Doktorsitesi.com

"Ama Sen De..." Tuzağı: Evliliğiniz Bir Mahkeme Salonuna Mı Dönüştü?

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
26 Mart 2026100 görüntülenme
Randevu Al
Eşinize bir kırgınlığınızı dile getirdiğinizde anında "Ama sen de geçen gün bunu yapmıştın!" cevabını mı alıyorsunuz? Evliliği haklı çıkma savaşına çeviren 'Savunmacılık' (Defensiveness) tuzağından ve suçlama tenisinden kurtulmanın yolları.
"Ama Sen De..." Tuzağı: Evliliğiniz Bir Mahkeme Salonuna Mı Dönüştü?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Savunmacılık: Bitmek Bilmeyen Suçlama Tenisi

İlişkilerde sıkça karşılaşılan ve adeta bir "suçlama tenisine" dönüşen savunmacılık (defensiveness), sağlıklı iletişimin önündeki en büyük engellerden biridir. Örneğin, eşiniz akşam yemeğine haber vermeden geç kaldığında hissettiğiniz kaygı ve öfkeyi dile getirdiğinizde, aldığınız yanıt çözüm odaklı olmalıdır. Sağlıklı bir iletişimde beklenen cevap, hatanın kabul edilip özür dilenmesidir; ancak savunmacı bir tutumda konu anında sizin geçmişteki bir hatanıza kaydırılır.

Bu tür durumlarda asıl sorun olan "haber vermeme" konusu bir anda buharlaşır ve partneriniz karşı saldırıya geçerek mazeret üretmeye başlar. Psikolojide bu durum, partnerin şikayetini duymamak için anında savunmaya geçmesi olarak tanımlanır. Savunmacılık, iletişimi bir çözüm arayışından çıkarıp karşılıklı bir suçlama döngüsüne hapseder.

Mutlu Olmak mı, Haklı Çıkmak mı?

Ünlü ilişki uzmanı Dr. John Gottman, savunmacılığı boşanmayı %90 oranında doğru tahmin eden "Mahşerin Dört Atlısı" listesindeki en yıkıcı davranışlardan biri olarak tanımlar. Eşiniz "Ama sen de..." ile başlayan bir cümle kurduğunda, aslında sizin duygularınızdan ziyade kendi haklılığına odaklandığını gösterir. Bu tutum, evliliği bir yuva olmaktan çıkarıp bir mahkeme salonuna dönüştürür.

Savunmaya geçen kişi, tartışmadan "kötü adam" olarak çıkmamak adına geçmişteki dosyaları açmaya başlar. Bir süre sonra taraflar tartışmanın asıl nedenini unutur ve geriye sadece ağır bir duygusal enkaz kalır. Ortada çözülmesi gereken bir sorun varken, odağın kimin daha suçlu olduğuna kayması ilişkinin temellerini sarsar.

Zırhları Çıkarmak: Sorumluluk Almanın İyileştirici Gücü

Savunmacılık, aslında içsel bir yetersizlik hissinin ve eleştirilme korkusunun dışa vurumudur. Bu zehirli süreci bitirmenin tek yolu, savunma raketini elden bırakmaktır. İlişkinizi daha sağlıklı bir zemine oturtmak için şu stratejileri uygulayabilirsiniz:

  • "Ama" Kelimesini Sözlüğünüzden Çıkarın: Eşiniz bir sorunla geldiğinde cümleye "Ama" veya "Haklısın fakat..." diyerek başlamayın. Bu kelimelerden önce söylenenlerin zihnimizde bir karşılığı yoktur; bunlar sadece mazeretlerin kılıfıdır.
  • Problemin %1’ini Bile Olsa Sahiplenin: Şikayetin tamamına katılmasanız bile, kendi payınıza düşen küçük kıvılcımın sorumluluğunu alın.
  • "Biz" Soruna Karşı: Partnerinizi bir düşman olarak görmeyi bırakın. Sorunu "Sen vs. Ben" ekseninden çıkarıp, "Biz vs. Sorun" eksenine taşıyın.

İletişim Dilini Dönüştürme Rehberi

Aşağıdaki tablo, savunmacı yaklaşım ile sorumluluk alan yaklaşım arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koymaktadır:

DurumSavunmacı Tepki (Hatalı)Sorumluluk Alan Tepki (Doğru)
Evin Dağınık Olması"Ben mi dağıttım? Asıl sen dün bardakları masada bıraktın!""Evet, montumu koltuğa bıraktığım için haklısın. Beraber toplayalım mı?"
Geç Kalma Sorunu"İşim başımdan aşkın, bir de sana laf mı yetiştireceğim?""Çok haklısın, haber vermeyi unuttum, özür dilerim."

Sonuç: Silahsız Cesaret

Kusursuz bir eş olmaya çalışmak evliliği kurtarmaya yetmez. İlişkiyi asıl kurtaran şey, hata yapıldığında zırhları kuşanıp kılıç çekmek yerine; silahsız bir şekilde "Evet, burada seni kırdım, bunu nasıl düzeltebiliriz?" diyebilme cesaretidir. Unutmayın ki siz bir mahkeme salonunda karşı karşıya gelen iki avukat değil, aynı çatının altında hayatı paylaşan iki yol arkadaşısınız.

Etiketler

Ankara psikologİhsan Onur KızılkanSavunmacılıkmahşerin dört atlısıçift terapisiiletişim sorunlarıevlilik çatışmalarıilişki sorunlarısuçlama psikolojisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.