Doktorsitesi.com

Ameliyat Sonrası Oluşabilecek Yeme Bozuklukları

Op. Dr. Erol Vural
Op. Dr. Erol Vural
17 Aralık 2015178 görüntülenme
Randevu Al
  • Anoreksiya Nevrosa, bireyin beden algısının bozulmasıyla karakterize, aşırı kilo kaybına rağmen kişinin kendisini kilolu hissettiği ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir psikolojik yeme bozukluğudur.
  • Hastalık sanılanın aksine iştah kaybından ziyade yemekle saplantılı bir uğraş içerir; obezite cerrahisi sonrası yaşanan kilo alma korkusu gibi psikolojik baskılar bu durumu tetikleyebilir.
  • Tedavi süreci; hatalı düşünce kalıplarını değiştirmeyi amaçlayan bilişsel-davranışçı terapi, aile desteği ve özgüven çalışmalarını kapsayan multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.
Ameliyat Sonrası Oluşabilecek Yeme Bozuklukları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anoreksiya Nevrosa Nedir? Beden İmgesi ve Psikolojik Etkenler

Anoreksiya Nevrosa, bireyin beden imgesinin ciddi şekilde bozulması sonucunda, aynaya baktığında kendisini olduğundan çok daha kilolu görmesiyle karakterize bir yeme bozukluğudur. Bu durumdaki bireyler, vücutlarına girebilecek her türlü besini reddetme eğilimi gösterirler. Bu radikal kısıtlama sonucunda ise ani ve aşırı kilo kayıpları meydana gelmektedir.

Hastalığın dikkat çekici yanı, bireyin bu tehlikeli kilo kayıplarından memnuniyet duyması ve herhangi bir rahatsızlık hissetmemesidir. Bu memnuniyet hali, yememe davranışının bir döngü şeklinde devam etmesine neden olur. Kelime kökenine bakıldığında Anoreksiya "iştah kaybı" anlamına gelirken, Nevrosa terimi bu durumun altındaki emosyonel (duygusal) nedenleri temsil etmektedir.

Hastalığın Paradoksu: İştah Kaybı mı, Yemek Takıntısı mı?

Anoreksiya Nevrosa, isminin çağrıştırdığı "iştah kaybı" tanımının aksine, aslında tam tersi belirtilerle seyreden bir handikapa sahiptir. Birçok hasta aslında yemeğe karşı iştahını tamamen kaybetmez; aksine sürekli bir yemekle ilgilenme hali içerisindedir. Kendi yememesine rağmen sürekli yemek tarifleri okumak veya aile üyelerine özenle yemek hazırlamak gibi davranışlar sergilerler.

Yemek yemeyi ısrarla reddeden birey, gelişen aşırı kilo kaybı nedeniyle hayati risk altına girmektedir. Unutulmamalıdır ki Anoreksiya Nevrosa, ruhsal rahatsızlıklar içerisinde ölümle sonuçlanabilecek nadir hastalıklardan biridir.

Obezite Cerrahisi ve Anoreksiya Nevrosa İlişkisi

Obezite cerrahisinin temel amacı, midenin küçültülmesiyle porsiyonların azalmasını sağlamak ve günlük kalori miktarını düşürerek kilo kaybını gerçekleştirmektir. Ancak bu mekanizma, bireyin düşük besleyici değerli fakat yüksek kalorili içecekler, tatlılar ve yağlı gıdalar tüketmesine engel değildir.

Cerrahi müdahale öncesinde yapılan uyarılar, bazı bireylerde kaygı düzeyinin artmasına neden olabilir. "Emeklerim boşa gider mi?" veya "Kilolarımı geri alır mıyım?" şeklindeki takıntılı düşünceler, ameliyat sonrası süreçte birleştiğinde bireyde travmatik bir etki yaratabilir. Bu psikolojik baskı, maalesef anoreksiyanın tetiklenmesine zemin hazırlayabilmektedir.

Anoreksiya Nevrosa Belirtileri Nelerdir?

Anoreksiya hastaları genellikle hayatlarını tamamen kilo vermeye odaklarlar. Bu süreçte gözlemlenen temel belirtiler şunlardır:

  • Fiziksel Durum: Normal veya sağlıklı kabul edilen sınırların çok altında bir zayıflığa sahip olmak.
  • Korku ve Reddetme: Kilo almaktan aşırı derecede korkmak ve normal kiloda kalmayı reddetmek.
  • Algı Bozukluğu: Çok zayıf olmalarına rağmen kendilerini kilolu olarak tanımlamak.
  • Saplantılı Davranışlar: Yemek, kilo ve diyet konularında takıntılı hale gelmek.
  • Aşırı Kısıtlama: Tüketilen yiyecek miktarını hayati tehlike oluşturacak düzeyde sınırlamak.
  • Kompansatuar Davranışlar: Kilo alımını engellemek için hasta olsalar dahi ağır egzersiz yapmak, kusmak, laksatif (müshil) veya idrar söktürücü kullanmak.

Yakınlarınızda Anoreksiya Şüphesi: Dikkat Edilmesi Gereken 12 Madde

Eğer bir yakınınızın (özellikle obezite cerrahisi sonrası) bu hastalığa yakalandığından şüpheleniyorsanız, aşağıdaki belirtileri dikkatle gözlemlemelisiniz:

Belirti KategorisiGözlemlenen Davranışlar
Beden İmajıVücut aşırı incelse de sürekli şişman olduğunu iddia etmek.
Giyim TarzıKilo kaybını gizlemek için kalın giyinmek ve sürekli üşüdüğünü söylemek.
Sosyal DurumArkadaş çevresinden ve sosyal faaliyetlerden uzaklaşarak neşesizleşmek.
Yeme AlışkanlığıYemekle değil çatal bıçakla meşgul olmak, çiğnemeyi aşırı uzatmak.
Egzersiz TakıntısıKalori yakmayı saplantı haline getirmek, otururken bile ayakları hareket ettirmek.
GizlilikYemekleri başkalarından gizlemek için odasında veya yalnız yemek.
Fizyolojik DeğişimKadınlarda aşırı kilo kaybına bağlı olarak adetten kesilme.
Cilt ve Saç SağlığıTen renginin soluklaşması ve saçların cansızlaşması.
İlaç SuistimaliKilo kaybını hızlandırmak için gereksiz yere müshil kullanımı.
Cilt YapısıIsı kaybına karşı vücudun korunma önlemi olarak cildin fazla yumuşaması.
Mide RahatsızlığıUzun süreli açlık ve kusmaya bağlı şiddetli mide ağrıları.
Zihinsel OdakYemek tariflerine ve yiyeceklere karşı aşırı, saplantılı bir ilgi.

Tedavi Süreci ve İyileşme

Anoreksiya Nevrosa tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım benimsenmektedir. Bu süreçte temel olarak şu yöntemler uygulanır:

  1. Bilişsel-Davranışçı Terapi: Yeme ile ilgili hatalı düşünce tarzının değiştirilmesi hedeflenir.
  2. Aile ve Grup Terapisi: Sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmek için kullanılır.
  3. Özgüven Çalışmaları: Bireyin kendine güven duyması ve duygularını rahatça ifade edebilmesi sağlanır.

Önemli Not: Tedavi süreci uzun ve yorucu olabilir; bu nedenle bireyin sürece zihinsel olarak hazırlanması kritik önem taşır. Bazı hastalıkların çözümü emek, sabır ve istemekten geçmektedir. Tedavi esnasında unutulmaması gereken en temel nokta budur.

Etiketler

Ameliyat sonrasıDiabetDiabet belirtileriAmeliyat sonrası beslenmeDiabet tip 2Diabet hastalığıObezitede beslenme düzeni ve egzersizObezite tedavisi nedirObezite nedirObezite sebepleri nelerdirObezite sebepleri ve sonuçlarıObeziteAmeliyat sonrası oluşabilecek yeme bozuklukları

Yazar Hakkında

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural, 1974 yılında Kırşehir'de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Kırşehir Cacabey İlköğretim Okulu'nda tamamlayan Dr. Vural lise eğitimini ise Ankara Aydınlıkevler İnönü Anadolu Lisesi' nde aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.