Doktorsitesi.com

Aile İşlevselliğini Bozan Üçgenleşme Kavramı Hakkında Derleme

Psk. Ahmet Sönmez
Psk. Ahmet Sönmez
17 Şubat 2021123 görüntülenme
Randevu Al
Aile İşlevselliğini Bozan Üçgenleşme Kavramı Hakkında Derleme
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile Sistemleri Kuramı ve Bowen’ın Öncü Çalışmaları

Aile sistemleri kuramı, Murray Bowen tarafından geliştirilmiş olup aile sistemi ile alt sistemler arasındaki ayrımı net bir şekilde ortaya koyan ve geniş kabul görmüş bir yaklaşımdır. Bir psikiyatrist olan Bowen, aile terapisi alanında pek çok yenilikçi çalışmaya öncülük etmiştir. Bu çalışmaların en dikkat çekicilerinden biri, şizofreni hastalarını tüm aile üyeleriyle birlikte kliniğe yatırarak gerçekleştirdiği aile grup terapisi uygulamasıdır. Ayrıca Bowen, kendi öz ailesinden ayrışma ve farklılaşma sürecini analiz ederek kuramına kişisel bir derinlik kazandırmıştır.

Minuchin ve Yapısal Aile Sistemleri

Salvador Minuchin, aile yapılarını işlevsellik düzeylerine göre sağlıklı ve sağlıksız aile olarak iki ana kategoride tanımlamıştır. Aile bireylerinin ilişkilerini düzenleyen kurallar ve etkileşim örüntüleri ailenin yapısını oluştururken; sistemin hedeflerine ulaşmak için sergilediği eylemler sistemin fonksiyonları olarak adlandırılır. Yapısal dengesizlikler; hatalı hiyerarşi, belirsiz sınırlar ve gelişimsel ihtiyaçlara uyum sağlayamayan tepkiler sonucunda işlev bozukluklarına yol açar.

Minuchin’e göre işlevsel olmayan aile yapıları şu beş başlıkta incelenmektedir:

  • Birbirinden kopmuş aileler
  • İç içe geçmiş aileler
  • Olgunlaşmamış ebeveynlerin bulunduğu aileler
  • Kopuk ve ilgisiz ebeveynli aileler
  • Evine bağlılığını yitirmiş kocanın olduğu aileler

Yapısal Aile Terapisinde Temel Kavramlar

Yapısal aile sistemleri kuramı incelendiğinde; alt sistemler, sınırlar, güç, ittifak, koalisyon, üçgenleşme ve aile haritası gibi kritik kavramlar öne çıkar. Bu kavramlar arasında yer alan koalisyon, aile üyelerinin yaşadıkları çatışmaların baskısını azaltmak amacıyla üçüncü bir üyeyi sorumlu tutarak ona karşı kurdukları bir ittifaktır.

Üçgenleşme ise koalisyonun işlevselliğini yitirdiği durumlarda, bir ebeveynin diğerine karşı çocuklarını kendi tarafına çekerek örgütlenmesi şeklinde tezahür eder. Bu süreçte üçüncü birey, iki taraf arasında bir seçim yapmaya veya her iki tarafı sırayla desteklemeye zorlanır.

Üçgenleşme Mekanizması ve Kaygı Yönetimi

Bowen’a göre üçgenleşme, insan etkileşiminin temel bir öğesidir ve genellikle sistemdeki stres ve kaygı seviyesinin artmasıyla tetiklenir. İki kişilik sistemler durağan değildir; gerginlik arttığında taraflardan biri bu baskıyı hafifletmek için üçüncü bir kişiyi sürece dahil eder.

Üçgenleşme süreciyle ilgili bilinmesi gereken temel özellikler şunlardır:

  1. Dinamik Yapı: Üçgende her zaman iki kişi "içeride", bir kişi ise "dışarıda" kalır.
  2. Farklılaşma Düzeyi: Kendini düşük düzeyde ayrıştırmış (farklılaşmış) bireyler, duygusallık seviyeleri yüksek olduğu için daha fazla üçgen oluşturma eğilimindedir.
  3. Tahmin Edilebilirlik: Aktif üçgenlerde bireylerin tepkileri kısıtlı ve tahmin edilebilir olduğu için özgürlükleri azalır.
  4. Kapsam: Üçgenleşme sadece aile üyeleriyle sınırlı kalmayabilir; arkadaşlar, akrabalar ve hatta terapistler de bu sürece dahil edilebilir.

Üçgenlerin Olası Çıktıları ve Etkileri

Kerr ve Bowen, aile içindeki üçgenlerin dört farklı olası sonucundan bahsetmektedir. Bu çıktılar, ilişkinin durağanlık veya değişkenlik durumuna göre şekillenir:

Mevcut İlişki DurumuÜçüncü Kişinin EtkisiSonuç
Durağan İlişkiÜçüncü kişinin katılımıDeğişken hale dönüşme
Durağan İlişkiÜçüncü kişinin ayrılmasıİlişkinin bozulması
Değişken İlişkiÜçüncü kişinin katılımıİlişkinin sabitleşmesi
Değişken İlişkiÜçüncü kişinin ayrılmasıDaha uyumlu hale dönüşme

Üçgenleşmenin Yarattığı Patolojik Sorunlar

Üçgenleşme, ailede dengeyi geçici olarak sağlasa da sürekli hale geldiğinde sorunların çözümünü zorlaştırır ve ilişkilerdeki patolojiyi besler. Bu durum özellikle iki şekilde ciddi sorunlar yaratır:

  • Taraf Olma Zorunluluğu: Bir ebeveynin, çocuk ve diğer ebeveyn arasındaki her anlaşmazlıkta taraf tutmaya zorlanması.
  • Çocuğun Çatışmaya Çekilmesi: Anne veya babanın, evlilik çatışmalarının merkezine çocuğu çekerek ondan destek talep etmesi.

Bu işlevsel olmayan yapı, çocuğun yoğun bir bocalama yaşamasına, zorlanmasına ve hangi adımı atarsa atsın bir ebeveynin tepkisiyle karşılaşmasına neden olur. Bireyin farklılaşma düzeyi arttıkça, kaygıyla baş etmek için üçgenlere başvurma ihtiyacı azalmaktadır.

Etiketler

Aile danışmanlığıaile işlevselliğiüçgenleşme kavramı

Yazar Hakkında

Psk. Ahmet Sönmez

Psk. Ahmet Sönmez

Psk. Ahmet Sönmez,lisans öncesi eğitimlerinin ardından, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü 2016 senesinde şeref öğrencisi olarak tamamlamış ve Psikolog unvanı almıştır. Yüksek lisansına ise Yakın Doğu Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji Bölümün'de devam etmektedir.

Mezuniyetinin ardından askerlik hizmetini tamamlamak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından istihdam edilmiş, bir yıl süre RDM amiri olarak görev yapmıştır.Hizmet süresince bireysel danışma ve grup danışmaları yönetmiş olup Ekim 2017 tarihinde başarı belgesi ile ödüllendirilerek görevini tamamlamıştır.
Kişisel gelişimi için bir çok eğitim,seminer ve kongreye katılmıştır.

 Psk. Ahmet Sönmez mesleki çalışmalarına Terapal Psikoloji’de devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.