Doktorsitesi.com

YKS’ DE 100 BİN ÖĞRENCİ NEDEN SIFIR ÇEKTİ ?

Psk. Ezgi Kalıç
Psk. Ezgi Kalıç
19 Ekim 2022134 görüntülenme
Randevu Al
YKS’ DE 100 BİN ÖĞRENCİ NEDEN SIFIR ÇEKTİ ? Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) istatistikleri açıklandı. Barajında kaldırıldığı üniversite sınavında 96 Bin 516 aday Temel Yeterlilik Test’inden (TYT) sıfır çekti. Bu sene sıfır çekenlerin bu kadar artmasının sebebi, barajın kaldırılmasıyla birlikte aslında hiç sınava girme fikri olmayan öğrencilerimizin bile bir yerlere yerleşme arzusu ile başvuru yapmasından kaynaklanıyor. Geçen sene YKS başvurusu 2 milyon 600 bin civarındayken, bu sene 3 milyon 200 binin üzerine çıkmış, dolayısıyla öğrenci sayısında 600 bin civarında bir artış görülmüştür. Bu yığılma ile beraber kontenjanların daha da yetersiz kalacağını ve maalesef birçok öğrencinin yine hayal kırıklığı yaşanacağını söyleyebiliriz. Tüm bu verilere bakarak eğitim sistemimizin bir çıkmazda olduğunu görebiliriz. Peki, bu başarısızlık öğrencinin başarısızlığı mı, eğitim sisteminin başarısızlığı mı?
YKS’ DE 100 BİN ÖĞRENCİ NEDEN SIFIR ÇEKTİ ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

YKS İstatistikleri: 100 Bin Öğrenci Neden Sıfır Çekti?

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) istatistiklerinin açıklanmasıyla birlikte eğitim dünyasında önemli bir tablo ortaya çıktı. Baraj puanı uygulamasının kaldırıldığı üniversite sınavında, 96 bin 516 aday Temel Yeterlilik Testi (TYT) oturumunda sıfır çekti. Bu veriler, eğitim sisteminin mevcut durumuna dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Bu yıl sıfır çeken aday sayısındaki belirgin artışın temel sebebi, barajın kaldırılmasıyla birlikte normal şartlarda sınava girme düşüncesi olmayan adayların da üniversiteye yerleşme umuduyla başvuru yapmasıdır. Geçen yıl 2 milyon 600 bin civarında olan YKS başvuruları, bu yıl 600 binlik bir artışla 3 milyon 200 binin üzerine çıkmıştır. Bu yığılma, kontenjanların yetersiz kalmasına ve birçok öğrencinin hayal kırıklığı yaşamasına neden olmaktadır. Mevcut veriler ışığında, bu başarısızlığın öğrenci kaynaklı mı yoksa eğitim sistemi kaynaklı mı olduğu tartışılmaktadır.

Eğitim Sistemindeki Yapısal Sorunlar ve Çözüm Arayışları

Türkiye'nin kalkınması, toplumsal gelişimi ve küresel rekabet gücü kazanması için eğitim sistemi en kritik faktördür. Ekonomik ve kültürel sorunların çözümü, ülkenin gelecek vizyonuyla uyumlu bir eğitim planlamasından geçmektedir. Eğitim programlarının, gelecekteki dünya düzenine ve teknolojik gelişmelere uyumlu, üretime dayalı bir anlayışla yeniden kurgulanması şarttır.

Eğitim sistemimizin stratejik hedeflere ulaşabilmesi için öğrencilerin fikir üretebildiği ve bu fikirleri hayata geçirebildiği mecraların oluşturulması gerekmektedir. Mevcut koşullarda eğitim sistemindeki başlıca sorunlar ve bu sorunlara yönelik tespitler şu şekildedir:

1. Sınav Sistemi ve Sürekli Değişen Dinamikler

Türkiye'de her yıl değişme ihtimali bulunan ve bir türlü istikrara kavuşmayan bir sınav sistemi uygulanmaktadır. Bu durum, öğrencilerin "bu sene sistem değişir mi?" kaygısıyla çalışmasına neden olmaktadır. Sınavların niteliği incelendiğinde şu tablolarla karşılaşılmaktadır:

  • TYT (Temel Yeterlilik Testi): Okuduğunu anlamaya ve mantık yürütmeye dayalı bir formattır ancak bu alandaki eğitim yetersizdir.
  • AYT (Alan Yeterlilik Testi): Bilgiyi ölçmeye yönelik bir sınavdır.
  • Sonuç: Her iki sınav türündeki başarı oranları, eğitim süreçlerinde ciddi aksaklıklar olduğunu kanıtlamaktadır.

2. Öğretmen Yetiştirme ve Mesleki Prestij

Eğitim sisteminin temel taşı olan öğretmenlerin, yetenekleri doğrultusunda erken yaşlarda tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Öğretmen adaylarının üniversiteden tam mesleki donanımla mezun olması ve teknolojik gelişmelere uyum sağlaması gerekmektedir.

Eğitimcilerin sadece öğretime değil, eğitim ve öğretimi bir bütün olarak ele alan bir yaklaşıma odaklanması beklenmektedir. Nitelikli öğretmen yetiştirilmesi, çalışma imkânlarının iyileştirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin toplum içindeki prestijinin bir devlet politikası olarak artırılması, sistemdeki iyileşmenin anahtarıdır.

3. Müfredat, Altyapı ve Fırsat Eşitsizliği

Bilgi çağında müfredatın, insanlığın artan bilgi birikimini ve teknolojiyi yansıtması zorunludur. Müfredatın sadece bilgi aktarımına değil, uygulamalı eğitime dayalı olarak revize edilmesi gerekmektedir. Eğitim sistemindeki diğer kronik sorunlar ise şu şekilde özetlenebilir:

Sorun AlanıMevcut Durum ve Eksiklikler
Fiziksel AltyapıDonanım olanaklarının yetersizliği ve teknolojik eksiklikler.
Fırsat EşitsizliğiKırsal ve kentsel okullar arasındaki derin uçurumlar.
Eğitim YaklaşımıKlasik eğitim anlayışının terk edilememesi, sınav ve not odaklı yapı.
Bütçe ve PersonelEğitime ayrılan bütçenin yetersizliği ve personel eksikliği.

Sonuç olarak; eğitim programlarının yoğunluğu, sistemin değişime ayak uyduramaması ve fırsat eşitsizliği gibi unsurlar, Türkiye'nin eğitimdeki stratejik hedeflerine ulaşmasının önündeki en büyük engellerdir.

Etiketler

Başarı oranıSınav başarısıyksBaşarı kaygısı

Yazar Hakkında

Psk. Ezgi Kalıç

Psk. Ezgi Kalıç

Psk. Ezgi Kalıç , psikoloji Lisans eğitimimi Doğuş Üniversitesinde tamamladı. Lisans öğrenim süresince çeşitli eğitim ve sertifikasyon programlarına katıldı. Hala devam eden eğitimine alanında farklı, yeni eğitimler de dahil ediyor. Şu anda İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı bir merkezde psikolog olarak ve aynı zamanda özel bir kurumda eğitim danışmanlığı yapıyor ve öğrencilere seminer veriyor. Aynı zamanda aktif olarak danışan görmekte. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.