Doktorsitesi.com

Topuk Dikeni Nasıl Anlaşılır?

Op. Dr. Özgür Oktay Nar
Op. Dr. Özgür Oktay Nar
9 Kasım 2022342 görüntülenme
Randevu Al
Topuk Dikeni Nedir? Topuk dikeni, topuk kemiği ile ayak kavisi (taban çukuru) arasında oluşan kemik benzeri birikintidir ve genelde kalsiyum birikmesi olarak görülür. Genelde topuğun orta ve önünde başlayarak daha sonra topuğun diğer kısımlarını etkileyerek ayağın tümünde ağrıya neden olabilir. Diken şeklindeki bu birikim genelde kas ve bağ dokusunda görülen uzun süreli gerilmeye bağlı oluşur. Gerilmeyi, arttıran sebepler ise; • Sert yüzeylerde çıplak ayak yürümek, • Uzun süre ayakta kalmak veya koşmak, • Tekrarlayıcı basınç artışları ( zıplamak... vs gibi) Topuğun ön kısmında ağrı, şişlik, ısı artışı gibi iltihap belirtileri görülebilir. Röntgen filminde, topukta gül dikeni şeklinde yaklaşık 1cm kadar kemik çıkıntısı görülebilir. Ancak her çekilen röntgen filminde kemik çıkıntısı olmayabilir. Bu duruma ise “topuk dikeni sendromu" adı verilir.
Topuk Dikeni Nasıl Anlaşılır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Topuk Dikeni Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ortopedi polikliniklerinde sıkça karşılaşılan topuk ağrısının en yaygın sebebi, halk arasında topuk dikeni olarak bilinen rahatsızlıktır. Bu durum, topuk kemiği ile ayak kavisi (taban çukuru) arasında oluşan, genellikle kalsiyum birikmesi sonucu ortaya çıkan kemik benzeri bir yapıdır. Topuğun ön ve orta kısmında başlayarak zamanla tüm ayağı etkileyen şiddetli ağrılara yol açabilir.

Topuk Dikeni Nedir ve Nasıl Oluşur?

Topuk dikeni, kas ve bağ dokusunda meydana gelen uzun süreli gerilmelere bağlı olarak gelişir. Özellikle topuğun arkasında gelişen dikenler, vücudun en kalın lifi olan aşil tendonu yapışma yerinde görülür. Topuğun ön kısmında görülen vakalar ise genellikle plantar fasiit (ayak altındaki bağ dokusunun iltihabı) ile ilişkilidir.

Gerilmeyi ve riski artıran temel faktörler şunlardır:

  • Sert yüzeylerde çıplak ayakla yürümek
  • Uzun süre ayakta kalmak veya koşmak
  • Zıplama gibi tekrarlayıcı basınç artışları

Topuk Dikeni Belirtileri Nelerdir?

Topuk dikeni bazen hiçbir belirti vermeyebilir; ancak en yaygın şikayet aralıklı veya kronik ağrıdır. Birçok hasta, sabah yataktan kalkıp atılan ilk adımda ayak tabanına bıçak saplanması veya iğne batması hissi tarif eder.

Diğer yaygın belirtiler şunlardır:

  • Topuk önünde kızarıklık, şişlik ve ısı artışı
  • Topuk altında elle hissedilebilen veya gözle görülebilen sert çıkıntı
  • Çıplak ayakla yürümeyi zorlaştıran hassasiyet
  • Uzun süreli oturma sonrası ilk ayağa kalkışta keskin ağrı

Topuk Dikeni Neden Olur ve Kimlerde Görülür?

Topuk etrafındaki yumuşak dokuların, kasların ve plantar fasyanın tekrarlayan yaralanmaları, uzun vadeli bir iltihabi süreci başlatır. Bu sürecin sonunda bölgede kalsiyum birikmesi gerçekleşir.

Risk grubunda yer alan kişiler ve durumlar:

  • Kadın cinsiyeti ve ilerleyen yaş
  • Kilo artışı veya obezite
  • Düztabanlık veya çukur tabanlık gibi ayak yapısı sorunları
  • Şeker hastalığı (diyabet)
  • Uygunsuz ayakkabı seçimi ve yürüyüş bozuklukları
  • Sert zeminlerde yapılan ağır egzersizler

Topuk Dikeni ile Birlikte Görülen Hastalıklar

Topuk dikeni bazen tek başına oluşurken, bazen de aşağıdaki sistemik veya lokal hastalıklarla birlikte seyredebilir:

  • Plantar fasiit ve Aşil tendiniti
  • Ankilozan spondilit
  • Reaktif artrit (Reiter hastalığı)
  • Diffüz idiopatik iskelet hiperostozu

Teşhis ve Tedavi Yöntemleri

Topuk dikeni teşhisi genellikle ayak röntgeni ile konur. Röntgende yaklaşık 1 cm boyutunda, gül dikeni şeklinde bir kemik çıkıntısı görülebilir. Çıkıntı görülmediği halde aynı belirtilerin olduğu durumlara ise topuk dikeni sendromu denir.

Tedavi Seçenekleri

Tedavide temel amaç; ağrıyı kontrol altına almak, basıncı azaltmak ve doku esnekliğini artırmaktır.

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
İstirahat ve Soğuk Uygulamaİltihabı baskılamak, ağrı ve şişliği azaltmak
Ortez ve Tabanlık KullanımıTopuğa binen yükü ve basıncı dağıtmak
Germe EgzersizleriTedavinin en önemli parçasıdır; lifleri uzatır
ESWT (Şok Dalga Tedavisi)Ses dalgaları ile doku iyileşmesini uyarmak
PRP ve ProloterapiEnjeksiyon yöntemleriyle doku onarımını hızlandırmak
Steroid EnjeksiyonlarıBölgesel şişlik ve şiddetli ağrıyı hızla dindirmek

Topuk Dikeni Ameliyatı ve İlaç Tedavisi

Topuk dikeni için özel bir ilaç yoktur; mevcut ilaçlar (ağrı kesiciler, jeller, kolajen takviyeleri) yangıyı azaltmaya yöneliktir. Hastaların büyük çoğunluğu ameliyatsız yöntemlerle iyileşir. Ameliyat ise nadir durumlarda tercih edilir. Ameliyatta amaç dikeni çıkarmak değil, plantar fasya gevşetme işlemi ile bölgedeki gerilimi azaltmaktır.

Topuk Dikeni Egzersizleri

Ayak ve baldır kaslarındaki kısalma, kronik gerilmenin ana sebebidir. Düzenli yapılan germe egzersizleri ile bu liflerin boyu uzatılarak topuk üzerindeki baskı hafifletilir. Egzersizler, tedavi sürecinin başarısı için kritik öneme sahiptir.

Etiketler

Topuk dikeni hastalıgıTopuk dikeni ameliyatıTopuk dikeni ağrı ile ilişkisiTopuk dikeni nedir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Özgür Oktay Nar

Op. Dr. Özgür Oktay Nar

Op. Dr. Özgür Oktay Nar 1978 yılında Adana’da doğdu. İlkokul eğitimini Adana Emine Nabi Menemencioğu okulunda tamamladı. Ortaokul eğitimi Adana Gazi Ortaokulunda tamamladı. Lise eğitimi; Diyarbakır Cumhuriyet Fen Lisesinde 2,5 yıl okuduktan sonra Adana Özel Güney kolejinde tamamladı. 1996 yılında Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanıp,2002 Haziran ayında eğitimini tamamladı ve 2003 yılında Niğde Bor Kılavuz sağlık Ocağında mecburi görevini yaparken uzmanlık eğitimi için hak kazandığını öğrenip 2008 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji kliniğinden uzmanlığını aldı.
Uzmanlığın ardından 2008 yılı Kasım ayında Aydın Nazilli Devlet hastanesinde uzman hekimlik görevine başladı. 2013 yılında Bursa’ya yerleşti. 2013'den itibaren Bursa'da çeşitli özel hastanelerde çalışmış olup 12.09.2002 tarihinden itibaren kendi özel muayenehanesinde hasta kabulü yapmaktadır. Evli iki çocuk babasıdır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.