Doktorsitesi.com

ÜSLUBUN SENSİN

Psk. Hatice Zengel
Psk. Hatice Zengel
24 Haziran 2022116 görüntülenme
Randevu Al
İletişim insan hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Doğru iletişim için de kendimizi doğru ifade etmeliyiz. Yoksa söylemek istediğimizin tam tersi anlaşılabilir.
ÜSLUBUN SENSİN
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İletişimde Doğru İfade Etmenin Önemi

İletişim, insan hayatının merkezinde yer alan ve sosyal yaşamı şekillendiren en temel unsurdur. Sağlıklı bir etkileşim kurabilmek için bireyin kendisini doğru ifade etmesi, mesajın hedeflenen şekilde iletilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Kendimizi doğru ifade edemediğimiz durumlarda, anlatmak istediklerimiz muhatabımız tarafından tamamen zıt bir şekilde algılanabilir.

Sözsüz İletişimin Etkisi ve Beden Dili

İnsan ilişkilerinde genellikle kelimelerin en önemli unsur olduğu düşünülse de, aslında sözler iletişimin yalnızca %30 gibi kısıtlı bir kısmını oluşturur. İletişimin geri kalan büyük çoğunluğu ise sözsüz iletişim kanalları aracılığıyla gerçekleşir. Duygu ve düşüncelerin aktarımında belirleyici olan temel unsurlar şunlardır:

  • Ses tonu ve vurgulamalar
  • Mimik ve jestler (yüz ifadeleri ve el-kol hareketleri)
  • Vücut duruşu ve oturma şekli
  • Göz teması ve kişisel özbakım

Yazılı İletişim ve Dijital Mesajlaşmanın Riskleri

Günümüzde yaygın olarak kullanılan yazılı mesajlar, sözsüz iletişimin sunduğu derinlikten yoksundur. Bu durum, yazılı metinlerin ruhsuz kalmasına ve yanlış anlaşılmalara açık hale gelmesine neden olur. Ses tonu ve yüz ifadesi gibi destekleyici unsurlar olmadan sadece yazıyla anlaşmaya çalışmak, modern iletişim sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Günümüzde insanların mesaj yoluyla ilişkilerini sonlandırması veya birini dijital ortamda engelleyerek hayatından çıkardığını sanması, bu kısıtlı iletişim biçiminin bir sonucudur.

İletişim Teknikleri: Ben Dili ve Sen Dili Farkı

Sağlıklı bir diyalog kurabilmek için ben dili ve sen dili arasındaki ayrımı bilmek gerekir. Bu iki yaklaşım, iletişimin seyrini tamamen değiştirebilir.

İletişim DiliÖzellikleriÖrnek Cümle
Sen DiliSuçlayıcı, yargılayıcı ve eleştireldir."Sen bunu hep böyle yapıyorsun!"
Ben DiliDuygu ve düşünceleri ifade eder, çözüm odaklıdır."Böyle olduğunda ben üzülüyorum."

Sen dili, karşı tarafın savunmaya geçmesine neden olurken; ben dili, bireyin kendi hislerini paylaşmasına ve karşı tarafa kendisini ifade etme şansı tanımasına olanak sağlar.

İletişimi Engelleyen Faktörler ve Çatışmalar

İletişim sürecinde yapılan bazı hatalar, diyalogların kopmasına ve ciddi çatışmalara yol açar. Özellikle olumsuz eleştiri, dalga geçmek, muhatabını ciddiye almamak, lakap takmak ve suçlamak bu engellerin başında gelir. Ayrıca yargılama, hakaret, küçümseme ve küfür gibi davranışlar iletişim sorunlarını derinleştirir. Unutulmamalıdır ki, birine sert bir tepki verdiğinizde karşılığında olumlu bir yaklaşım beklemeniz gerçekçi değildir; bu durum genellikle mesafe, iletişimin kopması veya saldırganlık ile sonuçlanır.

İletişimin Bel Kemiği: Karşılıklı Empati ve 3D Kuralı

Sağlıklı bir iletişimin temel taşı karşılıklı empati kurmaktır. İletişimde 3D kuralı olarak adlandırılan; karşı tarafın duygu, düşünce ve davranışını anlamaya çalışmak ve bu anlayışı ona ifade etmek büyük önem taşır. Empatinin tek taraflı olması bir haksızlığa dönüşebilir; bu nedenle her iki tarafın da birbirini anlamaya çalışması gerekir. Sorunların çözümü için en önemli adım, tarafların birbirinin bakış açısını kavramaya yönelik niyet göstermesidir.

Sonuç: Üslubun Belirleyici Gücü

Ünlü halk ozanı Yunus Emre’nin "Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı" dizelerinde belirttiği gibi, üslup iletişimde her şeydir. Kelimelerin seçimi ve ifade ediliş biçimi, bir çatışmayı bitirebileceği gibi geri dönülemez sonuçlara da yol açabilir. Bu nedenle, her türlü etkileşimde yapıcı bir üslup benimsemek iletişimin başarısı için temel şarttır.

Etiketler

İletişimEmpatiBeden diliüslup

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Zengel

Psk. Hatice Zengel

1975 Adana doğumluyum. Liseyi Adana Kız Lisesi'nde okudum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdim. Yaklaşık üç yıl özel eğitim merkezlerinde çalıştıktan sonra 2002 yılı Ekim ayında  Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne atandım. Dört yıl Üniversitenin Zihin Engelli Çocuklar Merkezi'nde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı kurumlar arası geçiş sınavıyla atandığım Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'nde dört yıl, iller arası geçiş kurasıyla atandığım Osmaniye Devlet Hastanesi'nde bir buçuk yıl çalıştım. Şubat 2012 tarihinde atandığım Dr Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl çalıştıktan sonra devlet memuriyetinden ayrılıp kendi ofisimde çalışmaya karar verdim. 2022 Ocak ayı itibariyle kendi ofisimde danışanlarımı almaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.