Doktorsitesi.com

Terapistin İçindeki Danışan

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat5.0(94 Değerlendirme)
26 Ekim 20266 görüntülenme
Randevu Al
  • Terapistin kendi yaralarını tanıması ve danışan rolünü deneyimlemesi, terapötik süreçte danışanla sahici bir empati ve ortak duygu dili kurulmasını sağlar.
  • Uzmanların kendi terapi süreçlerinden geçmeleri, teorik bilginin ötesine geçerek danışanın yaşadığı kırılganlığı ve yardım arama hassasiyetini bizzat anlamalarına yardımcı olur.
  • Terapist ve danışan arasındaki ilişkinin insani bir zemine oturması, danışanın anlaşıldığını hissetmesini sağlayarak iyileşme sürecini hızlandırır.
Terapistin İçindeki Danışan
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Terapistin Danışan Rolü: Yaralı Şifacı Kavramı

"Attan düşeni en iyi attan düşen anlarmış" şeklindeki Türk atasözü, terapi sürecinin özünü en iyi şekilde özetlemektedir. En iyi şifacıların genellikle kendi yaralarını sarmış kişiler olduğu düşünüldüğünde, bir terapistin de kendi yaralarını iyileştirme yolunu bulmuş olması beklenir. Bu bağlamda, terapistin danışan koltuğuna oturması ve bu deneyimi içgüdüsel olarak bilmesi, profesyonel gelişimin en kritik aşamalarından biridir.

Kendilik üzerine çalışan bir uzmanın, danışanıyla yürüteceği terapötik süreçteki en belirleyici yönü empatik olabilmesidir. Bir terapistin danışanıyla sahici bir empati kurabilmesi, öncelikle kendisinin de benzer süreçleri deneyimlemiş ve hissetmiş olmasıyla doğrudan ilintilidir.

Terapist Olma Yolculuğu ve Kırılganlık

Bir uzman, mesleki yolculuğu boyunca sayısız eğitimden, süpervizyondan ve akademik süreçten geçer. Ancak hangi aşamada olursa olsun, yardım arayan rolüne eşlik eden kırılganlık ve hayatın ifşa edilmesi korkusu, entelektüel donanımla aşılabilecek bir durum değildir. Terapistler, terapinin önemini bilseler dahi, bir danışan olarak ofise girerken görülmekten çekinebilirler. Bu durum, insanın yardım arama sürecindeki doğal savunma mekanizmalarını temsil eder.

Ortak Bir Duygu Dili: Terapist ve Danışan Arasındaki Bağ

Kendi terapisinden geçen bir uzmanın gerçekliği, kendi hikayesindeki yardım arayan rolü ile profesyonel kimliğinin kesiştiği anlarda başlar. Terapistin içindeki yaralı tarafın, danışanın zorlandığı anlarda devreye girmesi şu avantajları sağlar:

  • Danışanla daha derin bir bağlantı kurulmasını sağlar.
  • Terapistin kendisine neyin iyi geldiğini hatırlayarak süreci yönetmesine yardımcı olur.
  • Taraflar arasında ortak bir duygu dili oluşmasına zemin hazırlar.

Bu kalpten kalbe giden yolculukta danışan, anlaşıldığını hisseder. Birlikte inşa edilen bu samimi dil, her iki tarafın da seansları ilgiyle beklemesini sağlar.

İnsan İnsana İlişki ve İyileşme Süreci

Terapi odasında aslında aynı yolun yolcusu olan iki insan bulunur. Bu ilişkide idealize edilen "kusursuz terapist" imajı yıkılır ve yerine insan olma özgürlüğü gelir. Danışan, karşısındaki uzmanın da korkuları, zorlukları ve yönetmekte zorlandığı duyguları olduğunu hissettiğinde gerçek bir iyileşme başlar.

Terapötik İlişkinin Temel UnsurlarıAçıklama
Doğallık ve SamimiyetÖzden öze kurulan, maskelerden arınmış bağ.
SpontanelikSürecin akışında gelişen içten tepkiler.
Kalpten KonuşmaZihinsel analizlerden ziyade duygusal temas.

Sonuç: Şifanın Kaynağı Olarak Sahicilik

Psikanalitik yaklaşımda bu süreç, her iki taraf için de zihinsel bir faaliyetten ziyade kalpten yapılan bir konuşma niteliğindedir. Terapistin uzmanlığı rehberlik ederken, danışanın gerçek kendiliğiyle var olabildiği güvenli bir alan açılır. Bu derin etkileşime ister "sohbet" ister "terapi" denilsin, asıl önemli olan danışanın şifa bulması ve insan insana kurulan bu bağın dönüştürücü gücüdür.

Etiketler

Ruhsal sağlıkRuhsal sorunlarRuhsal sorunBedensel rahatsızlıkların ruhsal sebepleriRuhsal sıkıntıRuhsal saglukÇocukta ruhsal sorunlarRuhsal sorunlanRuhsal sorunlarda nasıl destek alabilirizRuhsal sağlık nasıl korunurRuhsal sıkıntılarruhsal sorun tedavisi
Yazar Hakkında
Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır.  Mesleki çalışmalarına yüz yüze ve online olarak devam etmektedir. 

Uz

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.