Doktorsitesi.com

Varis ve selülit

Op. Dr. Okan Dost
Op. Dr. Okan Dost
9 Eylül 20146452 görüntülenme
Randevu Al
  • Selülit, yağ hücrelerinin yapısındaki değişimle oluşan ve ciltte portakal kabuğu görünümüne yol açan estetik bir sorundur.
  • Oluşumundaki en temel faktörler kronik venöz yetmezlik ile östrojen ve FSH gibi hormonal değişimlerdir.
  • Kalıcı bir tedavi için öncelikle altta yatan venöz yetmezlik sorunu çözülmeli ve süreç uzman hekim kontrolünde yürütülmelidir.
Varis ve selülit
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Selülit Nedir ve Neden Oluşur?

Selülit, özellikle kalça ve bacak bölgelerinde yağ doku hücrelerinin yapısındaki değişimle karakterize olan bir rahatsızlıktır. Hücrelerin birbirine yapışmasıyla oluşan nodüller, zamanla büyüyerek cilt yüzeyinde halk arasında portakal kabuğu görünümü olarak bilinen estetik soruna yol açar. Selülit oluşum mekanizması üzerine birçok teori bulunsa da bilim dünyası iki ana neden üzerinde birleşmektedir.

Selülit Oluşumundaki Temel Faktörler

Selülit gelişiminde rol oynayan unsurlar karmaşık olsa da en belirleyici iki etken şunlardır:

  1. Kronik Venöz Yetmezlik (Varis)
  2. Hormonal Nedenler

Bu ana faktörlerin yanı sıra genetik yapı, hatalı ilaç kullanımları ve yanlış uygulanan diyetler de selülit oluşumunu kolaylaştıran ikincil etkenler arasında yer almaktadır.

Kronik Venöz Yetmezlik (Varis) ve Selülit Bağlantısı

Selülitin en önemli sebeplerinden biri olan Kronik Venöz Yetmezlik, kirli kan taşıyan damarlardaki basıncın artmasıyla başlar. Damar duvarından sızan serum, doku aralıklarına geçerek ödeme sebebiyet verir. Bu ödem, doku aralığındaki lenfatik drenajı bozarak uzun dönemde yağ hücrelerinin su ve tuz ile şişmesini tetikler. Sonuç olarak birbirine yapışan hücreler selülit nodüllerini oluşturur.

Hormonal Etkenler ve Kadınlardaki Yaygınlık

Selülit vakalarının %90-95 gibi büyük bir oranı kadınlarda görülmektedir. Bu durumun temel nedeni Östrojen ve Folikulin (FSH) hormonlarıdır. Selülit oluşumu ve artışı özellikle şu dönemlerde belirginleşir:

  • Ergenlik ve hamilelik süreçleri
  • Menstruasyon ve menopoz dönemleri
  • Doğum kontrol ilaçlarının kullanıldığı zamanlar

Selülit Tedavisinde Doğru Yaklaşım ve Yöntemler

Selülit, ciddi kozmetik kaygılara yol açtığı için suistimale açık bir alan oluşturabilmektedir. Bu nedenle sürecin mutlaka bir veya birkaç uzman hekim kontrolünde yürütülmesi kritik önem taşır. Günümüzde selülit tedavisinde uzmanlaşmış hekimler tarafından kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
MezoterapiCilt altına özel solüsyon enjeksiyonu
Ultrason & TermoterapiIsı ve ses dalgaları ile doku iyileştirme
PressoterapiBasınç yoluyla lenf drenajını destekleme
Egzersiz ve İlaçMetabolizmayı ve dolaşımı düzenleme

Kalıcı Başarı İçin Varis Tedavisinin Önemi

Selülit tedavisinde en sık yapılan hata, Kronik Venöz Yetmezlik (varis) durumunu göz ardı ederek doğrudan selülite yönelik işlemlere başlamaktır. Bu yaklaşım, soruna sadece kısa süreli ve geçici çözümler sunar. Etkili bir sonuç için, hastada görünür bir varis olmasa dahi öncelikle venöz yetmezlik açısından değerlendirme yapılmalıdır.

Bilimsel çalışmalar, venöz yetmezliği doğru şekilde tedavi edilen hastalarda lenfatik drenajın düzeldiğini ve selülit görünümünün yüksek oranlarda azaldığını kanıtlamıştır. Dolayısıyla selülit ve varis, tedavide birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Toplumda %60-70 oranında görülen varislerin tedavi edilmesi, selülit probleminin de büyük ölçüde çözülmesi anlamına gelir. Diğer yardımcı yöntemler ise cildin daha hızlı toparlanmasını ve şekillenmesini sağlayacaktır.

Etiketler

Selülit neden oluşurSelülitin tedavisi nasıl yapılmalıdırSelülit ile varisin bağlantısı nedirVaris selülite sebep olur muSelülitin sebepleri nelerdirSelülit tedavisinde ve tanısında neler yapılmalıdırSelülit nasıl düzelir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Okan Dost

Op. Dr. Okan Dost

Op. Dr. Okan DOST, 1973 yılında Adana'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerini Adana'da tamamladıktan sonra 1990- 1996 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1997 yılında Çukurova Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda ihtisasına başlamış ve 2003 yılında eğitimini tamamlayarak Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.