İyi huylu prostat büyümesi ve tedavisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Prostat Nedir ve Vücuttaki Görevi Nelerdir?
Prostat, yalnızca erkeklerde bulunan ve üreme sisteminin önemli bir parçası olan bir salgı bezidir. Organizmanın ikincil seks organı olarak kabul edilen prostatın temel vazifesi spermayı sulandırmaktır. Meninin, seminal kese sıvısı ile birlikte %95’ini prostatik salgı oluşturur; bu durum ejekulat miktarını artırarak döllenmeyi kolaylaştırır.
Prostat dokusu, yüksek konsantrasyonda çinko içermesiyle dikkat çeker. Ergenlik dönemine kadar aktif olmayan bu organ, ergenlikle birlikte faaliyet göstermeye başlar. Yaklaşık bir ceviz büyüklüğünde (20-25 gram) ve koni şeklinde olan prostat, mesane tabanında yer alarak dış idrar yolunun (üretra) ilk kısmını çevreler.
Prostat Büyümesi (BPH) Neden Olur?
İyi huylu prostat büyümesi, 50 yaş üzerindeki erkeklerin yaklaşık üçte birinde görülen bir durumdur. Bu büyüme kötü huylu bir tümör değildir ve genellikle hormonal değişimler sonucunda meydana geldiği düşünülmektedir. Prostatın iyi huylu büyümesini kanser ile karıştırmamak gerekir; çünkü oluşum mekanizmaları farklıdır. Ancak vakaların %15’inde her iki durum birlikte seyredebilir.
Prostat büyümesi, hücrelerin hacimce büyümesi (hipertrofi) değil, hücre sayısının artışı (hiperplazi) şeklinde gerçekleşir. Bu artış, gerçek prostat dokusunu dışa doğru iterek çevre dokuları sıkıştırır. Prostat bezi; üretra, mesane ve rektuma doğru büyüyerek özellikle idrar kanalında ve mesane boynunda daralmaya yol açar.
Prostat Büyümesinin Böbreklere Etkisi
İdrar kanalı sıkıştığında hasta idrarını yapmakta zorlanır ve zamanla yapamaz hale gelir. Mesane boşaltılamadığı için iç basınç artar, idrar kesesi kası aşırı büyür ve ilerleyen safhalarda gevşeyerek içeride daima artık idrar kalmasına neden olur. Bu durum böbreklerde şişmeye, doku kaybına ve nihayetinde böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Prostat Büyümesi Belirtileri Nelerdir?
Prostat büyümesi yaşayan hastalarda görülen temel semptomlar şunlardır:
- İdrar akışında zayıflama: İdrar çapı azalır, akım yavaşlar ve ileriye doğru yapılamaz.
- Kesik kesik idrar yapma: İdrarın damlalar halinde gelmesi ve tam boşalamama hissi.
- Bekleme süresi: İdrarın hemen gelmemesi ve bir süre beklenmesi.
- Sık idrara çıkma: Özellikle geceleri normalin üzerinde (birden fazla) idrara kalkma.
- Ağrı ve kanama: İdrarda kan görülmesi veya böbreklerdeki durgunluk nedeniyle bele vuran ağrılar.
- Sistemik belirtiler: Kanda üre yükselirse bulantı, kusma, kilo kaybı ve uyku hali.
Tanı ve Teşhis Yöntemleri
Tanı sürecinde hastanın şikayetleri dikkatle sorgulanır. Şikayetler genellikle tıkayıcı belirtiler ve irritatif belirtiler olarak ikiye ayrılır. Tanı için kullanılan temel yöntemler şunlardır:
- Rutin Testler: Kan ve idrar tetkikleri yapılır.
- Ultrasonografi: Prostatın büyüklüğünü ve mesanede kalan artık idrar miktarını ölçmek için kritiktir.
- PSA Testi: Kandan bakılan Prostat Spesifik Antijen (PSA) testi, kanser taramasında ve iyi huylu büyüme ayrımında kullanılır.
- Sistoskopi: Işıklı bir aletle idrar kanalından girilerek mesane içerisinin incelenmesidir.
| Yaş Aralığı | Normal PSA Değeri (ng/ml) |
|---|---|
| 40-49 Yaş | 0 - 2.5 |
| 50-59 Yaş | 0 - 3.5 |
| 60-69 Yaş | 0 - 4.5 |
| 70-79 Yaş | 0 - 6.5 |
Prostat Büyümesi Tedavi Yöntemleri
İlaç Tedavisi
- Alfa Blokerler: Mesanenin boşalmasını kolaylaştırır. Prostat boyutunu değiştirmez ancak hastayı rahatlatır. Yan etki olarak tansiyon düşüklüğü ve ağız kuruluğu yapabilir.
- Hormon Düzenleyiciler: Erkeklik hormonuna etki ederek uzun dönemde prostatın küçülmesini sağlarlar.
Cerrahi Tedavi
Cerrahi müdahale, en etkili tedavi yöntemidir ve iki ana şekilde uygulanır:
- Açık Ameliyat: Genellikle 90 gramdan büyük prostatlarda veya ek patolojilerin varlığında tercih edilir. Kasık bölgesinden yapılan kesi ile prostatın büyüyen kısmı çıkarılır.
- Kapalı Ameliyat (TUR): İdrar kanalından girilerek (endoskopik) yapılır. Elektrik, lazer veya plazma kinetik enerjisi kullanılarak prostat dokusu parçalar halinde dışarı alınır veya buharlaştırılır. İyileşme süreci daha hızlı ve konforludur.
Bunların dışında, hafif şikayetler için öneri derecesi düşük bazı alternatif tedaviler de mevcuttur ancak başarı oranları cerrahi yöntemlere göre daha düşüktür.




