Doktorsitesi.com

ÜÇÜNCÜ SAYFA DEĞİL HAYATIN ORTASI

Psk. Hatice Zengel
Psk. Hatice Zengel
24 Haziran 2022327 görüntülenme
Randevu Al
Gazetelerin üçüncü sayfalarında ya da "Keşke kaldırılsa!" dediğim gündüz kuşağı programlarında gördüğümüz travmatik olaylar var. Bu konuda travmayı yaşayan ve toplum ne yapmalı?
ÜÇÜNCÜ SAYFA DEĞİL HAYATIN ORTASI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travmatik Olaylarla Başa Çıkma Rehberi

Gazetelerin üçüncü sayfalarında veya gündüz kuşağı programlarında sıkça rastladığımız travmatik olaylar, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ciddi etkiler bırakmaktadır. Bu tür sarsıcı tecrübeleri yaşayan kişilerin iyileşme süreci ve toplumun bu sürece yaklaşımı, psikolojik sağlığın korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Travmanın etkilerini minimize etmek için hem mağdurların hem de çevresindekilerin bilinçli hareket etmesi gerekmektedir.

Travma Yaşayan Bireyler İçin İyileşme Yolları

Yaşanan ağır tecrübelerin ardından bireylerin kendi ruhsal dengelerini korumaları için belirli adımlar atmaları hayati önem taşır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Mahremiyetin Korunması: Travmanın ve acının bir mahremiyeti olmalıdır. Bireyler, kendilerini medya veya sosyal mecralarda bir reyting malzemesi haline getirmemelidir. Aksi takdirde, ilerleyen süreçte sosyal çevreye karışmakta zorluk çekebilir ve herkesin kendisi hakkında konuştuğu düşüncesiyle asosyal bir yapıya bürünebilirler.
  • Doğru Sosyal Destek: Sosyal destek, yalnızca mağduru yargılamadan dinleyebilecek ve anlayabilecek kişilerden alınmalıdır. Yanlış kişilerden beklenen destek, iyileşme yerine ikincil travmalara yol açabilir.
  • Duygu Paylaşımı: Aile üyeleri ve yakın çevre, tıpkı yas süreçlerinde olduğu gibi duygu ve düşüncelerini birbirleriyle açıkça paylaşmalıdır. Eğer olayda bir kayıp varsa, bu paylaşım sürecin doğal bir parçası haline getirilmelidir.
  • Anlatma İhtiyacı ve İyileşme: Yaraları sarmak ve iyileşme sağlamak için olayları tekrar tekrar anlatma ihtiyacı duyulabilir. Bu anlatımlar, kişinin kendisini zamanla daha iyi hissetmesine yardımcı olan bir tür psikolojik pansuman görevi görür.
  • Profesyonel Terapi Desteği: Olayın hemen ardından şoku atlatabilmek için profesyonel destek şarttır. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde gelişebilecek TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) riskine karşı terapi süreci aksatılmamalıdır.

Toplumun Travma Mağdurlarına Karşı Sorumlulukları

Toplumun, travmatik olaylar yaşamış kişilere karşı sergileyeceği tutum, bu kişilerin hayata tutunma hızını doğrudan etkiler. Toplumsal farkındalık için şu kurallara uyulmalıdır:

Dikkat Edilmesi GerekenlerKaçınılması Gereken Davranışlar
Empati kurmak ve anlayış göstermekDurduk yere olayla ilgili sorular sormak
Yargılamadan sadece dinlemekYaşananları dedikodu malzemesi yapmak
Acının sürekliliğine saygı duymakMağduru detay anlatmaya zorlamak

Toplum olarak unutulmamalıdır ki hiç kimse acıdan muaf değildir ve benzer durumlar herkesin başına gelebilir. Bu nedenle, yaşanan trajedileri birer film gibi izlemek yerine empati kurmak temel insani görevdir. Mağdurların yaşadıklarını birer meze veya dedikodu unsuru haline getirmek, onların gecelerce uykusuz kalmasına ve derin acılar çekmesine neden olur.

Sonuç: Hayata Yeniden Tutunmak

Travmalar, üzerinden yıllar geçse de ve profesyonel terapi desteği alınsa dahi zaman zaman sızlayabilen yaralardır. Bireylerin kendilerine acılarını yaşama hakkı tanıması, iyileşmenin en önemli adımıdır. Unutulmamalıdır ki her şeye rağmen hayat devam etmektedir ve sağlıklı bir gelecek için bu yaraların doğru yöntemlerle iyileştirilmesi gerekir.

Etiketler

Travmatik olayTssbSosyal destek

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Zengel

Psk. Hatice Zengel

1975 Adana doğumluyum. Liseyi Adana Kız Lisesi'nde okudum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdim. Yaklaşık üç yıl özel eğitim merkezlerinde çalıştıktan sonra 2002 yılı Ekim ayında  Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne atandım. Dört yıl Üniversitenin Zihin Engelli Çocuklar Merkezi'nde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı kurumlar arası geçiş sınavıyla atandığım Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'nde dört yıl, iller arası geçiş kurasıyla atandığım Osmaniye Devlet Hastanesi'nde bir buçuk yıl çalıştım. Şubat 2012 tarihinde atandığım Dr Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl çalıştıktan sonra devlet memuriyetinden ayrılıp kendi ofisimde çalışmaya karar verdim. 2022 Ocak ayı itibariyle kendi ofisimde danışanlarımı almaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.