Bir Erteleme ve Kaçınma Hastalığı

Vajinismus yatağınıza giren kâbusunuz! Halk arasında ilk gece korkusu diye de ifade edilen vajinismusta, cinsel birleşmenin acılı, ağrılı olacağı kaygısı tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali yaratarak kadının bacaklarını sıkıca kapatması ve elleriyle eşini itmesine yol açar.

Peki, kimsenin kimseden haberinin olmadığı, evlenen her on genç kızdan birinin yaşadığı çoğu zaman evlilikleri bitirme aşamasına getiren bu hastalık nedir? Vajinismus; vajina girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılarak kadının, cinsel birleşmeye izin vermemesi durumuna denir.

Özellikle çocuksu, aileye bağımlı ve ruhsal gelişimini sağlıklı bir biçimde tamamlamamış kadınlar risk grubunu oluşturur. Yüksek sosyo-ekonomik düzeye sahip ve eğitimli kişilerde vaginismus problemine daha çok rastlanmaktadır.

Çocukluk çağından kalma korkuları yaşayan bireylerde bu rahatsızlığın oluşması kolaylaşır. Korkular, en çok kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkularıdır. Cinselliğe bakışın tutucu olduğu çevreler de risk faktörleridir.

Vajinismus Nedenleri; cinsellikle ilgili konuşmanın ya da bir şeyleri merak edip araştırmanın ayıp, yasak, günah sayıldığı ülkemizde cinselliğin tabu olması vajinismusun ve diğer cinsel işlev bozukluklarının en önemli nedenlerinden biridir. Vajinismus çoğu zaman psikolojik nedenlerden kaynaklanan bir sorundur. Vajinismusun genel olarak nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;

• Geçmişte yaşanmış kötü cinsel tecrübe, taciz ve ya ensest ilişki gibi travmatik bir olay,

• Cinsel -genital organlarla ilgili eksik ve hatalı bilgiler,

• Kızlık zarının çok değerli ve korunması gereken bir şey olduğu düşüncesi,

• Genç kızlık döneminde seksin “pis ve kötü” olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzı,

• Cinsellik konusundaki yerleşmiş ön yargılar ve cinsel mitler,

• Özellikle ilk gece ve kızlık zarı ile ilgili abartılmış çoğu doğru olmayan başkalarına ait hikâyeler ve ya edinilmiş bilgiler,

• Katı ahlak kuralları ve tabuların yoğun yaşandığı bir toplumda yetişme,

• Zihinde aşırı büyüttüğü penis yüzünden “çok acı çekme”, “parçalanma korkuları”

• Çiftlerin cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri,

• Gebe kalma korkusu…

Vajinismus probleminin çözümünde bazen çaresizlik nedeniyle doğru olmayan ve kesinlikle önermediğimiz yöntemlere başvurabilmektedir. Mesela sorunun ilaçlarla ilişkiye girmekle çözüleceğine inanılır, bu şekilde kaslarda gevşeme sağlanma yoluna gidilebilir; ancak ilaçlar hiç bir şekilde fayda sağlamaz. Bazen de vajinusmuslu kadınların hekimleri tarafından genel anestezi ile uyutulup eşleri ile cinsel ilişkiye girmeleri sağlanabilir. Ama tüm bunlardan cevap alınamayınca sorun çözüleceğine daha da büyür.

Kadın uyanık ve bilinci açıkken cinsel ilişkiden yine korkabilir ve kocası ise daha evvel anestezi altında ilişki kurduğu karısına karşı zorlayıcı bir tutum izleyebilir. Bu da korkuları daha da arttırır. Ayrıca anestezi altında kocası tarafından ilişkiye girilen kadın, kendi kontrolü dışında bu şekilde bir ilişki yaşamaktan psikolojik olarak da kötü yönde etkilenecektir.

Sakinleştiriciler veya antidepresan ilaçların verilmesi de sorunu çözmez. Tam tersi bu tip ilaçların bazılarının cinsel isteği azaltıcı etkisi vardır, böylece sorun çözülmediği gibi başka bir problem olan cinsel isteksizlik de eklenmiş olur. Kas gevşeticiler, botox uygulamaları, ağrı kesici ilaç veya kremler veya alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girme çabaları da hep olumsuzlukla sonuçlanır.

Her türlü olumsuzluk, umutsuzluk ve karamsarlığı da bir miktar daha arttırır. Çünkü problem vajinada değil kişinin bilinçaltındadır. Tüm bu tür tedavi yaklaşımları ile sorun çözülemeyeceği gibi daha da büyür. Maalesef hastaların bu tedavi yöntemlerine yönlendirilmeleri çoğunlukla kendi hekimleri tarafından olmaktadır.

Vajinismus Tedavisi; eğer ki fizyolojik bir sorun yoksa ki çoğu zaman olmamaktadır, uzman bir cinsel terapistin 8 ve ya 10 seanslık bir psikoterapi süreciyle ve uygun egzersizlerin verilmesiyle çözümlenecek bir problemdir. Kesin bir şekilde tedavisi mümkün olan bu problemin yarattığı sorunlar büyüdükçe çiftler kendilerini daha da umutsuz ve karamsar hissetmektedir. Hâlbuki doğru bir merkezde karar verip bir an önce tedaviye başlamakla sorun "kesin olarak" çözümlenecektir. Bu konuda bir merkeze gidebilmenin zor olduğu aşikârdır. Ancak yalnızca doğru bir merkezde tedaviye başlamak bile çözümün yarısına ulaşmaktır.


Mersin Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!