Doktorsitesi.com

WISC-R ve Wisc-IV Zeka Testlerinin Ortaya Çıkışı ve Aralarındaki Farkların İncelenmesi

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
20 Ocak 2021393 görüntülenme
Randevu Al
  • Wechsler zeka ölçekleri, çocukların zihinsel potansiyelini ölçmek amacıyla kullanılan ve zaman içinde WISC-R'dan daha kapsamlı olan WISC-IV versiyonuna evrilen temel araçlardır.
  • WISC-R testi güncelliğini yitirdiği için çocukların gerçek performansından daha yüksek sonuçlar vermekte ve bu durum etik sorunlar ile yanlış beklentilere yol açmaktadır.
  • 2016 yılından itibaren Türkiye'de uygulanmaya başlanan WISC-IV; sözel kavrama, işleme hızı, çalışma belleği ve algısal akıl yürütme gibi dört ana başlıkta daha detaylı ve güvenilir bir değerlendirme sunar.
WISC-R ve Wisc-IV Zeka Testlerinin Ortaya Çıkışı ve Aralarındaki Farkların İncelenmesi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Zeka Ölçümü: WISC-R ve WISC-IV Süreci

Ebeveynler sıklıkla çocuklarının zekâ düzeyini, sordukları akılcı soruların kaynağını veya hiperaktivite belirtilerinin yüksek zekâ ile ilişkili olup olmadığını merak etmektedir. Bu noktada en çok başvurulan yöntemlerden biri olan Wechsler zeka ölçekleri, çocukların zihinsel potansiyelini ölçmek için kullanılan en temel araçlardır. Bu makalede, uzun yıllar standart kabul edilen WISC-R ile güncel versiyon olan WISC-IV testlerinin gelişimini, Türkiye'deki uygulanışını ve aralarındaki kritik farkları inceleyeceğiz.

Zeka Testlerinin Tarihsel Gelişimi ve Wechsler Ölçekleri

Zekayı ölçmeye yönelik bilimsel yaklaşımlar ilk kez 19. yüzyılda filizlenmeye başlamıştır. İlk çalışmalarda bireysel farklılıklar göz ardı edilse de, J. McKeen Cattell tarafından 1890 yılında ortaya atılan "zihinsel test" kavramı, modern testlerin öncüsü olmuştur. Günümüzde dünya genelinde en yaygın kullanılan değerlendirme araçları ise Romen asıllı Amerikalı psikolog David Wechsler tarafından geliştirilmiştir.

Wechsler, 1949 yılında 6-16 yaş aralığındaki çocuklar için WISC ölçeğini hazırlamış, bu ölçek 1974 yılında revize edilerek WISC-R adını almıştır. Türkiye'de ise WISC-R'ın standardizasyon çalışmaları 1984 yılında tamamlanarak geniş çaplı uygulanmaya başlanmıştır.

WISC-R Testinin Yetersizleşmesi ve Etik Sorunlar

WISC-R, yaklaşık 40 yıl boyunca dünyanın en güvenilir zeka testi olarak kabul edilmiştir. Ancak geçen süre zarfında yaşanan teknolojik, sosyal ve kültürel değişimler, zeka ölçütlerinin de farklılaşmasına neden olmuştur. Eski normlara sahip olan bu test, 21. yüzyıl çocuklarını ölçerken şu sorunlara yol açmıştır:

  • Çocukların gerçek performanslarından daha üstün sonuçlar almasına neden olmuştur.
  • Gerçekçi olmayan yüksek sonuçlar, ebeveynlerde aşırı beklenti ve çocuklarda performans kaygısı yaratmıştır.
  • Güncelliğini yitiren normlar nedeniyle WISC-R kullanımı, etik değerlerin ihlali haline gelmiştir.

WISC-IV: Güncel ve Güvenilir Zeka Değerlendirmesi

2003 yılında Amerika'da geliştirilen WISC-IV, WISC-R'ın günümüz koşullarına uygun şekilde revize edilmiş halidir. Türkiye'ye 2013 yılında getirilen test, 2016 yılında yerel norm çalışmalarının tamamlanmasıyla uygulanmaya başlanmıştır. WISC-IV, sadece zihinsel potansiyeli (üstün zeka veya zihinsel engel tespiti) ölçmekle kalmaz, aynı zamanda dikkat, öğrenme düzeyi ve zihinsel işleme süreçleri hakkında detaylı bilgi sunar.

WISC-R ve WISC-IV Arasındaki Temel Farklar

WISC-IV, yapısal olarak WISC-R'dan daha kapsamlı bir değerlendirme sunar. En belirgin farklar aşağıda tablolaştırılmıştır:

Karşılaştırma MaddeleriWISC-RWISC-IV
Uygulama Alt Test Sayısı1010
Yedek Alt Test Sayısı25
Değerlendirilen Alt Başlık Sayısı2 (Sözel-Performans)4 (Sözel Kavrama, İşleme Hızı, Çalışma Belleği, Algısal Akıl Yürütme)
Uygulama Süresi60-75 Dakika75-120 Dakika
Hedef Yaş Aralığı6 yaş 0 ay - 16 yaş 0 ay6 yaş 0 ay - 16 yaş 11 ay
Test Tekrarı İçin Önerilen Süre6 Ay1 Yıl
Türkiye'de Uygulanma Başlangıcı19842016

Uygulama ve Değerlendirme Süreci

Her iki testte de sonuçlar; testi uygulayan uzman tarafından çocuğun eylemleri ve gözlemleriyle harmanlanarak yorumlanır. WISC-IV'te test süresi çocuğun performansına bağlıdır; çocuk üst üste belirli sayıda hata yapana kadar test devam eder. Günümüzün hızlı değişen dünyasında, çocukların zihinsel gelişimini doğru analiz edebilmek için WISC-IV gibi güncel, geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış ölçeklerin kullanılması bir zorunluluktur.

Uzman Klinik Psikolog: Damla Kankaya
Yazan: Psikoloji Öğrencisi Buse Sarı
(Kaynak: Türk Psikoloji Yazıları, 2011, 14 (28), 49-57)

Etiketler

Zeka ölçeğiZeka problemiZeka seviyesiZeka testleriZeka düzeyiZeka eğitimWısc r gesselzeka testiwiscr

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.