Doktorsitesi.com

Varisler ve tedavisi

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
25 Aralık 20123888 görüntülenme
Randevu Al
  • Varis, toplardamarlardaki kapakçık bozuklukları nedeniyle kanın geriye kaçması sonucu oluşan ve yaşam kalitesini düşüren bir damar hastalığıdır.
  • Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık, yaş, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı gibi faktörler önemli rol oynamaktadır.
  • Modern tedavide lazer ve radyofrekans gibi yöntemler yüksek başarı oranıyla kullanılırken, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü varis oluşumunu önlemede kritiktir.
Varisler ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Nedir ve Neden Oluşur?

Varis, toplardamarların genişlemesi, uzaması ve bükümlü bir hal almasıyla karakterize olan bir damar hastalığıdır. Normal şartlarda, atardamarlar aracılığıyla dokulara taşınan kan, toplardamarlar vasıtasıyla kalbe geri döner. Bacaklardaki kanın yerçekimine karşı kalbe taşınması, yürüme esnasında kasların etkisi ve damar içindeki tek yönlü kapakçıklar sayesinde gerçekleşir.

Toplardamarlardaki kapakçıklarda meydana gelen yapısal bozukluklar, kanın geriye kaçmasına ve damar içinde yüksek basınç oluşmasına neden olur. Bu basınç artışı sonucunda toplardamarlarda büküntülü, mavi renkli variköz genişlemeler meydana gelir.

Varis Görülme Sıklığı ve Risk Faktörleri

Varisler, toplumda oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. İstatistiksel verilere göre kadınların yaklaşık %40'ını, erkeklerin ise %25'ini çeşitli seviyelerde etkilemektedir. Hastalığın gelişiminde rol oynayan temel risk faktörleri şunlardır:

  • Kalıtsal yatkınlık (Aile öyküsü)
  • Gebelik süreci
  • Hormonal faktörler
  • Obezite ve aşırı kilo
  • Uzun süreli oturmayı veya ayakta durmayı gerektiren yaşam tarzı
  • İleri yaş

Varis Belirtileri ve Yaşam Kalitesine Etkileri

Varisler sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi semptomlara yol açabilen klinik bir durumdur. Özellikle ayakta dururken belirginleşen tahammülsüzlük hissi, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür. Yaygın görülen varis semptomları şunlardır:

  • Bacaklarda ağrı ve şişlik
  • Gece krampları
  • Ayak bileği çevresinde renk değişikliği
  • Kaşınma, egzema ve iyileşmeyen yaralar (ülser)
  • Damar içi pıhtılaşma (tromboz) riskinde artış

Varis Tipleri ve Sınıflandırması

Varisler, damarların çaplarına ve görünümlerine göre üç ana gruba ayrılır:

Varis TipiÖzellikleri
TelenjektaziKırmızı veya mavi renkli, kıl kalınlığındaki varisler.
Retiküler VarisTelenjektazilerin bağlandığı, biraz daha kalın varisler.
Trunkal VarisOrta veya daha geniş çaplı, ana damar varisleri.

Varis Gelişimini Engelleme Yöntemleri

Varis oluşumunu önlemek veya mevcut durumun ilerlemesini durdurmak için günlük yaşamda şu önlemler alınmalıdır:

  1. Ayakkabı seçiminde topuk yüksekliği 5 cm'nin altında tutulmalıdır.
  2. Gün içerisinde bacaklar yukarı kaldırılarak dinlendirilmelidir.
  3. Düzenli yürüyüş ve egzersiz alışkanlık haline getirilmelidir.
  4. Uzun süre hareketsiz oturmaktan kaçınılmalıdır.
  5. Fazla kilolardan kurtularak ideal vücut ağırlığı korunmalıdır.
  6. Bel bölgesini sıkan dar kıyafetler tercih edilmemelidir.

Modern Varis Tedavisi ve Uygulamalar

Varis tedavisinde temel amaç, kapakçıklardaki kaçağın giderilmesi ve bacakta oluşan yüksek basıncın ortadan kaldırılmasıdır. Tedavi öncesinde Doppler ultrasonografi ile derin ven trombozu ve kaçak nedenleri detaylıca araştırılır.

Endovenöz Lazer ve Radyofrekans Tedavisi

Bu modern yöntemler, geleneksel cerrahinin yerini büyük ölçüde almıştır. İnce ve esnek kateterler ile gerçekleştirilen işlem, lokal anestezi altında yapılabilir.

  • İşlem sonrası hastalar hemen mobilize olabilir.
  • Ağrı ve komplikasyon riski oldukça düşüktür.
  • Uzun dönem başarı oranı %95 civarındadır.
  • İşlemden sonra 2 hafta boyunca varis çorabı kullanımı önerilir.

Cerrahi ve Mikrocerrahi Flebektomi

Lazer tedavisinin uygun olmadığı durumlarda geleneksel cerrahiye başvurulur. Kaçak olan damar bağlanır veya çıkarılır. Aynı seansta uygulanan mikrocerrahi girişim ile yan dal varisleri iz bırakmadan temizlenir. Bu yöntem, hastanın çok kısa sürede sağlığına kavuşmasını sağlar.

Köpük Skleroterapi ve Yüzeyel Uygulamalar

Büyük venlerdeki kaçak tedavi edildikten sonra, retiküler varisler için köpük skleroterapi uygulanır. Kılcal damarlar (telenjektaziler) için ise yüzeyel soğutmalı lazer veya radyofrekans tedavileri tercih edilmektedir. Uygulama bölgelerinde geçici morluklar oluşması normal bir süreçtir.

Etiketler

Varis nasıl tedavi edilirVaris neden oluşurBacaklarda damarların belirginleşmesiVarisin oluşma sebepleri nelerdirVarislerin oluşumu engellenebilir miVaris ameliyatları riskli midirVaris ameliyatı ne kadar sürer

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı, kalp ve damar cerrahisi alanında 28 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye’nin önde gelen hekimlerinden biridir. 1998 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitede uzun yıllar akademisyen ve cerrah olarak görev yaptı. 2011 yılından bu yana kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.