Doktorsitesi.com

Uykuda yürüme bir hastalık mıdır?

Prof. Dr. Derya Karadeniz
Prof. Dr. Derya Karadeniz
22 Aralık 20141078 görüntülenme
Randevu Al
Uykuda  yürüme bir hastalık mıdır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uyurgezerlik Nedir ve Neden Olur?

Uyurgezerlik, tıbbi adıyla somnambulizm, genellikle derin NREM uykusu sırasında ortaya çıkan bir uyku bozukluğudur. Çocukluk döneminde sıkça rastlanan bu durum, atakların sıklığının artmasıyla birlikte parasomni kategorisinde değerlendirilir ve profesyonel tedavi gerektirebilir. Bu durum, beynin tam olarak uyanamadığı ancak vücudun hareket halinde olduğu karmaşık bir süreçtir.

Uyurgezerlik Ataklarının Belirtileri ve Davranış Biçimleri

Uyurgezerlik atakları genellikle kişinin yatakta oturması ve şaşkın bir ifadeyle çevreye bakmasıyla başlar. Atakların ilerleyen aşamalarında şu davranışlar gözlemlenebilir:

  • Yataktan aniden fırlama, koşma veya amaçsızca yürüme,
  • Tehlike hissi veya korkutucu rüyalar nedeniyle kaçma çabası,
  • Huzursuz, saldırgan veya şiddet içerikli davranışlar sergileme,
  • Atak sırasında gözlerin açık olması ancak çevreyi tam algılayamama,
  • Uyku sırasında konuşma veya çığlık atma durumlarının eşlik etmesi.

Ataklar bazen kişinin yatağına dönüp uyumaya devam etmesiyle, bazen de uygun olmayan yerlerde aniden durmasıyla sonlanır. Bu durum nadiren de olsa gündüz şekerlemeleri sırasında da yaşanabilmektedir.

Atak Sırasında Kişiye Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Atak geçiren birini uyandırmak oldukça güçtür ve uyandırıldığında kişi genellikle yarı uyur vaziyette, şaşkın olur. Erişkinlerde ataklar bazen kesik kesik hatırlansa da, genel olarak ertesi gün hiçbir şey hatırlanmaz. Atak sırasında kişiyi zorla uyandırmaya çalışmak, atağın süresini uzatabilir. Bu nedenle, uyurgezer kişiye yumuşak bir ses tonuyla yaklaşılmalı ve yatağına gitmesi için nazikçe telkinlerde bulunulmalıdır.

Uyurgezerlikte Riskli ve Uygunsuz Davranışlar

Uyurgezerlik, zamanlama açısından uygun olmayan rutin davranışlardan oluşur. Ancak bazen daha riskli ve uygunsuz eylemler de görülebilir:

Davranış TürüÖrnek Eylemler
Uygunsuz DavranışlarÇöp kutusuna idrar yapma, camdan dışarı çıkma, eşyaların etrafında rastgele dolanma.
Şiddet EğilimiÖzellikle erkek erişkinlerde uyandırılmaya çalışıldığında görülen saldırganlık.
Tehlikeli AktivitelerAraba kullanımı, yemek yeme, istemsiz yaralama veya uygunsuz cinsel aktiviteler.

Çocuklarda ve Erişkinlerde Uyurgezerlik Farkları

Çocuklarda uyurgezerlik genellikle sessizce ebeveyn odasına veya ışığa doğru yürüme şeklinde görülür. Çocukluk çağında cinsiyet farkı gözetmeksizin ortaya çıkan bu durum, sıklıkla gece terörü ve uykuda konuşma ile birliktelik gösterir. Erişkinlerde ise şiddet içerikli davranışlar ve yaralanma riski erkeklerde daha belirgindir. Çocukluk çağı uyurgezerliği genelde ergenlikte sona erse de, erişkinlikte başlayan vakalar daha ciddi sorunlara yol açabilir.

Uyurgezerliği Tetikleyen Faktörler

Genetik faktörlerin uyurgezerlik üzerinde çok güçlü bir etkisi vardır; aile öyküsü olanlarda risk daha yüksektir. En güçlü tetikleyici uyku yoksunluğu olmakla birlikte, diğer faktörler şunlardır:

  • Tıbbi Durumlar: Guatr, migren, kafa travması, inme ve beyin iltihabı.
  • Uyku Bozuklukları: Uyku apne sendromu ve solunumla ilişkili uyku hastalıkları.
  • Çevresel ve Psikolojik Etkenler: Fiziksel veya duygusal stres, yabancı ortamda uyuma, seyahat ve alkol kullanımı.
  • Diğer Uyaranlar: Çocuklarda ateşli hastalıklar, kadınlarda adet öncesi dönem, dolu mesane veya dışarıdan gelen gürültü/ışık.

Tanı ve Ayırıcı Tanı: Uyku Tetkikinin Önemi

Uyurgezerlik ile uykuda ortaya çıkan sara (epilepsi) hastalıkları birbirine karıştırılabilir. Bu iki durumun ayırt edilmesi için gece uyku tetkiki (polisomnografi) yapılması kritiktir. Tanı konulması için tetkik sırasında mutlaka bir atak yaşanması gerekmez; uzmanlar uyku sırasındaki beyin aktivite özelliklerini inceleyerek ayırımı net bir şekilde yapabilirler. Psikiyatrik hastalıklarla (depresyon, anksiyete) doğrudan sıkı bir bağ olmasa da, erişkin vakalarda bu öykülerin varlığı gözlemlenebilmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz, 1990 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlamış ve aynı yıl, aynı fakültenin Nöroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başlamıştır. 1993 ile 1994 yılları arasında ise araştırma görevlisi olarak Fransa’da Montpellier Üniversitesi Nöroloji Kliniği’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde çalışmıştır. Bu merkezdeki çalışmalarını sürdürürken ayrıca Avrupa ülkelerinde geçerli olan ‘’Diplome Inter Universitaire du Sommeil et de L’eveil’’ diplomasını da almıştır. 1995’de ise Stanford Üniversitesi’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde görev almıştır. 1996 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Nöroloji Uzmanı, 2001’de doçent, 2007’de ise Profesör unvanlarını almıştır.  Ayrıca 2011’de yan dal uzmanlığını ‘Klinik Nörofizyoloji’ alanında almıştır. Avrupa Uyku Tıbbı Uzmanlığı ve beraberinde Avrupa Uyku ‘’Expert’’i ünvanını ise 2013 yılında almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.