Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (TYB) Nedir?
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (TYB), bireyin belirli bir zaman diliminde, normal şartlarda tüketebileceğinden çok daha fazla besini olağandışı bir hızla tüketmesiyle karakterize bir yeme bozukluğudur. Bu süreçte kişi, doyma hissini ve düşüncesini tamamen göz ardı ederek yeme eylemini sürdürür. Tokluk hissedilmesine rağmen kontrolsüzce devam eden bu davranış, sıklıkla tekrar eden bir döngüye dönüşür.
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğunun Temel Nedenleri
TYB'nin ortaya çıkmasında tek bir etkenden bahsetmek güç olsa da genetik, biyolojik ve ruhsal faktörlerin birleşimi bu durumu tetiklemektedir. Yapılan araştırmalar, bu bozukluğa sahip kişilerin %41’inin birinci derece akrabalarında da benzer sorunların görüldüğünü kanıtlamaktadır. Bu veriler, genetik yatkınlığın yeme davranışları üzerindeki güçlü etkisini göstermektedir.
Bozukluğun gelişiminde etkili olan diğer faktörler şunlardır:
- Toplumsal Normlar: Zayıflık algısının bir başarı kriteri olarak sunulması ve toplumsal baskılar.
- Ebeveyn Tutumları: Çocuk yetiştirme sürecinde uzmanlarca önerilmeyen ödül ve ceza sisteminin yeme odaklı kullanılması.
- Psikolojik Baş Etme Stratejileri: Kişinin olumsuz duygu, düşünce ve durumlardan kaçmak için yeme eylemini bir sığınak olarak görmesi.
- Duygusal Döngü: Suçluluk gibi duyguları telafi etmek amacıyla başlayan yeme atağının, sonrasında beden algısının bozulmasıyla yeni bir olumsuz duygu süreci başlatması.
Kontrol Kaybı ve Utanç Duygusu
TYB tanısı alan bireyler, genellikle bu davranışı yalnızken sergileme eğilimindedir. Tüketilen yemek miktarının fazlalığından duyulan derin utanç, kişiyi gizliliğe iter. Birey, sergilediği davranışın normal olmadığının farkında olsa da atak anında kendini durdurma veya sınır belirleme konusunda başarısızlık hisseder. Bu durum, kişinin ruhsal bir çıkmaza girmesine neden olan bir kontrol kaybı hissidir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ile Tedavi Süreci
Tıkanırcasına yeme bozukluğunun tedavisinde en etkili ve sık kullanılan yöntemlerin başında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gelmektedir. BDT süreci, temelde kişinin yeme davranışını tetikleyen çarpık düşünce yapılarının tespit edilmesini ve yeniden yapılandırılmasını hedefler. Düşünce sistemindeki bu değişim, doğrudan duygu ve davranışların da iyileşmesini sağlar.
| Tedavi Odak Noktaları | BDT Uygulama Aşamaları |
|---|---|
| Katı diyet programlarının esnetilmesi | İlk 8 seans: Psiko-eğitim ve öğün düzenleme |
| Dış görünüşe dair saplantılı düşünceler | Yeme dürtüsü üzerinde denetim kazanma |
| Düşük özgüven sorunları | Bilişsel çarpıtmaların fark edilmesi ve değişimi |
| Terapötik işbirliği | Kazanılan yeni sistemin sürekliliğinin sağlanması |
Terapi Aşamaları ve İyileşme
Tedavinin ilk aşamasında, egzersizler ve çeşitli ödevler aracılığıyla kişinin yeme dürtüsü üzerinde denetim kurması amaçlanır. Ardından, kişiyi bu davranışa sürükleyen derin duygusal süreçler incelenir. Kişinin kendi bilişsel çarpıtmalarının farkına varması, iyileşme sürecinin en kritik noktasıdır. Son seanslarda ise kazanılan sağlıklı düşünce sisteminin korunması ve eski saplantılı düşüncelere geri dönülmemesi üzerine çalışılır.
Yazan: Psikolog Buse SARI
Düzenleyen: Uzm. Psk. Damla Kankaya
Kaynak: (Turan et al, 2015)


