama göre bilişsel tamamlanma, iki uçlu bir süreçtir. Birey, içinde bulunduğu duruma göre ya çok güçlü bir tamamlanma ihtiyacı hisseder ya da bu durumdan kaçınmayı tercih eder.

Bireylerin bu süreçteki tutumu, genellikle bir kâr-zarar hesabı neticesinde şekillenir. Tamamlanma ihtiyacının sağladığı avantajlar ve beraberinde getirdiği riskler şu şekilde tablolaştırılabilir:

SüreçKazanımlar ve Riskler
Tamamlanmanın YararlarıHızlı aksiyon alma yeteneği ve eylemle bağlantılı kazanımların elde edilmesi.
Tamamlanmanın ZararlarıYüksek bilişsel enerji harcanması, yargı hatası riski ve seçeneklerin kısıtlanması.

Belirsizliğe Tahammülsüzlük ve Psikolojik Rahatsızlıklar

Belirsizliğe tahammül edemeyen bireylerde bilişsel tamamlanma ihtiyacının yüksek olması beklenir. Belirsizliğe tahammülsüzlük ile bilişsel tamamlanma ihtiyacı arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır. Bu ilişkinin temelinde, her iki durumun da bireyde kaygı, endişe, anksiyete ve korku gibi olumsuz duyguları tetiklemesi yatar.

Tamamlanma ihtiyacı yüksek olan bireyler, toplumsal aidiyet duygusuna daha fazla önem verir ve mevcut düzenin korunmasını arzularlar. Ancak travmatik olaylar bu sürekliliği bozduğunda, tamamlanma ihtiyacı şiddetlenir. Özellikle Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ile tamamlanma ihtiyacı arasında doğrudan bir bağ vardır. OKB tanısı alan bireylerde belirsizlik, durumun tehlikeli olabileceğine dair yanlış inançlar nedeniyle katlanılamaz bir hal alır.

Zeigarnik Etkisi ve Medyadaki Yansımaları

Gestalt ekolünde yer alan Zeigarnik Etkisi, bilişsel tamamlanma ihtiyacı ile paralellik gösterir. Bluma Zeigarnik (1927), insanların yarım kalan işleri, tamamlanmış olanlara göre çok daha net hatırladığını savunur. Bu durum günlük hayatta; ödenmemiş hesapların, yarım kalan aşkların veya bitmemiş tatillerin zihni daha fazla meşgul etmesiyle örneklenebilir.

Bu psikolojik fenomen, medya ve reklamcılık sektöründe stratejik bir araç olarak kullanılmaktadır:

  • Dizilerin en heyecanlı yerinde sonlandırılması (cliffhanger).
  • Reklamlarda hikayenin tamamlanmadan bırakılması.
  • İzleyicide merak uyandırarak bilişsel tamamlanma ihtiyacının artırılması ve reytinglerin yükseltilmesi.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Endişe Yönetimi

Klinik psikolojide ruminasyon, geçmişe yönelik "neden benim başıma geldi?" şeklindeki bilişsel geviş getirmeleri ifade ederken; endişe, geleceğe yönelik benzer bir süreci tanımlar. Belirsizliğe tahammülsüzlük, özellikle Yaygın Anksiyete Bozukluğu tablosunda belirginleşir. Birey, belirsizliğin yarattığı gerilim yerine olumsuz da olsa net bir sonucu tercih etme eğilimindedir.

Endişe Türleri: Tip 1 ve Tip 2

Endişe kavramı bilişsel süreçlerde iki ana başlıkta incelenir:

  1. Tip 1 Endişe: Günlük yaşam olayları (sağlık, iş, aile) hakkında duyulan kaygılar.
  2. Tip 2 Endişe: Endişenin kendisi hakkında duyulan endişe (Örn: "Endişelenmeyi durduramıyorum, bu beni ele geçirecek").

Bilişsel Davranışçı Terapi seanslarında öncelikli hedef Tip 2 endişe ile çalışmaktır. Düşünce yapısını düzenlemek, duygu ve davranışı temelden değiştirmek için kritiktir.

Terapötik Müdahaleler ve Teknikler

Terapide temel odak noktası, belirsizliği gidermekten ziyade belirsizliğe olan toleransı artırmaktır. Bu süreçte kullanılan etkili yöntemler şunlardır:

  • Nefes Egzersizleri: Parasempatik sistemi devreye sokarak sakinleşmeyi sağlar.
  • Progresif Kas Gevşetme: Vücuttaki fiziksel gerilimi azaltır.
  • Mindfulness (Beden Tarama): Anlık farkındalığı artırarak evham seviyesini düşürür.
  • Hiyerarşik Basamaklandırma: Zorlanılan durumların listelenerek adım adım üzerine gidilmesi, hedeflerin ulaşılabilir algılanmasını sağlar.

CGU / Uzm. Psk. Melike Türkan TAŞYÜZ

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Melike Türkan Taşyüz

Uzm. Psk. Melike Türkan Taşyüz

Uzm. Psk. Melike Türkan Taşyüz, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Üsküdar Üniversitesi'nde Psikoloji ve Çocuk Gelişimi lisans programlarını başarı ile tamamlayarak psikolog olmuştur. Yüksek lisansını Üsküdar Üniversitesi Nörobilim Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. Tez konusu "14-18 Yaş Arası Kız Çocuklarında Travma Sonrası Stres Bozuklukları İle Bilişsel Esneklik Kavramının Nörobilimsel Yaklaşımla İncelenmesi"dir. Arapça olarakta terapi hizmeti vermektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.