Doktorsitesi.com

Üzüntü ve Depresyon

Psk. Tülay ÜNLÜEVCEK
Psk. Tülay ÜNLÜEVCEK
4 Eylül 2018111 görüntülenme
Randevu Al
Üzüntü ve Depresyon
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Üzüntü ve Depresyon Arasındaki İnce Çizgi

Hayatın doğal akışı içerisinde bireylerin derin bir keder hissetmesine neden olan pek çok faktör bulunmaktadır. Bu durumlar genellikle kişisel kayıplar, sağlık sorunları veya ekonomik değişimler etrafında şekillenir. Ancak, her üzüntü hali bir depresyon olarak nitelendirilmemelidir. Bu noktada kritik olan, istenen ve istenmeyen olumsuz duygular arasındaki sınırı doğru belirlemektir.

Üzüntüye Neden Olan Temel Faktörler

İnsan psikolojisi üzerinde derin etkiler bırakan ve üzüntüye yol açan başlıca nedenler şunlardır:

  • Sevilen birinin trajik kaybı
  • Ölümcül bir hastalık süreci
  • Yaşam boyu sürecek bir bedensel engel
  • İflas ya da yoksulluk durumları
  • Yaşlılık veya orta yaş bunalımı

Yukarıdaki maddelere pek çok farklı neden eklenebilir; fakat bu durumların hiçbiri tek başına gerçek bir depresyonun nedeni değildir. Asıl ayrım, bu olaylara verilen tepkinin niteliğinde gizlidir.

Sağlıklı Üzüntü ve Depresyonun Karşılaştırılması

Sağlıklı üzüntü ile depresyon arasındaki fark aslında oldukça belirgindir. Üzüntü, herhangi bir kaybı veya hayal kırıklığını çarpıtmadan tarif eden, gerçekçi algılar tarafından oluşturulan normal bir duygudur. Depresyon ise her zaman çarpıtılmış düşüncelerin tetiklediği bir hastalık olarak kabul edilir.

ÖzellikSağlıklı ÜzüntüDepresyon
Düşünce YapısıGerçekçi ve çarpıtılmamışÇarpıtılmış ve olumsuz
ÖzgüvenÖzgüven kaybı yaşanmazSürekli özgüven kaybı görülür
SüreçBelirli bir zaman sınırı vardırSüreklilik veya tekrar etme eğilimindedir
Etkiİnsanlığı kuvvetlendirir, derinlik katarYıkıcıdır, umutsuzluk yaratır

Çarpıtılmış Düşüncelerin Duygular Üzerindeki Etkisi

Bir kayıp yaşandığında, "Onu kaybettim, paylaştığımız sevgiyi özleyeceğim" şeklinde düşünmek dokunaklı ve gerçekçi bir yaklaşımdır. Bu tür duygular hayatınıza derinlik katar ve kaybınızdan manevi bir kazanç elde etmenizi sağlar. Aksine, "Bir daha asla mutlu olamayacağım" şeklindeki düşünceler, kendine acıma ve umutsuzluk duygularını tetikleyerek kişiyi yenilgiye uğratır.

Depresyon, belirgin bir stresin (iş başarısızlığı, sağlık kaybı vb.) ardından ortaya çıkabileceği gibi, bazen tetikleyici olayı belirlemek daha zordur. Bu noktada temel neden yine çarpıtılmış düşüncelerdir. Bu düşüncelerin hiçbir uyumlu veya olumlu fonksiyonu yoktur; aksine acı çekmenin en kötü biçimlerinden biridir ve kişiyi yıpratır.

Özdeğer ve Başarı İlişkisi

Pek çok insan, mesleki başarıyı doğrudan mutluluk kapasitesi ve kişisel değer ile ilişkilendirir. Bu değer yargısı nedeniyle maddi kayıplar veya iflas durumları depresyonla ilişkilendirilir. Oysa gerçek neden, kişinin başarılı olduğu diğer alanları göz ardı etmesidir.

Bir bireyin yaşamı başkaları için bir anlam ifade ediyorsa, sevgi, anlayış, destek ve dostluk gibi değerlere sahipse o kişi değersiz değildir. Kendine güvenen, saygı duyan ve başkalarına katkı sağlayan bir insanın varlığı, her zaman bir fark yaratır.

Sonuç: Sağlıklı Üzüntüyü Yönetmek

Yaşamdaki değer verilen unsurların yitirilmesi kaçınılmaz olarak üzüntü yaratır. Bu üzüntü kontrol altına alınamadığında, içinden çıkılması zor bir depresyon sürecine dönüşebilir. Temel amaç, acı içinde kaybolmak yerine sağlıklı üzüntü aşamasında kalarak duyguları gerçekçi bir zeminde yaşamaktır. Düşüncelerdeki çarpıtmalardan kurtulmak, gerçek problemlerle çok daha az acı çekerek mücadele etmeyi mümkün kılar.

Etiketler

Depresyon nedirÜzüntüYaşamPsikolojiDepresyonüzüntü nediryaşamımıza üzüntü etkisi

Yazar Hakkında

Psk. Tülay ÜNLÜEVCEK

Psk. Tülay ÜNLÜEVCEK

ODTÜ Psikoloji bölümü lisans eğitimini tamamladıktan sonra, insan gelişiminin en önemli yılları olan 0-6 yaş arası çocuklarla ilgilenmek amacı ile anaokullarında ve ardından devlet hastanesi psikiyatri bölümünde yetişkin psikoloğu olarak görev yapmıştır.
Daha sonra özel bir firmada iş yaşamını geliştirmek ve üretimi arttırmak amaçlı yönetici olarak, endüstri psikolojisinin ilkelerini iş yaşamında uygulamış ve bu süreçte personelin aile, çocuk ve özel ruhsal sıkıntılarına danışmanlık hizmeti vermiştir.
Çalışma hayatında mesleğinden kopmadan eğitim ve terapi çalışmalarına devam etmiştir. Kariyerini, aldığı eğitim programları ile desteklemiştir. 
Süleyman Demirel Üniversitesi’den Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Özel Aile Danışmanlığı Yönetmenliği Kapsamında, “Özel Aile Danışmanlığı” eğitimini tamamlamıştır. 
Bunun yanında, “Sistemik Aile Terapisi”,  “Cinsel Terapi”, “Yas Süresi Psikoterapi”, “Çözüm Odaklı Terapi”, “Şema Terapi”, Bilişsel Davranışçı Terapi”, "Psikoonkoloji Terapi Eğitimi", "Kayıp ve Yas Danışmanlığı", "Pozitif Psikoterapi Temel Eğitimi"  programlarını tamamlamış olup "Pozitif Psikoterapi" master eğitim programı devam etmektedir.
Meslek hayatına 2012 yılından bu yana kendi ofisinde; aile danışmanlığı, bireysel terapi, çift danışmanlığı ve ergen terapisi konularında danışmanlık hizmeti vererek sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.