Doktorsitesi.com

Efficiency of Prophylactic Ablation of the Tributary Venous Pathways Draining Around the Saphenofemoral Junction to Decrease the Rate of Future Varicose Vein and Symptoms Occurence

Doç. Dr. Mustafa Özer Ulukan
Doç. Dr. Mustafa Özer Ulukan
8 Eylül 2022253 görüntülenme
Randevu Al
Background: There are various other collaterals draining into the venous system around the saphenofemoral junction in addition to the great saphenous vein. We aimed to determine the efficiency of prophylactic ablation of tributary veins in long term varicose vein and symptom recurrence. Methods: Two hundred and sixty-three consecutive patients whom underwent radiofrequency ablation therapy for the treatment of superficial venous reflux disease were investigated. There were 129 patients who received isolated great saphenous vein ablation (Group A) where as 134 patients underwent ablation of the other tributary veins in addition to the great saphenous vein (Group B) between June 2015 and January 2017. The tributary superficial veins; refluxing and/or not refluxing, draining into the saphenofemoral junction were selectively catheterized and ablated in Group B. Patients are followed at least 1 year after the procedures regulary and researched for recurrence of varciose veins and symptoms. Results: Gender, mean age, body mass index, diameter of the great saphenous veins, small saphenous vein disease, and grade of deep venous insufficiency did not differ significantly between the two groups. The mean number of tributary veins were similar in both groups (n: 1.9 ± 0.4 in Group A vs. n: 1.8 ±0.7 in Group B) which were detected preoperatively as well as during the procedure. The mean number of ablated tributary venous pathways could be 1.4 ±0.6 in Group B. During the follow up period symptoms related with varicose veins recurred in 19 patients in Group A where as in 7 patients in Group B ( P < 0.05). Three of these symptomatic patients in Group B were the ones in whom the tributary pathways could not be catheterized ablated where as 14 patients in Group A were diagnosed with newly refluxing tributary pathways. All the symptomatic patients in both groups were managed medically and/or with additional interventions. Conclusion: The absence of any fascial unsheathing and the parietal weakness are suggestive of a lower resistance of the tributary veins wall, so collapse and size of veins make it more complex to catheterization regarding to great saphenous vein. Ablation of the tributary superficial venous pathways during the treatment of great saphenous vein reflux disease decreased the rate of recurrence of superficial venous reflux disease and patients symtoms in our modest cohort.
Efficiency of Prophylactic Ablation of the Tributary Venous Pathways Draining Around the Saphenofemoral Junction to Decrease the Rate of Future Varicose Vein and Symptoms Occurence
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Saphenofemoral Bileşke Anatomisi ve Venöz Drenaj Yapısı

Saphenofemoral bileşke (SFJ), kendine özgü anatomik yapısıyla vasküler cerrahide kritik bir öneme sahiptir; ancak bu bölge sık sık anatomik varyasyonlar sergilemektedir. Bölgede sadece büyük safen ven (GSV) derin venöz sisteme drenaj sağlamakla kalmaz, aynı zamanda birçok yan dal (tributary) venöz yapı da bu sürece katılır.

SFJ bölgesinde drenaj gerçekleştiren temel venöz yapılar şunlardır:

  • Superficial circumflex iliac vein (Yüzeyel sirkumfleks iliak ven)
  • Superficial inferior epigastric vein (Yüzeyel inferior epigastrik ven)
  • Deep external pudendal vein (Derin eksternal pudendal ven)
  • Superficial external pudendal vein (Yüzeyel eksternal pudendal ven)
  • Medial tributary pudendal vein (Medial pudendal yan dal veni)
  • Medial tributary saphenous vein (Medial safen yan dal veni)
  • Anterior tributary saphenous vein (Anterior safen yan dal veni)

Venöz Reflü Tedavisi Sonrası Nüks Sorunu ve Nedenleri

Yüzeyel venöz reflü ve varis tedavisi sonrasında semptomların ve varislerin tekrarlaması, tıp dünyasında çözülmeyi bekleyen rahatsız edici bir problemdir. Birçok vakada, neovaskülarizasyon (yeni damar oluşumu) veya teknik hatalar büyük safen ven yetmezliğine ve dolayısıyla nüks varis oluşumuna katkıda bulunur. Tedavi edilen hastalarda, SFJ yan dallarıyla sınırlı yeni reflü gelişimi öngörülebilir bir durum değildir.

Konvansiyonel Stripping ve Perkütan Ablasyon Yöntemlerinin Karşılaştırılması

Klasik cerrahi stripping yönteminde tedavi, yan dal venlerinin ligasyonunu (bağlanmasını) da içermektedir. Buna karşın, perkütan yüzeyel venöz reflü tedavilerinde (termal veya non-termal ablasyon), GSV ablasyonu SFJ'nin yaklaşık 2 cm distalinden itibaren gerçekleştirilir. Bu durum, invazivliği daha az olan yöntemlerde bu 2 cm'lik segmentteki yan dal venlerinin sağlam kalmasına neden olur.

YöntemYan Dal Venlerinin DurumuUygulama Mesafesi
Cerrahi StrippingLigasyon ile kapatılırTam bileşke seviyesi
Perkütan AblasyonGenellikle korunur/açık kalırSFJ'nin 2 cm distali

Profilaktik Müdahale Hipotezi ve Çalışma Sonuçları

Çalışmamızda, stripping yöntemindeki rasyonelden yola çıkarak, yan dal venlerine yapılacak profilaktik müdahalenin uzun vadede semptomları ve yeni varis oluşumunu azaltabileceği hipotezi kurulmuştur. Araştırma sonuçları, profilaktik ablasyon uygulanan Grup B hastalarında varis nüksü ve semptomlarda azalma görülmesiyle bu hipotezi desteklemiştir.

Yan Dal Venlerinin Histolojik ve Anatomik Özellikleri

Yan dal venleri, GSV veya küçük safen ven gibi trunkal venlerden farklı özellikler taşır. Bu damarlar ince duvarlıdır ve çapları küçüktür. Caggiati tarafından yapılan kadavra ve BT anjiyografi çalışmaları, bu venlerin subdermal bir yol izlediğini ve amorf bir yağ dokusuyla çevrili olduğunu göstermiştir.

Yan dal venlerinin trunkal venlerden ayrılan temel farkları şunlardır:

  1. İntimal hiperplazi yoksunluğu nedeniyle duvar yapıları daha zayıftır.
  2. Muskularizasyon seviyeleri daha düşüktür.
  3. Bağ dokusu proliferasyonu kısıtlıdır.
  4. Fasyal kılıf eksikliği ve parietal zayıflık, endovasküler basınca karşı dirençlerini düşürür.

Teknik Zorluklar ve Klinik Gözlemler

Yan dal venlerinin fasyal kılıftan yoksun olması ve duvar zayıflığı, bu damarların kateterizasyonunu zorlaştırmaktadır. Ponksiyon sırasında damarların kollapse olması, işlemi safen ponksiyonuna göre daha karmaşık hale getirir. Çalışmamızda Grup B'deki hastaların uyluk çevresinde daha fazla ekimoz tecrübe etmesi, muhtemelen bu yan dal ponksiyon girişimleriyle ilişkilidir.

Varis Nükslerinin Anatomik ve Hemodinamik Temelleri

Nüksler, rezidüel (geride kalan) varislerden ayırt edilmelidir. Anatomik açıdan nükslerin temel nedenleri şunlardır:

  • Teknik hatalar: GSV'nin SFJ'den çok uzakta, aşırı düşük seviyeden ablasyonu/ligasyonu sonucu bir ark güdüğü kalması.
  • Subfasyal anterior dal: En yaygın nüks nedenlerinden biri olarak kabul edilen bu dalın varlığı.
  • Yan dal varyasyonları: Doğrudan femoral vene drene olan bir yan dalın mevcudiyeti.

Etiketler

saphenofemoral

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Mustafa Özer Ulukan

Doç. Dr. Mustafa Özer Ulukan

Doç. Dr. Mustafa Özer Ulukan lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul  Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2002 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise,Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tamamlayarak Kalp Damar Cerrahisi uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.