Doktorsitesi.com

Aşırı Düşünme: Beynin Hiç susmamasının Psikolojik Nedenleri

Psk. Şafak Kaan Karaman
Psk. Şafak Kaan Karaman
21 Aralık 202574 görüntülenme
Randevu Al
Aşırı düşünme, kontrol ihtiyacının ve kaygının zihindeki yansımasıdır. Susmayan beyin genellikle güvende hissetmediğinin sinyalini verir.
Aşırı Düşünme: Beynin Hiç susmamasının Psikolojik Nedenleri

Aşırı düşünme, kişinin zihninin durmaksızın çalışması ve aynı düşünceler etrafında dönüp durmasıyla karakterizedir. Geçmişte söylenen bir cümle, gelecekte yaşanabilecek olası bir senaryo ya da henüz gerçekleşmemiş bir ihtimal, zihinde tekrar tekrar ele alınır. Kişi düşünmekten yorulduğunu söyler ama düşünmeyi durduramaz.

 

Bu durum çoğu zaman “fazla düşünmek benim yapımda var” şeklinde normalleştirilir. Oysa aşırı düşünme bir kişilik özelliğinden çok, kaygı temelli bir baş etme biçimidir. Zihin, kontrol edemediği belirsizliklerle baş edebilmek için düşünmeyi bir araç olarak kullanır. Ne kadar çok düşünürse, o kadar hazırlıklı olacağını zanneder.

 

Aşırı düşünmenin temelinde kontrol ihtiyacı yatar. Belirsizlik, insan zihni için tehdit edicidir. Özellikle geçmişte güvensizlik, eleştirilme ya da ani kayıplar yaşamış bireylerde beyin, “her ihtimali düşünmeliyim” moduna geçer. Bu durum başlangıçta koruyucu gibi görünse de zamanla zihinsel yorgunluğa ve kaygı artışına neden olur.

 

Mükemmeliyetçilik de aşırı düşünmeyi besleyen önemli bir faktördür. Hata yapma toleransı düşük olan bireyler, en küçük ayrıntıyı bile defalarca zihninde tartar. “Acaba yanlış mı anlaşıldım?”, “Ya kötü bir şey olursa?” gibi sorular zihnin merkezine yerleşir. Bu da kişinin anda kalmasını zorlaştırır.

 

Aşırı düşünme yalnızca zihinsel değil, bedensel belirtilerle de kendini gösterir. Uykuya dalmakta zorlanma, kas gerginliği, baş ağrıları ve sürekli yorgunluk sık görülür. Çünkü beyin, dinlenme moduna geçemez. Gece bile olası senaryolar üretmeye devam eder.

 

Önemli bir nokta da şudur: Aşırı düşünen kişiler genellikle çok duyarlı ve sorumluluk sahibidir. Ancak bu özellikler sınırlandırılmadığında kişi kendine zarar verir hale gelir. Zihin sürekli geleceği kontrol etmeye çalışırken, mevcut an kaçırılır.

 

Aşırı düşünmeyle baş etmenin ilk adımı, bunun bir “problem çözme” değil, kaygı döngüsü olduğunu fark etmektir. Düşüncelerle mücadele etmek yerine onları gözlemlemek, zihni yavaşlatmanın temel yollarından biridir. Profesyonel destek, bu döngünün kırılmasında oldukça etkilidir.

Etiketler

Kaygı bozukluğuUyuyamamaZihinsel yorgunluk#overthinkingAşırı Düşünmekontrol ihtiyacı

Yazar Hakkında

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psikolog Şafak Kaan Karaman, Kocaeli’de hizmet veren bir psikolog olarak yetişkin ve ergen danışmanlığı alanlarında çalışmaktadır. Lisans eğitimini Psikoloji bölümünde tamamlamış olup, kaygı bozuklukları, panik atak, depresyon, travma sonrası stres, ilişkisel sorunlar ve duygu düzenleme güçlükleri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.