Doktorsitesi.com

Tüberküloz (verem) hastalığında sık sorulan sorular

Uzm. Dr. Sevin Karalar
Uzm. Dr. Sevin Karalar
7 Ocak 20151712 görüntülenme
Randevu Al
Tüberküloz (verem) hastalığında sık sorulan sorular
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tüberküloz Tedavisinde Hastanede Yatış Gerekli midir?

Tüberküloz (verem) teşhisi konulan her hastanın mutlaka hastanede yatarak tedavi görmesi zorunlu değildir. Bilimsel veriler, hastanede yatan ve ayaktan tedavi edilen hastalar arasında iyileşme oranları ve bulaştırıcılık açısından anlamlı bir fark olmadığını göstermektedir. Ancak bazı özel durumlarda hastaneye yatış hayati önem taşımaktadır.

Genel durumu bozuk olan, yaygın hastalığı bulunan veya aşırı kan tükürmesi (hemoptizi) şikayeti olan hastaların hastanede gözetim altında tutulması gerekir. Ayrıca ek medikal problemleri olan, ilaç yan etkisi gelişen ve tedaviye uyum sağlamakta zorlanan kişilerin de hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi uzmanlarca önerilmektedir.

Tüberkülozda Bulaştırıcılık Süresi ve Yakın Çevre Kontrolü

Tüberküloz bulaştırıcılığı, etkili bir ilaç tedavisine başlanmasıyla birlikte hızla azalmaya başlar. Kullanılan ilaçların basil üzerinde etkili olması durumunda, tedavinin başlamasından yaklaşık 2-3 hafta sonra bulaştırıcılık büyük oranda ortadan kalkmaktadır. Bu süreçte hastanın izolasyon kurallarına uyması kritik bir öneme sahiptir.

Hastanın yakın çevresinde bulunan kişiler, vakit kaybetmeden en yakın Verem Savaş Dispanserine başvurarak kontrolden geçmelidir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda riskli görülen kişilere koruyucu tedavi uygulanmaktadır. Bu koruyucu tedavi hizmeti, Verem Savaş Dispanserleri tarafından ücretsiz olarak sunulmaktadır.

İlaç Tedavisi, Yan Etkiler ve Etkileşimler

Tüberküloz tedavisi sırasında bazı yan etkilerle karşılaşılması mümkündür. En sık gözlenen belirtiler arasında cilt döküntüsü, kaşıntı, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı ve görme bozukluğu yer almaktadır. Bu tür durumlar geliştiğinde ilaç kullanımı derhal durdurulmalı ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Tedavide kullanılan temel ilaçlardan biri olan rifampisin, vücut sıvılarını (idrar, gözyaşı ve dışkı) turuncuya boyayabilir; bu durum beklenen bir etkidir ve endişe edilmemelidir. Ancak rifampisin kullanımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktalar şunlardır:

  • Doğum Kontrol Hapları: Rifampisin, doğum kontrol haplarının etkinliğini azaltmaktadır. Bu süreçte farklı bir korunma yöntemi tercih edilmeli veya doktor danışmanlığında östrojen içeriği yüksek haplar kullanılmalıdır.
  • Vitamin Desteği: Bazı hasta gruplarında tüberküloz ilaçlarıyla birlikte B6 vitamini takviyesi gereklidir.
B6 Vitamini Kullanması Gereken Gruplar
50 yaş üstü bireyler
Şeker hastalığı (Diyabet) olanlar
Alkolizm öyküsü bulunanlar
Hamileler

Beslenme, Yaşam Koşulları ve Çalışma Hayatı

Tüberküloz tedavisinin başarısında en temel faktör düzenli ilaç kullanımıdır. Beslenme konusunda ise sağlıklı bireyler için geçerli olan düzenli ve yeterli beslenme ilkeleri tüberküloz hastaları için de aynen geçerlidir. Özel bir diyetten ziyade vücut direncinin korunması hedeflenmelidir.

Hastanın yaşam alanı güneş gören ve sık havalandırılabilen bir oda olmalıdır. Hasta; öksürürken, hapşırırken veya konuşurken ağız ve burnunu mutlaka kapatmalıdır. Fiziksel durumu uygun olan ve balgamında tüberküloz basili bulunmadığı (negatifleştiği) kanıtlanan hastalar, ilaçlarını düzenli kullanmak şartıyla iş hayatına geri dönebilirler.

BCG Aşısı ve PPD (Tüberküloz Cilt Testi) Nedir?

BCG aşısı (verem aşısı), özellikle çocuk yaş grubunda tüberkülozun ağır seyreden formlarına karşı koruma sağlar. Bu aşı, çocukları kan yoluyla yayılan (milier) tüberkülozdan ve tüberküloz menenjitinden korur; ancak erişkinlerde akciğer tüberkülozuna karşı koruyucu bir etkisi bulunmamaktadır.

PPD testi (Tüberküloz cilt testi), tüberküloz basilinin protein parçalarının kol derisi içine enjekte edilmesiyle uygulanır. Testin sonuçları şu şekilde yorumlanır:

  1. Uygulamadan 2-3 gün sonra bölgede oluşan kabarıklık ölçülür.
  2. Kabarıklık oluşması, kişinin tüberküloz basili ile karşılaştığını ve bir enfeksiyon varlığını gösterir.
  3. Kabarıklık oluşmaması ise kişinin tüberküloz basili ile henüz karşılaşmadığı anlamına gelir.

Tüberküloz Hastalarının Uyması Gereken Temel Kurallar

Tedavi sürecinin başarıyla tamamlanması ve toplum sağlığının korunması için hastaların aşağıdaki kurallara titizlikle uyması gerekmektedir:

  • İlaçlar her gün aksatılmadan, düzenli olarak alınmalıdır.
  • Doktora danışılmadan kesinlikle başka bir ilaç kullanılmamalıdır.
  • Herhangi bir yan etki görüldüğünde en kısa sürede tıbbi yardım alınmalıdır.
  • Tedavi süresince tüm periyodik kontrollere gidilmelidir.
  • Kadın hastalar; gebelik, emzirme ve doğum kontrol yöntemleri hakkında doktorlarını bilgilendirmelidir.
  • Tedavi boyunca sigara ve alkol kullanımından tamamen uzak durulmalıdır.

Not: Bu içerik Uzm. Dr. Sevin Karalar'ın bilgilendirmeleri doğrultusunda hazırlanmıştır.

Etiketler

VeremVerem aşısıVerem hastalığıTüberküloz hastasının yapması gerekenler nelerdir?Tüberküloz cilt testi (ppd) nedir ?Tüberküloz tedavisi sürerken çalışılabilir mi?Tüberküloz hastasının yakın çevresindekiler ne yapmalıdır?

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Sevin Karalar

Uzm. Dr. Sevin Karalar

Uzm. Dr. Sevin KARALAR, 1967 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini İstanbul Kız Lisesi'nde bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1991 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1995 yılında ise İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'nda uzmanlık eğitimini tamamlayarak Göğüs Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.