Yalanlar

Yalanlar

YALANLAR BİZDEN ÇALINAN DOĞRULARIMIZDIR

Aşağılamalar…

Hemen hepimiz farkında olmadan aşağılarız aslında. Hiçbir zaman tam olarak beğenmeyerek, şaka yapıp dalga geçerek, alttan altta yapamıyorsun mesajları vererek, kendimizle karşılaştırıp diğerini daha az görerek, aşırı eleştirerek, laf sokarak. Pek çok yolu vardır bir şekilde aşağılamanın. Peki neden aşağılarız? Çünkü kendimizi iyi hissederiz. Aşağıladığımız kişi, konu, olay her ne ise ondan yukarda olmak bir şekilde iyi gelir. Bize kendimizi güçlü hissettirir. Güçsüz gördüğümüz, ezik bulduğumuz yönlerimizden kaçmak için kısa ve kestirme yollardan birisidir aşağılamak. Ben iyiyim o kötü demek her zaman konforlu alandır bir de buna inanıyor ve inandırıyorsak değmeyin keyfimize. Aynı zamanda içinde bulunduğumuz sosyal çevrede ve ilişkilerimizde çoğu zaman prim yapar bu davranış. İnsanlar bizim çok fazla şey bildiğimizi, çok güçlü olduğumuzu gerçekten pek çok şeyi aştığımızı düşünebilirler.

Peki iyi hissetmek için neden aşağılamaya ihtiyacımız olur? Kendimizi yüceltip başkalarını aşağılayarak içimizde neye iyi gelmeye çalışırız farkında olmadan? İçimizdeki aşağılanan yönlere elbette. Belki çocukken ya da ergenken küçümsendik, dalga geçildik, hatalarımız çok sert eleştirildi. Bazı davranışlarımız uygunsuz görüldü ve anlaşılmak yerine dışlandık. Kontrol edemediğimiz duygularımız oldu kabul edilmek yerine azarlandık. Savunmasızdık ve bir şey yapamadık. Yaralar açıldı içimizde ve o dönemde hemen hemen hiç sarılmadı. Kimse bu yaralarla ilgilenmeyince biz de kendi başımızın çaresine baktık ve bir yalan yarattık. Biz hatasızdık, kusursuzduk ve herkesten çok daha üstündük. Bu yalan iyi geldi yaralarımıza ve gerçek olmasını istedik. Ve sakladık onu herkesten, kendimizden bile. Çünkü bu yalan varken acı yoktu, aşağılanma yoktu, güçsüzlük yoktu. İşte ; birilerini aşağıladığımız her an o yalanı söylediğimiz andır.

Biz doğruyuz, o yanlış. Biz haklıyız o suçlu. Biz üstünüz o ezik. Bu tür cümleleri her kurduğumuzda içimizdeki yıllar öncesine ait yalan harekete geçer ve bize o sahte iyilik halini yaşatır. Yalanlar, bizden çalınan doğrularımızdır. Hiç düşündünüz mü kendinizi üstün diğerlerini aşağıda gördüğünüz yalanı sizden neler çalıyor? Pek çok şey; öncelikle incinebilir olmayı çalıyor. Hassas ve duyarlı olmayı çalıyor. Karşımızdakini anlamayı, yumuşamayı, anlamlı ilişkiler kurmayı çalıyor. Güçlü olmak adına güçsüz olma hakkımızı, üstün olmak adına sıradan olma hakkımızı çalıyor. Diğeri ile eşit ilişki kurma şansımızı çalıyor çünkü güçlü ve üstün olduğumuz inancı yüzünden kurduğumuz ilişkilerde sürekli verme görevini biz üstleniyoruz. Ortam sıkıcı ise neşe verme görevi, birisi depresyondaysa mutlu etme görevi, sorun var ise çözme görevi… Alma becerisini alıyor elimizden. Çok güçlü olduğumuz için elbette hiçbir şey almaya ihtiyacımızda olmuyor doğal olarak. Sığınma yetimizi çalıyor bizden, en anlayışlı biz olduğumuzdan sığınacak limanda olmuyor doğal olarak. Yetinme duygumuzu sabote ediyor. Kolay kolay doyum sağlayamıyoruz sürekli şiş olan egomuzu memnun etmek o kadar zorlaşıyor ki yetmek lugatımızda yer bile almıyor. Biz üstün ve güçlü insanlara ne yetebilir ki? Değil mi? Gelin sizin aşağıladıklarınızın altında neler var birlikte bakalım. Yaranızı sarmak için siz kendinize hangi yalanları söylediniz beraber tanıklık edelim. Gelin çalınan doğrularınızı bulalım. 

Bu makale 18 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Etiketler
Psikoloji
Psk. Dan. Yeliz ŞEN
Psk. Dan. Yeliz ŞEN
Ankara - Psikoloji
Facebook Twitter Instagram Youtube