Doktorsitesi.com

Tam Vazgeçtiğiniz An Gelen O Mesaj: Toksik İlişkilerde "Süpürme" (Hoovering) Tuzağı

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
28 Şubat 202611 görüntülenme
Randevu Al
Aylarca süren sessizliğin ardından, tam hayatınızı yoluna koyduğunuz an eski partnerinizden aniden bir mesaj mı aldınız? "Sadece nasıl olduğunu merak ettim" kılıfıyla gelen bu mesajlar masum bir özlem değil, sizi eski toksik döngüye geri çekmeyi amaçlayan 'Hoovering' (Süpürme) adlı psikolojik bir manipülasyondur.
Tam Vazgeçtiğiniz An Gelen O Mesaj: Toksik İlişkilerde "Süpürme" (Hoovering) Tuzağı

Tam İyileşiyorum Derken Çalan O Telefon

Ayrılığın üzerinden aylar geçmiş. O ilk zamanlardaki boğulma hissini atlatmış, ağlama krizlerini geride bırakmışsınız. Hayatınızda yeni bir sayfa açmış, belki spora başlamış, belki de arkadaşlarınızla yeniden gülmeyi öğrenmişsiniz. Zihninizde o kişiyi "geçmiş" rafına kaldırdığınız gün, telefonunuzun ekranı aydınlanır:

"Biliyorum konuşmuyoruz ama bugün çok sevdiğin o kafenin önünden geçtim, aklıma geldin. Umarım iyisindir."

Bir anda kalbiniz göğüs kafesinizi kıracakmış gibi atmaya başlar. Aylarca kurduğunuz o sağlam duvar, iki satırlık bir mesajla tuzla buz olur. "Acaba değişti mi?", "Beni gerçekten özledi mi?", "Belki de bu sefer her şey farklı olur" diye düşünmeye başlarsınız.

Eğer bu senaryo size tanıdık geliyorsa, romantik bir filmin içinde değil; psikolojide "Hoovering" (Süpürme Taktiği) olarak adlandırılan çok tehlikeli bir manipülasyon döngüsünün içindesiniz demektir.

"Elektrikli Süpürge" Etkisi: Hoovering Nedir?

Adını ünlü bir elektrikli süpürge markasından (Hoover) alan bu terim; toksik veya narsisistik bir partnerin, elinden kaçırdığı kurbanını tıpkı bir süpürge gibi eski yıkıcı ilişkinin içine geri çekme (vakumlama) çabasıdır.

Sizi terk eden veya gitmek zorunda bırakan o kişi, sizin onsuz da mutlu olabildiğinizi, kendi ayaklarınızın üzerinde durduğunuzu (yani kontrolünden çıktığınızı) fark ettiğinde büyük bir ego krizi yaşar. Size attığı o masum görünümlü mesajın amacı sizinle sağlıklı bir ilişki kurmak değil; "Hala onun hayatına bir mesajla etki edip edemediğini" test etmektir. Sizin vereceğiniz ufak bir cevap, ona ihtiyacı olan o gücü ve ego tatminini geri verecektir.

Sizi Geri Çekmek İçin Kullandıkları 3 Sinsi Yem

Hoovering yapan kişiler, kapıyı kırarak içeri girmezler; anahtar deliğinden sızmaya çalışırlar. En sık kullandıkları yemler şunlardır:

  • "Acil Durum" Yalanı: "Çok kötüyüm, kimsem kalmadı, sadece seninle konuşmaya ihtiyacım var." (Sizin vicdanınızı ve "kurtarıcı" rolünüzü kullanarak içeri sızma çabası).

  • Özel Gün Tuzakları: Doğum gününüzde, yeni yılda veya eski yıl dönümünüzde gelen "Böyle bir günde seni unutamazdım" mesajı. (Duygusal tetikleyicileri kullanmak).

  • Bırakılan Eşyalar: Ayrılıktan 6 ay sonra gelen "Bende bir kitabın kalmış, ne yapayım?" sorusu. (Asıl amaç kitap değil, iletişimi yeniden başlatmaktır).

Vakuma Kapılmamak İçin Ne Yapmalı?

Eğer o mesaja cevap verirseniz, birkaç gün sürecek bir "Love Bombing" (Aşk bombardımanı) evresi yaşarsınız. Her şey rüya gibi hissettirir. Ancak çok kısa bir süre sonra, eski yaralar tekrar açılır ve kendinizi eskisinden çok daha ağır bir enkazın altında bulursunuz.

  • "Kapanış" Aramayı Bırakın: O mesajı, geçmişte sormadığınız soruları sormak veya hesap sormak için bir fırsat olarak görmeyin. Toksik bir partnerden asla mantıklı bir "kapanış" alamazsınız.

    "Neden şimdi yazıyorsun? Aylarca acı çekerken neredeydin?" (Ona istediği dramayı ve hala umursadığınız bilgisini vermek).
    ✅ Hiçbir cevap vermemek ve sessize almak. (Ona erişiminin sonsuza dek kapandığını eylemle göstermek).
  • Gerçeği Hatırlayın: Gelen mesaja değil, geçmişteki davranışlara odaklanın. İnsanlar bir gecede hissettikleri bir özlem duygusuyla karakterlerini veya kişilik bozukluklarını iyileştiremezler. Sizi hasta eden şey, sizi iyileştiremez.

Sonuç: Sizin iyileşme süreciniz, başkasının ego tatmini için kullanabileceği bir oyun alanı değildir. Geçmişin kapısını çalan o sese cevap vermediğiniz an, geleceğinizin anahtarını gerçekten kendi elinize aldığınız andır. Kapıyı kilitli tutun.

Etiketler

Ankara psikologİhsan Onur KızılkanHooveringsüpürme taktiğinarsisistik istismarayrılıkayrılık sonrasıtoksik ilişkino contactilişki sorunları

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.