Doktorsitesi.com

YAŞLANAN ERKEKTE ERKEKLİK HORMONU YETERSİZLİĞİ

Prof. Dr. Volkan İzol
Prof. Dr. Volkan İzol
29 Ocak 20163170 görüntülenme
Randevu Al
YAŞLANAN ERKEKTE ERKEKLİK HORMONU YETERSİZLİĞİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Andropoz (Yaşlanan Erkeklerde Androjen Eksikliği) Nedir?

Erkeklerde, kadınlardaki menopoz sürecine benzer şekilde ilerleyen yaşla birlikte hormon seviyelerinde belirgin değişimler meydana gelir. Özellikle 45-50 yaşlarından itibaren, temel erkeklik hormonu olan testosteron ile böbrek üstü bezlerinden salgılanan benzer yapıdaki hormonların seviyelerinde sürekli bir düşüş gözlemlenir.

Toplumda yaygın olarak andropoz şeklinde adlandırılan bu durum, aslında kadınlardaki menopozdan farklılık gösterir. Kadınlarda üreme yetisi menopozla birlikte akut olarak sona ererken, erkeklerde üreme kapasitesi ilerleyen yaşa rağmen devam edebilir. Bu nedenle tıbbi literatürde "yaşlanan erkeklerde androjen eksikliği" tanımı, andropoz terimine göre çok daha doğru bir yaklaşımdır.

Androjen Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, androjen hormonlarının azalmasına bağlı olarak gelişen fiziksel ve zihinsel değişimler bir klinik tablo oluşturmaktadır. Androjen eksikliği belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Cinsel Fonksiyonlar: Libido (cinsel istek) azalması, sabah ereksiyonlarının kalitesinde düşüş ve sperm kalitesinde gerileme.
  • Zihinsel Durum: Entelektüel kapasitede azalma, konsantrasyon kaybı, yorgunluk, kızgınlık ve depresif ruh hali.
  • Fiziksel Değişimler: Kas kitlesinde ve gücünde belirgin azalma, organ yağlanması ve genel kilo artışı.
  • Kemik Sağlığı: Kemik mineral yoğunluğunda azalma (osteoporoz).

Erkeklik Hormonu Eksikliği Hangi Yaşlarda Görülür?

Yaşlanma süreciyle birlikte total testosteron miktarı, 50 yaşından sonra yıllık yaklaşık %0,4 ile %1 oranında azalır. Bu düşüşe bağlı olarak ortaya çıkan biyokimyasal hipogonadizm oranları yaş gruplarına göre farklılık gösterir:

Yaş GrubuGörülme Oranı (Total Testosteron)Görülme Oranı (Biyoyararlanılabilir)
60 Yaş Altı%7-
60 Yaş Üstü%20%70

Seks hormonu bağlayıcı protein miktarındaki artış nedeniyle, vücudun kullanabildiği serbest testosteron miktarının ölçümü tanı koymada çok daha sağlıklı sonuçlar vermektedir.

Testosteron Eksikliğinin Nedenleri ve Üretim Merkezi

Androjen eksikliği sadece yaşa bağlı değildir; genetik bozukluklar, obezite, hormonal dengesizlikler (tiroid, insülin, büyüme hormonu), alkol tüketimi, stres ve kronik hastalıklar da testosteron seviyelerini düşürebilir.

Erkeklik hormonlarının üretim dağılımı şöyledir:

  • %90: Testisler
  • %10: Böbrek üstü bezleri

Bu bölgelerden salgılanan temel hormonlar; testosteron, dihidrotestosteron (DHT), androstenedion, DHEA ve DHEA-S’dır.

Erkeklik Hormonunun Vücuttaki Temel Etkileri

Androjenlerin etkisi anne karnında başlar ve dış cinsel organların gelişimini sağlar. Ergenlikte ikincil seks karakterlerini oluştururken, yetişkinlikte cinsel arzu, ereksiyon ve sperm üretimini sürdürür.

Anabolik (büyütücü) etkileri ise kas ve kemik gücünü artırır, bilişsel fonksiyonları destekler, azot tutulumunu sağlar ve kan hücrelerinin yapımında rol oynar. Ayrıca serum lipid düzeyleri üzerinde de doğrudan etkilidir.

Cinsel İlişki Kalitesi ve Ereksiyon Mekanizması

Androjenler, ereksiyonun her aşamasında belirleyici rol oynar. Düşük androjen seviyeleri (hipogonadizm), doğrudan libido azalması ve gece ereksiyonlarının sıklığında düşüşle ilişkilidir. Hormonlar, penise gelen kan akımını artırıp giden akımı azaltarak sertleşmeyi sağlar. Ayrıca beyindeki hipotalamus düzeyinde ereksiyonu tetikleyen ajanların salgılanmasını ve nitrik oksit sentezini düzenler.

Andropoz Tedavisi ve Uygulama Yöntemleri

Androjen replasman tedavisinin temel amacı; cinsel fonksiyonları geri kazandırmak, yaşam kalitesini artırmak ve osteoporoz gibi riskleri engellemektir. Günümüzde kullanılan başlıca tedavi formları şunlardır:

  1. Testosteron Jelleri ve Yamalar (Patch): Günlük doğal ritmi (sirkadiyen) en iyi taklit eden, fizyolojik ve etkili yöntemlerdir.
  2. Kas İçi Enjeksiyonlar: Maliyeti düşüktür ancak hormon seviyelerinde dalgalanmalara neden olabilir.
  3. Oral (Ağızdan) Tabletler: Karaciğer metabolizması nedeniyle özel formülasyonlar (testosteron undecanoate) gerektirir.
  4. İmplantlar: Uzun süreli etki sağlasa da uygulama zorluğu nedeniyle yaygın değildir.

Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Androjen tedavisi gören hastaların belirli periyotlarla takip edilmesi hayati önem taşır:

  • Karaciğer Fonksiyonları: İlk yıl 3 ayda bir, sonraki yıllarda yıllık kontrol.
  • Lipid Profili: Tedavi öncesi ve sonrasında düzenli yağ seviyesi kontrolü.
  • Hematoloji: Aşırı kan üretimi (polisitemi) riskine karşı kan değerleri izlenmelidir.
  • Prostat Kontrolü: 40 yaş üstü hastalarda PSA ölçümü ve rektal muayene zorunludur.

Önemli Uyarı: Prostat kanseri veya meme kanseri şüphesi olanlarda, ciddi mesane tıkanıklığı yaşayanlarda ve ağır uyku apnesi olan hastalarda testosteron tedavisi kesinlikle uygulanmamalıdır.

Etiketler

Andropoz nedir?Uyku apnesi olan hastalara erkeklik hormonu tedavisiProstat kanserinde erkeklik hormonu tedavisi verilebilir mi?Erkeklik hormonu eksikliğinin tedavisi var mıdır?Erkeklik hormonu eksikliği hangi yaşlarda görülür?Androjen eksikliğinin belirtileri nelerdir?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Volkan İzol

Prof. Dr. Volkan İzol

Prof. Dr. Volkan İzol’un 2002 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Tıp Doktoru ve 2008 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’ndan Üroloji Uzmanı unvanını almıştır. Aynı Anabilim Dalı’nda 2011 yılında öğretim üyesi olarak görev yapmaya başlamış ve 16 Nisan 2015 tarihinde doçent, 28 Ağustos 2020’de profesör unvanını almıştır. Asistanlık döneminde Avrupa Üroloji Diplomasını almaya hak kazanan İzol, uzmanlık sonrası dönemde ise minimal invaziv cerrahide bilgi ve tecrübesini artırmak üzere John Hopkins Üniversitesi’nde (ABD) gözlemci statüsünde çalışmıştır. Uluslararası ve Ulusal hakemli dergilerde yayımlanan birçok makalesi mevcut olan İzol’un yurt dışı-yurt içi bilimsel toplantıda 200’ün üzerinde sözlü bildirisi ve konuşması bulunmaktadır. Günlük pratiğinde sıklıkla Üroonkoloji ve minimal invaziv ürolojik cerrahi ile ilgilenen İzol halen Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD’da öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.