Doktorsitesi.com

Yas ve Travma

Uzm. Psk. Ertuğ Gül
Uzm. Psk. Ertuğ Gül
27 Ekim 2015265 görüntülenme
Randevu Al
  • Yas süreci; duygusal, fiziksel, düşünsel ve davranışsal tepkilerle kendini gösteren, kayıplarla vedalaşmayı ve hayata devam etmeyi sağlayan doğal bir fonksiyona sahiptir.
  • Kişilik yapısı, ilişkinin niteliği ve ölüm şekli gibi faktörler yasın sağlıklı bir şekilde tamamlanmasını veya patolojik bir sürece dönüşmesini belirleyen kritik unsurlardır.
  • Yas süreci genellikle inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme aşamalarından oluşurken; bu süreci sağlıklı atlatmak için duyguları paylaşmak ve kişinin kendine zaman tanıması önerilir.
Yas ve Travma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yasın Hayatımıza Etkileri ve Psikolojik Yansımaları

Bir yakınımızı ya da sevdiğimiz değerleri kaybetmek, insan hayatındaki en sancılı deneyimlerden biridir. Yaşanan bu kayıp sonucunda bireyler derin bir yas sürecine girer ve yaşamdan haz alamaz hale gelebilirler. Sabah uyanmak, yemek yemek veya işe gitmek gibi en basit gündelik aktiviteler bile bu dönemde oldukça zorlayıcı olabilir.

Yas süreciyle birlikte bireylerde şu temel tepkiler gözlemlenir:

  • Duygusal Tepkiler: Şok, derin üzüntü ve keder.
  • Fiziksel Tepkiler: Midede boşluk hissi, kalpte sıkışma ve nefes darlığı.
  • Düşünsel Tepkiler: İnanmama ve yoğun dikkat dağınıklığı.
  • Davranışsal Tepkiler: Uyku ve yeme bozuklukları.

Yas Kavramının Kökeni ve Kültürel Bakış Açıları

İngilizcede yasın karşılığı olan “bereavement” kelimesi, orijinalinde “çalmak” anlamına gelen “berafian” kelimesinden türetilmiştir. Bu etimolojik köken, sevilen biri öldüğünde hayatın bizden çalınmış gibi hissedilmesi düşüncesine dayanır. Yas, evrensel bir olgu olsa da her kültürde farklı yaşanır. Örneğin Çin’de vefat eden kişinin yakınları, mutluluğu simgeleyen kırmızı rengi 40 gün boyunca giymezken; Mevlana’ya göre ölüm, bir “düğün günü” (Şeb-i Arus) yani Allah’a kavuşma anıdır.

Sağlıklı Yas ve Patolojik Yas Arasındaki Farklar

Kültür ve geleneklerin yanı sıra kişilik yapısı, kaybedilen kişiyle olan ilişkinin niteliği ve ölüm şekli, yasın seyrini belirleyen kritik faktörlerdir. Bu unsurlar, sağlıklı yas ile patolojik yas arasındaki ince çizgiyi oluşturur.

FaktörYas Sürecine Etkisi
KişilikDuygusal açıdan hassas bireyler patolojik yas geliştirmeye daha yatkındır.
İlişki NiteliğiKaybedilen kişiyle olan ilişkinin tutarsız olması süreci travmatik hale getirebilir.
Kayıp ŞekliAni ve zamansız kayıplar, atlatılamayan kronik yasa dönüşebilir.

Her duygunun bir fonksiyonu olduğu gibi yasın da temel bir görevi vardır: Kayıplarla vedalaşmayı ve hayata devam edebilmeyi sağlamak. Ölümün hayatın doğal bir parçası olduğunu anlamak, kabullenme sürecini kolaylaştırır.

Freud’un Bakış Açısıyla Yas ve Melankoli

Sigmund Freud, 1917 tarihli “Yas ve Melankoli” makalesinde bu süreci derinlemesine inceler. Freud’a göre sağlıklı yasta ego, kaybedilen nesnenin artık var olmadığına hükmeder ve enerjisini geri çeker. Ancak bu enerji başka bir nesneye aktarılmayıp egonun içine çekilirse, bir depresyon türü olan melankoli ortaya çıkar.

Melankolide şu belirtiler öne çıkar:

  • Yoğun kaygı ve öz saygıda azalma.
  • Dış dünyayla ilginin tamamen kesilmesi.
  • Kaybedilen nesneye karşı duyulan çifte değerlilik (hem sevgi hem nefret).
  • Kişinin kendini kötüleyerek aslında kaybedilen kişiye olan öfkesini yansıtması.

Elisabeth Kübler-Ross: Yasın 5 Ana Aşaması

Psikiyatrist Elisabeth Kübler-Ross’a göre yas süreci beş temel aşamadan oluşur. Her birey bu aşamaları aynı sırayla veya her birini yaşamak zorunda değildir:

  1. İnkâr: Şok evresidir; yaşam anlamsız gelir. Bu evre, acıyla başa çıkmak için bir savunma mekanizmasıdır.
  2. Öfke: İyileşme için gereklidir. Öfke ne kadar sağlıklı yaşanırsa, süreç o kadar hızlı ilerler.
  3. Pazarlık: Genellikle “Eğer kurtulsaydı her şeyi değiştirirdim” şeklinde gerçekleşen bir içsel pazarlıktır.
  4. Depresyon: Odağın geçmişten bugüne döndüğü, derin boşluk hissinin yaşandığı sağlıklı bir evredir.
  5. Kabullenme: Kaybın fiziksel gerçekliğinin kabul edildiği ve yeni bağların kurulmaya başlandığı aşamadır.

Benzer şekilde Suraj Shah da yas sürecini; ani şok, kabul edememe, depresyon ve yenilenme olarak dört aşamada tanımlar. Yenilenme dönemi, kişinin kendine yeniden mutlu olma izni verdiği evredir.

Kayıpla Başa Çıkmak İçin Öneriler

Yas süreciyle daha sağlıklı bir şekilde baş edebilmek için şu adımlar atılabilir:

  • Konuşun: Güvendiğiniz ve sizi sabırla dinleyebilecek birine duygularınızı açın.
  • Özgür Bırakın: Yas tutmak için kendinize zaman ve alan tanıyın.
  • Kendinizi Sevin: Tüm kusurlarınızla, yapabildikleriniz ve yapamadıklarınızla kendinizi kabul edin.
  • Keşkelerden Arının: Geçmişteki pişmanlıklarla yaşamaktan vazgeçin.
  • Duygularınızı Serbest Bırakın: Düşüncelerinizin ve hislerinizin akışına izin verin.
  • Güçlü Görünme Zorunluluğunu Bırakın: Her zaman dik durmak zorunda olmadığınızı unutmayın.

Etiketler

PsikoterapiTravmatik anılarTravmaya verilen tepkilerPsikolojik rahatsızlıklarTravma tedavisiYas sürecini yaşamakYas sürecinin aşamalari nelerdirYas sürecinde neler yaşanırYas tutma süreciYas tutma ve sonrasıYas döneminde neler yaşanırYas dönemini sağlıklı geçirmek içinYas tutmanın evreleriYas süreci

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Ertuğ Gül

Uzm. Psk. Ertuğ Gül

Psk. Ertuğ GÜL 14 Şubat 1991 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Lisans eğitimini Işık Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamlamıştır. Lisans eğitimi süresince Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı'nda, çeşitli hastane ve tıp merkezlerinin klinik alanlarında aktif olarak çalışmış, stajlarını tamamlamıştır. Yine aynı dönemde birçok akademik araştırma ve sosyal sorumluluk projesinde yer almıştır. Hala Üsküdar Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.