Doktorsitesi.com

Aort Anevrizması nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Prof. Dr. Selim İsbir
Prof. Dr. Selim İsbir
13 Eylül 2017396 görüntülenme
Randevu Al
Aort Anevrizması nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aort Anevrizması Nedir?

Aort anevrizması, kalpten çıkan ve vücudun ana damarı olan aortanın çapındaki anormal genişlemeyi ifade eder. Aort damarı, kalpten çıktığı noktadan itibaren önce göğüs boşluğu, ardından karın boşluğu boyunca ilerler. Bu hayati damarın duvar yapısının zayıflayarak genişlemesi, erken teşhis edilmediğinde ciddi sağlık risklerini beraberinde getirebilir.

Aort Anevrizması Türleri ve Sınıflandırılması

Anevrizmalar, aort damarının hangi bölgesinde meydana geldiğine bağlı olarak farklı isimler alır. Bu sınıflandırma, tedavi planlaması açısından kritik öneme sahiptir:

  • Çıkan Aort Anevrizması (Asendan Aort): Kalpten hemen çıkış noktasından başlayıp beyne giden damarların ayrımına kadar olan bölgedir.
  • Arkus Anevrizması: Sadece beyin damarlarının çıktığı bölgede görülen genişlemelerdir.
  • Torasik Anevrizma: Göğüs boşluğu içerisinde yer alan aort kesimindeki genişlemelerdir.
  • Abdominal Anevrizma: Karın bölgesindeki aort kesiminde meydana gelen genişlemelerdir.

Ayrıca, aort duvarının yırtılması durumuna diseksiyon adı verilir. Diseksiyon, anevrizma ile birlikte görülebileceği gibi bağımsız bir tablo olarak da ortaya çıkabilir.

Abdominal Aort Anevrizması ve Risk Faktörleri

Abdominal aort anevrizması, karın boşluğu içindeki aort damarının genişlemesiyle karakterize, hayatı tehdit eden ciddi bir durumdur. Normal şartlarda bu bölgedeki damar çapı 2-2.5 cm civarındayken, çapın 4 cm ve üzerine çıkması anevrizma olarak tanımlanır.

Kimler Risk Altındadır?

Aort anevrizması belirli gruplarda daha sık görülmektedir. Başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Ailesinde aort anevrizması öyküsü olanlar,
  • Beyin damarlarında anevrizma bulunan kişiler,
  • 70 yaş üstü ileri yaştaki bireyler,
  • Sigara kullananlar,
  • Doğumsal olarak aort kapağı iki yaprakçıktan oluşan (biküspit aort) kişiler.

Belirtiler ve Tanı Yöntemleri

Anevrizmalar genellikle sessiz seyreder ve çoğunlukla başka bir şikayetle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanır. Bazı vakalarda ise maalesef ilk belirti damarın yırtılması olabilir. Eğer kişi zayıfsa, belirli bir büyüklüğe ulaşmış anevrizmalarda karın bölgesinde aort damarının atışları dışarıdan hissedilebilir.

Kesin tanı için kullanılan temel görüntüleme yöntemleri şunlardır:

  1. Ultrasonografi (USG)
  2. Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Aort Anevrizmasında Hayati Tehlike: Rüptür

Hastalığın en korkulan komplikasyonu, damarın belli bir çapa ulaştığında patlaması yani rüptür olayıdır. Damar çapı 5 cm ve üzerine çıktığında yırtılma riski belirgin şekilde artar. Rüptür durumunda hayatta kalma şansı düşük olduğundan, anevrizmanın bu aşamaya gelmeden tedavi edilmesi hayati önem taşır. Hastalığın ilaçla tedavisi mümkün değildir; sigara ve yüksek tansiyonun kontrol altına alınması ise süreci yönetmek açısından kritiktir.

Tedavi Yöntemleri: Açık Cerrahi ve Endovasküler Tamir

Günümüzde aort anevrizması ve diseksiyonlarının tedavisi, hastalıklı bölgenin suni bir damar ile değiştirilmesi esasına dayanır. Tedavi yöntemleri hastanın durumuna göre belirlenir:

ÖzellikAçık CerrahiEndovasküler Tamir (EVAR)
YöntemBüyük kesilerle karın açılarak yapılır.Kasık bölgesinden ufak kesilerle stent yerleştirilir.
Hastanede Kalış5-7 gün (1-2 gün yoğun bakım).1-2 gün.
İyileşme Süresi1 - 1.5 ay.Yaklaşık 1 hafta.
RisklerKanama ve enfeksiyon oranı yüksektir.Kan kullanımı ve enfeksiyon riski minimaldir.

Endovasküler Tamir ve Hibrid Ameliyathaneler

Endovasküler tamir, aort ameliyatlarındaki en önemli yeniliktir. Bu yöntemde, özel bir kumaşla (polyester veya PTFE) kaplı stent, kateter yardımıyla damar içinden anevrizma bölgesine yerleştirilir. Bu işlem, hem anjiyografi hem de cerrahi müdahale imkanı sunan hibrid ameliyathanelerde gerçekleştirilmelidir.

Endovasküler yöntem, beyne ve iç organlara giden damarların yerleşimi nedeniyle her hasta için uygun olmayabilir. Bu tip durumlarda, açık cerrahi ile endovasküler yöntemin birleştirildiği kombine tedaviler, klasik ameliyatlara oranla daha başarılı sonuçlar verebilmektedir.

Etiketler

Aort anevrizmalarıAbdominal aort anevrizması nedirEndovasküler tamir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selim İsbir

Prof. Dr. Selim İsbir

Prof.Dr.Selim İsbir
1968 yılında Ankarada doğdu.
1991 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden derece ile mezun oldu.
1991-1997 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim dalında uzmanlık eğitimini tamamladı.
1997-1998 yılları arasında Amerika Birleşik Devletlerinde Mayo Klinik Kalp Damar Cerrahisi Bölümünde erişkin kalp cerrahisi ve kalp nakli alanlarında üst ihtisas ( clinical fellow ) yaptı.
1998 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi anabilim dalında göreve başlayarak bu bölümün kuruluşunda aktif görev aldı. 1999 yılında yardımcı doçent,
2003 yılında ise Doçent ünvanlarını aldı.
2003-2006 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi anabilim dalı başkanlık görevinde bulundu.
2009 yılında Profesör ünvanını alan Dr.Selim İsbir, Nisan 2009- Mayıs 2010 yılları arasında Marmara Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği görevini yürütmüştür.
2019-2024 yılları arasında Acıbadem Altunizade hastanesinde, 2022-2023 yılları arasındaNew York da “Northwell Health Northshore University Hospital” da çalışmıştır.Halen Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinde çalışmalarına devam etmektedir.
Amerikan Göğüs Cerrahisi (AATS) ve Avrupa Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Derneği üyesidir.
Kalp ve Damar Cerrahisi alanında özellikle aort anevrizmaları ve tedavisi, kalp kapak tamirleri, minimal invaziv kapak hastalıkları cerrahisi, koroner arter baypas cerrahisi, kalp yetmezliği cerrahisi konuları ile ilgilenmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.