Doktorsitesi.com

Uzun süreli açlıklar faydalı mı zararlı mı ?

Dyt. Sinem Uygun
Dyt. Sinem Uygun
29 Haziran 2020220 görüntülenme
Randevu Al
Uzun süreli açlıklar faydalı mı zararlı mı ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ramazan'da Beslenme ve Sporcu Performansı

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte sporcular ve antrenörler için bazı kritik sorular gündeme gelmektedir. Nasıl beslenilmeli?, uzun süreli açlık ve susuzluğun vücut üzerindeki etkileri nelerdir ve en önemlisi sporcular oruç tutmalı mı? gibi sorular bu dönemin ana odak noktalarını oluşturmaktadır.

Özellikle futbolcularda performans kaygısı nedeniyle oruç tutma konusu, Ramazan ayında en çok tartışılan başlıklardan biridir. Bu içerikte, futbolcularda oruç tutmanın performansa etkileri üzerine yapılmış bilimsel çalışma sonuçlarını ve uzun süreli açlığın metabolik yansımalarını inceleyeceğiz.

Uzun Süreli Açlık: Aralıklı Oruç (IF) ve Ramazan Orucu

Son yıllarda popülerliği artan ve Türkçeye aralıklı oruç diyeti olarak çevrilen Intermittent Fasting (IF), birçok kişinin fayda sağladığı bir beslenme programıdır. Bu program, temel olarak ne yeneceğinden ziyade, yemek ve açlık saatlerinin stratejik olarak ayarlandığı bir yöntemdir. Ramazan orucu ile beslenme süreleri açısından benzerlik gösterdiği için bu karşılaştırma önem arz etmektedir.

Aralıklı Oruç Diyetinin Faydaları ve Farkları

Aralıklı oruç diyetinin en yaygın kullanılan türü, 8 saat beslenme ve 16 saat açlık şeklinde uygulanan modeldir. Ramazan orucundan en temel farkı, aç kalınan sürede sıvı alımının serbest olmasıdır. Uzman kontrolünde uygulandığında bu beslenme şekli şu alanlarda fayda sağlamaktadır:

  • Kanser hastalarının tedavi süreçlerinde destekleyici olarak,
  • Sağlıklı kilo verme süreçlerinde,
  • Yaşlanma karşıtı detoks programlarında,
  • Belirli bağırsak terapilerinde.

Bu bağlamda, Ramazan ayındaki temel sorun açlık süresinin uzunluğu değil; sıvı alımının olmaması ve beslenme saatlerinde kontrolsüz yemek yeme alışkanlığının metabolizma üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerdir.

Sporcularda Oruç Performansı Düşürür mü?

Futbolcularda Ramazan orucunun etkilerini inceleyen çok sayıda araştırma mevcuttur. Bu çalışmaların büyük bir bölümü, sporcuların performans değerleri ve biyokimyasal parametreleri üzerine yoğunlaşmıştır. Araştırmalar farklı sonuçlar ortaya koysa da FIFA'nın tıbbi değerlendirme komitesi F-MARC tarafından 2006 yılında yapılan çalışma dikkat çekicidir.

Söz konusu çalışmada, oruç tutan genç erkek futbolcuların beslenme, biyokimyasal değerler ve performanslarında herhangi bir olumsuz etkiye rastlanmamıştır. Ancak bu sonucun, kontrollü bir kamp ortamında elde edildiği unutulmamalıdır. Çalışma notlarında sporcunun beslenme, uyku düzeni ve fiziki şartlarının titizlikle ayarlanması gerektiği vurgulanmıştır.

Psikolojik Bir Faktör: Nocebo Etkisi

Başka bir araştırmada, 14 saatlik açlık süresinin olduğu bir dönemde oruç tutan ve tutmayan futbolcular kıyaslanmıştır. Her iki gruba da aynı beslenme ve sıvı programı uygulanmış, sadece öğün saatleri değiştirilmiştir. Ramazan öncesi ve sonrasındaki uyku kalitesi ve eğitim yükü gibi değişkenlerde fark görülmezken, oruç tutan grupta sprint performansında düşüş gözlemlenmiştir.

Bu performans düşüşüyle bağlantılı olarak nocebo etkisi kavramı ön plana çıkmaktadır. Nocebo etkisi, kişinin uyguladığı bir diyetin veya tedavinin kendisine olumsuz yansıyacağına inanması ve bu negatif etkileri gerçekten hissetmesi durumudur.

Sonuç ve Profesyonel Yaklaşım

Sporcuyu inancı gereği yerine getirdiği ibadet sürecinde maksimum performansa ulaştırmak için doğru bir beslenme planlaması şarttır. Bu süreçte sporcuya hem fiziksel hem de psikolojik desteğin verilmesi büyük önem taşır. Beslenme ve sıvı dengesinin nasıl ayarlanması gerektiğine dair detaylı öneriler, serimizin ikinci yazısında ele alınacaktır.

Etiketler

Sağlıklı zayıflamaSağlıklı zayıflamakSağlıkUzun süreli açlıkuzun süre aç kalmak

Yazar Hakkında

Dyt. Sinem Uygun

Dyt. Sinem Uygun

Sinem Uygun , 2008 yılında Haliç Üniversitesi Beslenme Diyetetik bölümünde eğitimine başlamış . 2012 yılında  Serabral Palsili(beyin felçili) çocuklarda besin desteklerinin malnütrisyona etkileri konulu tezi yazarak mezun olmuştur. Çocuk hastalıkları ve bağırsak sağlığı özel ilgi alanıdır.   Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp fakültesi Çocuk Hastalıkları ve Metabolizma bölümünde yüksek lisansa başlamıştır .Burada otizmli çocuklarda, bağırsak florasının ve beslenmenin etkisi üzerine çalışmıştır . Yüksek lisansa devam ederken 2012-2015 yılları arasında GYMSTOP spor kompleksinde sporcu beslenmesi ile ilgili çalışmıştır . 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.