Doktorsitesi.com

TÜRKİYE'DE MADDE KULLANIMI

Psk. Beyza Takan
Psk. Beyza Takan
2 Mart 2020576 görüntülenme
Randevu Al
TÜRKİYE'DE MADDE KULLANIMI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Madde Bağımlılığının Tarihsel Gelişimi ve Toplumsal Algısı

Madde kullanımı ve bağımlılığı problemi, hem Türkiye'de hem de dünyada yeni ortaya çıkmış bir olgu değildir; aksine insanlık tarihi ile eş değer bir geçmişe sahiptir. Bireyler, ruh sağlıklarını ve buna bağlı olarak tutum ve davranışlarını değiştirmek amacıyla, bazen bilinçli bazen de bilgi eksikliğiyle madde kullanımına yönelmişlerdir. Bu süreçte bazı toplumlar madde kullanımına tamamen karşı bir tavır sergilerken, bazı kesimlerde bu durum kültürel bir gereklilik olarak algılanmıştır (B.Doğan, 2001).

Küresel Bir Tehdit: Uyuşturucu Madde Sorunu

Günümüzde uyuşturucu madde alışkanlığı birçok ülkede felaket boyutlarına ulaşmıştır. Dünya genelinde en sık rastlanan maddeler arasında esrar, afyon, morfin, eroin, kokain ve psikotrop maddeler yer almaktadır. Bağımlı bireyler, düzenli çalışma yetilerini kaybettikleri için madde temini amacıyla çeşitli yasa dışı yollara ve suç faaliyetlerine başvurabilmektedir.

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle uyuşturucu madde sevkiyatında bir köprü vazifesi görmektedir. Ülkemizde uyuşturucu kaçakçılığının merkez üslerini şu şehirler oluşturmaktadır:

  • Van
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Konya
  • İstanbul

Uyuşturucu kaçakçılığının temel gayesi büyük kârlar elde etmek ve bu kazançla silahlanmayı finanse etmektir. Elde edilen gelirin bir kısmının terör örgütlerine aktarılması, ülkeyi içten çökertme hedefine hizmet etmektedir (Akbulut, 1997).

Bağımlılığın Demografik Yapısı ve Risk Grupları

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, madde kullanımının en yoğun olduğu yaş aralığı 21-25 yaş dilimidir. Kullanıcı profilleri incelendiğinde; işsizler, işçiler, esnaflar ve seyyar satıcılar en yüksek risk gruplarını oluştururken, bu grupları serbest meslek erbabı ve çiftçiler izlemektedir.

KategoriÖne Çıkan Bulgular
En Riskli Yaş Grubu21-25 Yaş
En Tehlikeli Madde ArtışıEroin
Cinsiyet FaktörüKadınlar, düşük dozlarda bile fiziksel etkilere daha yatkındır.
Avrupa TrendiEroin, kokain ve damar içi şırınga kullanımı artmaktadır.

Madde Kullanımının Temel Nedenleri

Madde bağımlılığının ortaya çıkmasında tek bir nedenden bahsetmek mümkün değildir. Bu durum, karmaşık bir faktörler bütününün sonucudur:

  1. Psikolojik Nedenler: Kişilik özellikleri, zayıf sorun çözme yetisi ve uyum sağlama çabası.
  2. Çevresel ve Sosyoekonomik Faktörler: İşsizlik, yoksulluk ve maddeye erişimin kolay olması.
  3. Ailevi ve Sosyal Sebepler: Sorunlu aile ilişkileri ve eğitim eksikliği.

Eğitim, sadece okul başarısı değil; aileden alınan sevgi, kültür ve kişilik gelişimini de kapsayan geniş bir süreç olarak bağımlılıkla mücadelede en kritik unsurdur.

Hukuki Çerçeve ve Devlet Politikaları

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 58. Maddesi, gençlerin alkol ve uyuşturucu maddelerden korunması görevini devlete yüklemiştir. Bu doğrultuda, bağımlılıkla mücadele bir devlet politikası haline getirilmiştir. İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan eylem planları ve EMCDDA (Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi) ile yapılan iş birlikleri, hem arzın engellenmesi hem de talebin azaltılmasına yönelik stratejik adımlardır (Prof. Dr. Burhanettin Can, 2015).

Madde Bağımlılığında Tedavi ve Biyopsikososyal Model

Bağımlılık; biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan bir davranış sorunudur. Bu nedenle tedavi süreci Biyopsikososyal Model çerçevesinde yürütülmelidir. Tedavinin temel amacı, bireyi maddeden arındırmak ve relaps (tekrar kullanım) süresini engellemektir.

Sosyal Hizmet Uzmanlarının Tedavi Sürecindeki Rolü

Sosyal hizmet uzmanları, tedavi sürecinde üç temel aşamada görev alırlar (Polat, 2014):

  • Değerlendirme: Bireyin eğitim, iş ve aile dinamiklerinin "çevresi içinde birey" bakış açısıyla analiz edilmesi.
  • Psikososyal Müdahale: Kişinin ve ailesinin kaynaklarının iyileştirme sürecine dahil edilmesi.
  • Taburculuk ve Rehabilitasyon: Tedavi sonrası sosyal yaşama dönüşün planlanması ve sosyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi.

Yardım ve Tedavi Başvuru Kanalları

Madde bağımlılığı ile mücadelede en etkin kuruluşlardan biri olan Yeşilay, en iyi korunma yolunun hiç başlamamak olduğunu vurgulamaktadır. Tedavi olmak isteyen bireyler ve yakınları şu kanallara başvurabilir:

  • AMATEM (Alkol ve Madde Tedavi Merkezleri)
  • Üniversite ve devlet hastanelerine bağlı Psikiyatrisi Klinikler

Tedavi süreci genellikle 2-6 haftalık hastanede yatarak arınma ve sonrasında bir yıllık psikososyal destek şeklinde planlanmaktadır (Göksu, 2018).

Etiketler

Madde bağımlılığı tedavisiMadde kullanımıMadde bağımlılığı riskiMadde bağımlısıMadde bagimliligi ve tedavisi

Yazar Hakkında

Psk. Beyza Takan

Psk. Beyza Takan

2012 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi (İstanbul Commerce University) Psikoloji bölümünü kazandı.Lisans öğrenimini sürdürdüğü süre zarfında;2014 yılında Mersin Ada Kreş’te Farklı yaş grubu çocukların gelişim aşamalarını gözlemlemek için stajyer psikolog olarak çalıştı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.