Doktorsitesi.com

Uyku Felci / Karabasan

Klinik Psikolog Vedat Demiral
Klinik Psikolog Vedat Demiral
6 Nisan 2020452 görüntülenme
Randevu Al
Uyku Felci / Karabasan
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uyku Felci Nedir? REM Evresi ve Fizyolojik Süreç

Uyku süreci toplamda dört farklı evreden oluşmaktadır. Daha net rüyaların görüldüğü ve kasların tamamen kilitlendiği REM evresinde, beyin aniden uyanabilir; ancak bu uyanma kaslarda gerçekleşmediğinde Uyku Felci durumu ortaya çıkar. Bu süreçte kişinin bilinci tamamen yerinde olmasına rağmen hiçbir kasını hareket ettiremez, solunumu yavaşlar ve ses tellerini kullanamadığı için yardım isteyemez.

Uyku felci yaşayan bireylerin dörtte üçünde bu tabloya görsel, işitsel ve dokunsal halüsinasyonlar eşlik etmektedir. Bu nedenle, ilk tecrübelerde yoğun panik ve korku hissi yaşanması oldukça normal bir durumdur. Birçok birey, istemli kaslarını hareket ettiremedikleri için üzerlerine kötücül bir varlığın oturduğu ve ağızlarını kapattığı yönünde halüsinasyonlar gördüklerini ifade etmektedir.

Kültürel Tanımlamalar ve Doğaüstü Fenomenler

Uyku felcinin doğaüstü fenomenlerle izah edilmesi, bireylerin uzun yıllar boyunca tıbbi yardım almasını ve doğru tanıyla tanışmasını engellemektedir. Farklı kültürlerde bu durum, bilimsel gerçekliğinden ziyade yerel efsanelerle tanımlanmıştır. Aşağıdaki tabloda, uyku felcinin farklı kültürlerdeki karşılıkları yer almaktadır:

KültürKullanılan Terim
Çin KültürüYatağa Basan Hayalet
Alman KültürüCadı Basması
Türk KültürüKarabasan

Uyku Felcine Neden Olan Dış Faktörler

Uyku felcinin ortaya çıkmasında birçok çevresel ve biyolojik etken rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalar (Kuş, 2013), bu durumu tetikleyen temel unsurları şu şekilde sıralamaktadır:

  • Ailesel yatkınlık ve genetik faktörler,
  • Kronik yorgunluk ve düzensiz uyku saatleri,
  • Aşırı stres ve ani yaşam tarzı değişiklikleri,
  • Vardiyalı çalışma sistemi,
  • Uykudan hemen önce aşırı sıcak suyla alınan duş,
  • Sırt üstü pozisyonda uyuma,
  • Aşırı kafein tüketimi.

Uyku Pozisyonlarının Beyin Sağlığı ve Fonksiyonları Üzerindeki Etkisi

İnsanlar uykudayken beyin aktif olarak çalışmaya devam ederek günlük olayları, öğrenilen bilgileri ve verileri yeniden yapılandırıp kategorize eder. Uyku pozisyonlarının, beynin bu kritik işlevlerini yerine getirmesi üzerinde doğrudan etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Özellikle sırt üstü uyumak, uyku felcini en çok tetikleyen unsurlardan biridir; zira yapılan gözlemlerde sırt üstü dışındaki pozisyonlarda uyku felci vakasına rastlanmamıştır.

Yan Yatmanın Nörolojik Avantajları

Beyindeki kimyasal sıvıların dolaşımı ve atık kimyasalların temizlenmesi noktasında, yan yatmak ile sırt üstü yatmak arasında belirgin farklar bulunmaktadır. 2015 yılında yapılan araştırmalara (Lee ve Ark.) göre, herhangi bir yanınıza yatmak Alzheimer, Parkinson ve diğer nörolojik hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır. Ayrıca yan yatmanın horlama üzerindeki azaltıcı etkisi, derin uyku süresinin artmasına olanak tanır.

Sağ Tarafa Yatmanın Fizyolojik Faydaları

Özellikle sağ tarafa yatmanın vücut üzerinde spesifik avantajları bulunmaktadır. Sol tarafa yatıldığında kalbe baskı uygulanması nedeniyle kalp, kan pompalamak için ritmini artırır; bu da nefes darlığı, huzursuzluk ve gevşeyememe gibi durumlara yol açar.

Sağ tarafa yatıldığında ise şu süreçler gerçekleşir:

  1. Sol burun deliği açılır ve beynin sağ yarım küresine daha fazla oksijen gider.
  2. Parasempatik sistem uyarılır.
  3. Vücutta genel bir gevşeme sağlanır, kalp ritmi ve tansiyon düşer.
  4. Kan dolaşımı yavaşlayarak uykuya geçiş süreci kolaylaşır.

Etiketler

Uykuda boğulma hissiUykuda boğulmaUyku problemiKarabasanUykuda nefessiz kalmaUyku felciUykuda kas kasılmasıOnline terapiYatış şekliYatış pozisyonuEn iyi psikologBakırköy psikologistanbul psikologonline terapist

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Psk.Vedat Demiral, İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanını almıştır. Psikoloji eğitimi süresince Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kapalı psikoz servisinde stajyer psikolog olarak çalışmış. Özel bir rehabilitasyon merkezinde otizm, down sendromu, mental bozukluklar üzerine çocuk ve genç yetişkinlikler ile çalışmış. Öğrenci ve yetişkinlerin bulunduğu bir merkezde 3.500 kişilik grup ile depresyon, uyum bozukluğu, anksiyete bozuklukları, fobiler, kişilik bozukluklarının tedavisinde psikoterapist olarak çalışmış ve diğer AR-GE, seminer, danışmanlık hizmetlerini yürütmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.